Ana içeriğe geç
Sözlük

vuku ile cümle

vuku kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun tekrar vuku bulmasının önüne nasıl geçeriz?How do we prevent this from happening again?
Sabıka kaydında yalnızca iki kez alkollü araç kullanmaktan vukuatı var.His criminal record consists of only two drunken driving citations.
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.A second brief smuggling boom occurred during the years of prohibition in the US.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.The Return of the Holy Family out of Egypt; after the same.
30 Haziran-2 Temmuz - Almanya'da Uzun bıçaklar gecesi vuku buldu.June 30 Night of the Long Knives in Germany.
Bu ayaklanma 08.08.88 tarihinde vuku bulduğu için 8888 Ayaklanması olarak adlandırılmıştır. ^This is today remembered at the 8888 uprising.
Şöyle demiş; “Vukuat Var’ı 20 günde yazdım.”I wrote that tune in 20 minutes."
Ölüm nerede vuku bulursa kişi orada kalır.Whoever does not survive the battle, lies where he falls.
Sıklıkla, posttravmatik stres bozukluğu ve depresyon birlikte vuku bulmaktadır.Post-traumatic stress disorder and depression often co-occur.
Ve ilk kez halk arasında vuku bulan böyle bir huzursuzluktan etkilendim.And for the first time, I was affected by this communal unrest.
Oysa şimdiki sağlık krizi, daha bir şeytanın vukuatı.The current health crisis, however, is a little more the work of the evil empire.
Böylece, 2008'den bugüne kadar, mühim bir değişiklik ve ileriye doğru bi atılım vuku bulmaktadır.So, from 2008 up until today, a substantial change and step forward has been taking place.
Hastalığa uygulanması açısından nasıl vuku bulacak?How does that play out in terms of application to a disease?
Güney Afrika. Korkunç zulümler vuku buldu o toplumda.South Africa, terrible atrocities had happened in the society.
'Sen, bütün bu şeylerin huzurunda vuku bulduğu O'sun.''You are the one in whos presence all of this is occuring.'
Rabbinin azabı mutlaka vukubulacaktır;The punishment of your Lord is certain to come.
Vakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman,WHEN WHAT IS to happen comes to pass --
Onun vukuuna (gerçekleşmesine artık) yalan diyecek yoktur.Which is bound to happen undoubtedly --
İşte o gün, vakıa (bir gerçek olan kıyamet) artık vukubulmuş (gerçekleşmiş)tur.On that Day will come what is to come.
Vuku bulduktan sonra mı O'na inanacaksınız?Will you believe it when it comes to pass?
İşte bu yurtlara ait bazı vukuatı anlatmadayız sana.These were the (earlier) habitations whose accounts We have given to you.
Ve ceza mutlaka vuku bulacaktır.The Judgement will indeed take place.
Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır.The punishment of your Lord is certain to come.
Rabbinin cezası mutlaka vuku bulacaktır.The punishment of your Lord is certain to come.
Vuku bulduktan sonra mı O'na inanacaksınız? İnanmayanlar azabı görünce, "şimdi miydi?" derler.What, when it has come to pass, will you then believe in it?
El Minye ayaklanmaları bir polis memurunun ölümüne yol açtı; 529 sanığın suçlandığı bir vukuat.The Minya riots left one police officer dead - a crime all 529 defendants are accused of.
Kurtarıcımızın yükselişinden yaklaşık yirmi yıl sonra bu olay vuku buldu (c.“About twenty years after the ascension of our Saviour it came to pass [c.
Yanıltıcı bağlaç özellikle çeşitli durumlarda vuku bulur.Specifically, illusory conjunctions occur in various situations.
Değişiklikler sadece detaylarda vuku buluyordu.Veränderungen fanden nur im Detail statt.
Romanın ilk cildi olan Vukuat Var, yazar tarafından 20 günde yazıldı.Es ist der kürzeste Roman der Autorin und wurde in vier Monaten geschrieben.
Bu ayaklanma 08.08.88 tarihinde vuku bulduğu için 8888 Ayaklanması olarak adlandırılmıştır. ^Nach seiner Beteiligung an 8888 Uprising wurde er verhaftet.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.Bei der Darstellung könnte es sich um eine Rückkehr der Heiligen Familie aus Ägypten handeln.
Nitekim bu Özbek emiri ile Çağataylar arasında aynı yıl içerisinde çatışma vuku buldu.Trotzdem kam es zum Ausgleich zwischen Kaiser und Stadt im selben Jahr.
Akabinde bazı ölüm olayları vukua gelir.Einigen der Todesopfer wurde offensichtlich auf der Flucht in den Rücken geschossen.
Ağa ehli vukuf (bilirkişi) bulmakta zorluk çeker.Ensuite une difficulté se présente, le franchissement de la vallée de l'Eure.
30 Haziran-2 Temmuz - Almanya'da Uzun bıçaklar gecesi vuku buldu.29 juin : Nuit des Longs Couteaux en Allemagne.
Şöyle demiş; “Vukuat Var’ı 20 günde yazdım.”Il affirme l'avoir écrite « en deux jours ».
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.Un deuxième essor aura lieu avec la contrebande, pendant la prohibition aux États-Unis.
Değişiklikler sadece detaylarda vuku buluyordu.Las modificaciones introducidas lo fueron solamente en la forma.
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.Un secondo boom del contrabbando si ebbe durante gli anni del proibizionismo negli USA.
Değişiklikler sadece detaylarda vuku buluyordu.In altri riuscì a fare solo degli aggiustamenti.
Ölüm nerede vuku bulursa kişi orada kalır.Chi muore lascia al mondo, chi resta se la spassa.
Bu ayaklanma 08.08.88 tarihinde vuku bulduğu için 8888 Ayaklanması olarak adlandırılmıştır. ^Fu arrestato per il suo ruolo nella Rivolta 8888.
2) Vukûf-ı Adedî Anlamı; zikir sayısına dikkat etmek ve uymaktır.Его многоликость поражает и удивляет, а зачастую и восхищает.
İkinci kısa süreli kaçakçılık patlaması ABD’deki yasaklanma dönemi yılları boyunca vuku buldu.Второй кратковременный период оживления контрабанды наблюдался в годы введения сухого закона в США.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Обличал ли он, — его обличение трогало сердце и возбуждало раскаяние.
Bu ayaklanma 08.08.88 tarihinde vuku bulduğu için 8888 Ayaklanması olarak adlandırılmıştır. ^Смещён в результате восстания 8888.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.وقيل أصل الهمزة واو لأنه من الوله، فالإله توله إليه القلوب أي تتحير.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.بعد مرور الوقت، عادت العائلة المقدسة من مصر.
Bu ayaklanma 08.08.88 tarihinde vuku bulduğu için 8888 Ayaklanması olarak adlandırılmıştır. ^وحمل الشعب صورته في كل مكان في انتفاضة 8888 عام 1988 واستخدمها كنقطة تجمع.
Vukuf-ı Kalbî: Kalbi uyanık tutmak gerekir.Ele (na verdade, Bradamante) diz que seu coração pertence a outra.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.A família desaparece após a conquista sassânida do Egito.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.Na ocorreu outro massacre similar em Klungkung.
Şöyle demiş; “Vukuat Var’ı 20 günde yazdım.”Sem hesitação: nota 20 a ele."
Fakat vuku bulan çatışmada yenildi.No manga foi derrotado em batalha.
Olaylar 960 ve 1020 yılları arasında vukuu bulurlar.Het verhaal beschrijft gebeurtenissen die tussen ruwweg 960 en 1020 moeten hebben plaatsgevonden.
Bu olay Kutsal Aile' nin Mısır'dan dönüş olayından sonra vuku bulmaktadır.Een gebeurtenis die volgens de legende plaatsgevonden heeft na de vlucht van de Heilige Familie naar Egypte.
Bu ayaklanma 08.08.88 tarihinde vuku bulduğu için 8888 Ayaklanması olarak adlandırılmıştır. ^Deze gebeurtenissen zijn ook bekend onder de naam 8888 Uprising.
Ölüm nerede vuku bulursa kişi orada kalır.Maar waar ze ook stopt; de man is er ook.
Ve olayların böyle vuku bulduğunu reddetti.Hij beweerde dat hem hiermee een hit werd ontnomen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod