Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinDimenticatevi di colpire il bersaglio con le freccette, puntando allo stesso punto più e più volte.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinEsqueçam tentar acertar no centro do alvo, visem apenas o mesmo ponto, vezes sem conta.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinHãy quên việc cố đánh mắt bò... chỉ nhắm đến một điểm liên tục.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyin다트에서 정중앙을 맞추려는 건 차치하고, 같은 위치를 반복해서 겨냥한다고 해 봅시다.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinNe is akarjunk a darts táblán telibe találni, csak célozzunk ugyanoda újra és újra.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinNie chodzi o trafienie w środek tarczy, celujcie tylko ciągle w to samo miejsce.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinOlvídense de dar en el blanco con los dardos una y otra vez.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinUitați de lovitul centrului la darts, încercați să ochiți în același loc iar și iar.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinVergeet om bij het darten de roos te raken. Richt gewoon telkens op dezelfde plek.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinZabudnite na pokusy trafiť šípkou do čierneho, len mierte na rovnaký bod stále dokola.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinZapomeňte na pokusy trefit se šipkou do černého - prostě miřte na stejný bod pořád dokola.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinΜην προσπαθείτε να χτυπήσετε κέντρο στα βελάκια, απλά σημαδέψτε το ίδιο σημείο ξανά και ξανά.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinЗабудьте о попытках попасть в яблочко в дартс, просто цельтесь в то же самое место снова и снова.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinЗабудьте про спроби вражати яблочко в дартс, ви тільки будете досягати того ж місця знову і знову.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinשלא לדבר על קליעה למטרה באמצעות זריקת חיצים, פשוט לכוון לאותה נקודה שוב ושוב.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyinلا تحاولوا اصابة الهدف في لعبة رمي النبال، حاولوا فقط استهداف نفس المكان مرارا وتكرارا.
Dartlarda onikiden vurmayı unutun, sadece aynı noktayı sürekli hedefleyin同じところを何度も狙ってみましょう 動作には大きな振れ幅があり矢は大きくばらつきます
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Come ho detto, lui la teneva in bagno e lei cadeva ogni volta che lui -- lui -- la colpiva.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Comme je disais, il l'avait mise dans la salle de bain, et ,et à chaque fois qu'il la frappait, elle tombait.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Dupa cum spuneam, el o ținea în baie și el -- el -- de fiecare dată când o lovea, ea cădea.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Ik zei al, hij had haar in de badkamer en hij -- hij -- telkens als hij haar sloeg, viel ze.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.그리고 저는 침실에 있었습니다. 제가 말했던 것처럼 그는 그녀를 욕조로 데리고 갔지요. 그리고 그는, 그는... 그가 그녀를 때릴 때마다 그녀는 넘어졌어요.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Như tôi kể trước đó, hắn đẩy con bé vào phòng tắm và mỗi khi hắn đánh con bé, nó ngã
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Więc ja byłam w sypialni, a on trzymał ją w łazience i on -- on -- za każdym razem, kiedy ją uderzał, upadała.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Както казах, я бе завел в банята и той... той... всеки път, щом я удареше, тя падаше.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.Я сказала уже, он лупил ее в ванной, и он — он — каждый раз, когда он ее ударял, она падала.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.והייתי בחדר השינה. כמו שאמרתי, הוא שם אותה במקלחת והוא... כל פעם שהוא חבט בה, היא נפלה.
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.وكنت داخل غرفة النوم كما اخبرتكم, واخذها الى الحمام و -- وفي كل مرةٍ يضربها, كانت تقع
Dediğim gibi, onu banyoya götürdü ve o -- o -- her bir vurmasıyla, kızım yere düştü.二人は風呂場にいて 殴られる度に あの子は倒れて バスタブに頭をぶつけて 何度も何度も
Diğer adam kendisini vurması için ona bir tabanca verir.אז האיש הזה נתן לו אקדח כדי שיירה בעצמו.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Ascultaţi-motiv, vei?", A spus Omul Invizibil, lipirea să-l în ciuda o pounding în coaste.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Dengarkan alasan, kan?" Kata Invisible Man, menempel kepadanya meskipun berdebar di tulang rusuk.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Entendre raison, vous?" Dit l'homme invisible, coller à lui, en dépit des un martèlement dans les côtes.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Hallgass oka, ugye?" Mondta a Láthatatlan Ember, ragadt rá, annak ellenére, lüktető a bordái.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."이유를 들어, 넌 것이다"투명 인간이에도 불구하고 그에게 고집했다
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Kuuntele syy, vai mitä?" Sanoi Näkymätön mies kiinni hänestä huolimatta yksi paukuttavat kylkeen.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Lắng nghe lý do, bạn sẽ?" Invisible Man, gắn bó với anh ta mặc dù một đập ở xương sườn.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Listen to Grund, nicht wahr?", Sagte der Invisible Man, Festhalten an ihm trotz ein Pochen in die Rippen.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Listen to razlog, boš?" Je dejal Invisible Man, vztrajanjem, da ga kljub a razbijanje v rebra.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Luister naar reden, wil je?", Zei de Invisible Man, vasthouden aan hem, ondanks een stampende in de ribben.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Lyssna på orsaken, kommer du?", Sa osynlige mannen, att hålla fast vid honom trots ett bultande i revbenen.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Ouça a razão, você vai?", Disse o Homem Invisível, que adere a ele, apesar de um batendo nas costelas.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Počúvajte dôvodu, že nie?" Povedal Neviditeľný muž, držať sa ho aj napriek búšenie do rebier.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Poslouchejte důvodu, že ne?" Řekl Neviditelný muž, držet se ho i přes bušení do žeber.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Słuchaj powodu, prawda?" Powiedział, że Invisible Man, trzymając się go, pomimo walenie w żebra.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Ακούστε το λόγο, θα σας;", είπε ο Αόρατος Άνθρωπος, να κολλήσει σ 'αυτόν, παρά ένα σφυροκόπημα στα πλευρά.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Слухайте причини, добре?" Сказав Людина-невидимка, дотримуючись його, незважаючи на удари в бік. "В небесах!
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Слушайте причина, ще ви?", Каза невидим човек, придържайки се към него, въпреки удари в ребрата.
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."Слушайте причине, ладно?" Сказал Человек-невидимка, придерживаясь его, несмотря на удары в бок. "В небесах!
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma."اسمع لسبب من الأسباب ، كنت؟" قال الرجل الخفي ، وتمسكه به على الرغم من
"Dinle nedenle?" Görünmez Adam rağmen ona yapışmasını dedi. bir kaburga vurma.肋骨打ち込み。 "天国で!この分でマッデン私よ!
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Gurus aus dem Osten begannen nach Amerika zu kommen.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Gurús de Oriente comenzaron a aparecer en las costas de América.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Guru ze Wschodu zaczęli przybijać do wybrzeży Ameryki.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Keleti guruk kezdtek feltünedezni Amerika partjain.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.동방에서 온 영적인 구루들이 (구루: 불교나 힌두교에서 일컫는 영적 스승) 미국의 해안가에서 몸을 씻는 의식을 시작했죠.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Lideri spirituali din Orient au început să vină în America.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Những bậc thầy từ phương Đông bắt đầu đổ bộ lên các bờ biển của Châu Mỹ.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Para guru dari Timur mulai datang ke pantai-pantai Amerika.
Doğu'nun guruları Amerika kıyılarına vurmaya başladılar.Γκουρού από την Ανατολή άρχισαν να ξεβράζονται στις αμερικάνικες ακτές.