Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Aber 18 Monate später, fragte ich ihn, warum er versucht hatte, mich zu erschießen.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ale o 18 mesiacov som sa ho spýtal, prečo sa ma snažil zastreliť.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ale o 18 měsíců později jsem se ho zeptal, proč se mě snažil zastřelit.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ale po 18 miesiącach zapytałem go, dlaczego chciał mnie zastrzelić.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Dar 18 luni mai târziu l-am întrebat de ce a încercat să mă împuște.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.De 18 hónappal később megkérdeztem tőle, hogy miért próbált meg lelőni.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Ma 18 mesi dopo, gli ho chiesto perché aveva cercato di spararmi.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Maar 18 maanden later vroeg ik hem waarom hij me had geprobeerd neer te schieten.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Mais 18 mois plus tard, je lui ai demandé pourquoi il avait voulu me tuer.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Mas 18 meses depois, perguntei-lhe porque é que tinha tentado matar-me.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Men 18 månader senare, frågade jag honom varför han hade försökt skjuta mig.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Namun 18 bulan kemudian, saya bertanya mengapa dia mencoba menembak saya.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Nhưng 18 tháng sau, tôi đã hỏi anh ta tại sao anh ta lại muốn bắn tôi.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Pero 18 meses después, le pregunté por qué había tratado de dispararme.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Αλλά μετά από 18 μήνες, τον ρώτησα για πιο λόγο είχε προσπαθήσει να με πυροβολήσει.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Но 18 месеца по-късно го попитах защо се е опитал да ме застреля.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.Но после 18 месяцев, я спросил его почему он пытался застрелить меня.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.אבל אחרי 18 חודשים שאלתי אותו מדוע ניסה לירות בי.
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.وبعد 18 شهراً سألته لماذا حاولت قتلي ..
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.なぜ、私を撃とうとしたか聞いてみました。 ムラー・ムスタファは、写真上で紙とペンを持ってる人です。
Ama 18 ay sonra, ona beni neden vurmaya çalıştığını sordum.跑了一个小时,到这家避难 我没敢问他为什么
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale člověk, co před tou zdí seděl, zabránil radiaci proniknout až ke kameni.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, ktorá sedela na prvom schode, zabránila tomu, aby lúče zasiahli kameň.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ale osoba, która siedziała na schodku przed budynkiem zatrzymała promieniowanie.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ampak na stopnici pred njim je oseba, ki je tam sedela, preprečila žarkom, da bi zadeli zid.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Dar pe treaptă, în faţă, cineva care stătea acolo a blocat razele să nu lovească piatra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.De a lépcsőjén, egy ember ült ott, és megakadályozta, hogy a sugarak elérjék a követ.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.하지만 앞의 계단에는 거기에 앉아 있던 사람이 계단에 오는 광선을 차단한 흔적이 있어요
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Maar op het trapje ervoor, zat iemand die de stenen afschermde van de stralen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Mais juste devant, quelqu'un qui était assis là empêcha les rayons d'atteindre la pierre.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Mas nos degraus, estava uma pessoa sentada que impediu a radiação de atingir a pedra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Ma una persona che era seduta sul gradino davanti impedì ai raggi di colpire la pietra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Men på det første trin, en person sad der blokerede strålerne fra at ramme stenen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Men på trappan, satt en person som blockerade strålen från att nå stenen.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Nhưng trên những bậc thang, có một người ngồi đó chặn lại những tia phóng xạ chiếu vào tảng đá
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Pero una persona que estaba sentada en la escalera del frente evitó que los rayos llegaran a la piedra.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Tapi di langkah depan, seorang yang duduk di sana menahan sinarnya untuk tidak mengenai batu.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Αλλά στο πρώτο σκαλί, ένας άνθρωπος που στεκόταν εκεί σταμάτησε τις ακτίνες από το να χτυπήσουν την πέτρα.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Але спершу людина, що сиділа там блокувала камінь від потрапляння випромінювання.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Но на ступеньках сидел человек и предотвратил лучи от соприкосновения со стеной.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.Но пред прага имало седнал човек, който блокирал лъчите пред камъка.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.יש חלק מקיר בהירושימה
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.ولكن من الجهة الاخرى .. كان يوجد شخصٌ جالس حجب الأشعة عن ضرب الحجر.
Ama bir adım önünde, oturmakta olan birisi ışınların oraya vurmasını engellemiş.光線が石に当たるのを 防いでいた 今残されているのは
Ama birşeyi vurmak...Aber einfach etwas treffen?
Ama birşeyi vurmak...Ale jenom něco trefit?
Ama birşeyi vurmak...Ale uderzenie w coś?
Ama birşeyi vurmak...A samo zadeti nekaj?
Ama birşeyi vurmak...Dar doar să loveşti ceva?
Ama birşeyi vurmak...De csak simán eltalálni valamit?
Ama birşeyi vurmak...Isso é muito fácil.
Ama birşeyi vurmak...Itu cukup mudah.
Ama birşeyi vurmak...Jednoducho niečo trafiť?
Ama birşeyi vurmak...Maar iets alleen maar raken?
Ama birşeyi vurmak...Mais juste de le frapper ?
Ama birşeyi vurmak...Man bara att träffa något?
Ama birşeyi vurmak...Ma solo colpire qualcosa?
Ama birşeyi vurmak...Nhưng đó chỉ là đâm thôi mà?
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.그렇지만, 단순히 맞추는 거라면? 그건 할 만합니다.
Ama birşeyi vurmak... O çok kolay.NASAだってできると思います