viran ile cümle
viran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Tom bir viranede yaşıyor.Tom lives in a hovel.
Çünkü bu köy defalarca viran olmuştur(yıkılmıştır).Thus was the town established.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.Abraham was succeeded by Khagan (or Tudun) Isaac (Latin Canizauci), about whom little is known.
Sürgündeki cücelerin hiçbiri bir daha Smaug'un viranesine gidemediler.None of these dogs ever got back in the hands of Stebane.
Ebû Hanîfe şehrin, Şîîler vîrân ettiler Sende hiç gayret-i dîn ü Peygamber yok mudur?"Киҳо Тоҷикистонро дар Бозиҳои осиёӣ дар Индонезия намояндагӣ мекунанд?". www.ozodi.org (in Tajik).
O evin virane olacağına inanılır.He hopes it will become a family heirloom.
Arısu, Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesine bağlı bir mahalledir.Provincially it is part of the riding of Bonaventure .
Ülkenizi viran edeceğim, oraya yerleşen düşmanlarınız bile şaşkına dönecek.I will bring the land into desolation; and your enemies that dwell therein will be astonished at it.
Ardından Yeşu Ay Kentini ateşe verdi, yakıp yıkıp viraneye çevirdi. Yıkıntıları bugün de duruyor.So Joshua burnt Ai, and made it a heap forever, even a desolation, to this day.
Ya RAB, gerçek şu ki, Asur kralları birçok ulusu ve ülkelerini viraneye çevirdiler.Truly, Yahweh, the kings of Assyria have laid waste the nations and their lands,
Yaptırdıkları kentler şimdi viran olan Dünya kralları ve danışmanlarıyla birlikte,with kings and counselors of the earth, who built up waste places for themselves;
Çünkü onlar Yakup soyunu yiyip bitirdiler, Yurdunu viraneye çevirdiler.For they have devoured Jacob, and destroyed his homeland.
Yıktın bütün surlarını, Viran ettin kalelerini.You have broken down all his hedges. You have brought his strongholds to ruin.
Issız yerlerdeki ishakkuşunu andırıyorum, Viranelerdeki kukumav gibiyim.I am like a pelican of the wilderness. I have become as an owl of the waste places.
Dünya tümüyle yağmalanıp viraneye çevrilecek. RAB böyle söyledi.The earth will be utterly emptied and utterly laid waste; for Yahweh has spoken this word.
Kent viraneye döndü, Kapıları paramparça oldu.The city is left in desolation, and the gate is struck with destruction.
Ya RAB, gerçek şu ki, Asur kralları bütün ulusları ve ülkelerini viraneye çevirdiler.Truly, Yahweh, the kings of Assyria have destroyed all the countries and their land,
Oğulların koşar adım geliyor, Seni yıkıp viran edenlerse çıkıp gidecek.Your children make haste; your destroyers and those who made you waste shall go forth from you.
Kutsal kentlerin çölleşti, Siyon çöl oldu, Yeruşalim viraneye döndü.Your holy cities are become a wilderness, Zion has become a wilderness, Jerusalem a desolation.
RAB diyor ki, ‹‹Bütün ülke viran olacak, Ama onu büsbütün yok etmeyeceğim.For thus says Yahweh, "The whole land shall be a desolation; yet will I not make a full end.
Onları dinlemeyin. Sağ kalmak için Babil Kralına kulluk edin. Bu kent neden viraneye çevrilsin?Don't listen to them; serve the king of Babylon, and live: why should this city become a desolation?
Viran olan Siyon Dağının üstünde Çakallar geziyor!For the mountain of Zion, which is desolate: The foxes walk on it.
Ülkeyi viraneye çevireceğim. Çünkü bana sadakatsizlik ettiler. Egemen RAB böyle diyor.››I will make the land desolate, because they have committed a trespass, says the Lord Yahweh.
Patrosu viraneye çevirecek, Soanı ateşe verecek, No Kentini cezalandıracağım.I will make Pathros desolate, and will set a fire in Zoan, and will execute judgments on No.
Ama ülke, içinde yaşayanların yaptığı kötülükler yüzünden viraneye dönecek.Yet the land will be desolate because of those who dwell therein, for the fruit of their doings.
Gelip geçenlerin gözünde viran olan ülkenin toprakları işlenecek.And the desolate land shall be tilled, whereas it lay desolate in the sight of all that passed by.
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.Wir ließen ihnen Unsere Zeichen zukommen, aber sie wandten sich von ihnen ab.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.İbrahim bevorzugt pastose und zugleich miteinander kontrahierende Farben.
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.Nous avons posé nos vêtements humide sur leurs bouches, et ils suçaient désespéramment le tout.
Nero, "Tapınağının viran olmasını istiyor, ancak suçu benim üzerime yıkmak istiyor" dedi.Nerón dijo: «quiere sembrar la destrucción en su Casa, pero echarme la culpa a mí».
Tümüyle yok edilene dek, viranenin üzerine kararlaştırılan yıkım inecek.Calentar, si es necesario, hasta disolución completa.
Birlikte virane bir binada sefil bir hayatı paylaşmaya başlarlar.Ambos comienzan a compartir una vida doméstica sencilla.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.Abraham è risoluto nel voler proseguire, scatenando un'accessa discussione e zuffa.
Eski adı , Yassı Viran 'dır(harabe anlamında).И (弈 — пиньинь yì) — древнее название игры Го.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.Убит Ибрагим был позже, после мятежа янычар и свержения.
İşte örenlerin (harabe ve viranelerin) en tehlikeli olanları da bunlardır.Они и есть самые несчастные.
O evin virane olacağına inanılır.Планировалось, что здание станет общежитием.
Mahalleye ilk yerleşenler mahallenin adını önceleri Göce Viran olarak koymuşlar.É claro que os primeiros habitantes da região acabaram por adotar o nome .
İşte örenlerin (harabe ve viranelerin) en tehlikeli olanları da bunlardır.Dit waren: de schriktest (afl.
Çünkü bu köy defalarca viran olmuştur(yıkılmıştır).Een stad is doorgaans onderverdeeld in wijken (asum, meervoud asumid).
O evin virane olacağına inanılır.Volgens het verhaal zou dit een spookhuis zijn.
Sürgündeki cücelerin hiçbiri bir daha Smaug'un viranesine gidemediler.Ook geen enkele Roemeense man nam vaker deel aan het WK Sprint.
Ancak yapısal anlamda yıkık ve virane durumundadır.Jest to przestarzała konstrukcyjnie i w złym stanie technicznym.
O evin virane olacağına inanılır.Chłopiec wierzy w to, że dom jest nawiedzony.
Şu anda tamamen viran olmuş, sarayın kalıntıları vardır.Obecnie po dworze zostały resztki cegieł.
O evin virane olacağına inanılır.Det går upp för dem att huset är hemsökt.
O evin virane olacağına inanılır.Там вона бачить, що будинок зруйнований.
Sürgündeki cücelerin hiçbiri bir daha Smaug'un viranesine gidemediler.Yksikään pudonneista ei enää noussut takaisin SM-sarjaan.
Tümüyle yok edilene dek, viranenin üzerine kararlaştırılan yıkım inecek.Toistetaan, kunnes haluttu ennusteen pituus on täynnä.
O evin virane olacağına inanılır.Samtidig gik der rygter om at huset skulle være hjemsøgt.
O evin virane olacağına inanılır.Huset skal nemlig være hjemsøkt.
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.Ia juga menerima gelar Izumi-no-kami (和泉守) (Penguasa Izumi) dari istana.
O evin virane olacağına inanılır.Thật không ngờ rằng đó lại là nhà của Giang Trực Thụ.
Birlikte virane bir binada sefil bir hayatı paylaşmaya başlarlar.ひょんなことから良太のアパートで同居生活を始める。
Ramuz el-Hadis'ten: "Ümmetimin sonunda birtakım kavimler olur ki, camilerini süsler, kalplerini viran ederler.桜庭 渚帆(さくらば なほ) 声:成瀬未亜 航太と渚緒の娘。
Eski adı , Yassı Viran 'dır(harabe anlamında).古代一种较轻的刑罚称谓。
Bu sırada, o civarda dağınık halde bulunan müfrezelerimize hücum ederek Viranşehir’i işgal ettiler.我军虽疲极,然屡战屡克,余勇犹堪再鼓。
Virani, 16. yüzyılın sonları ile 17. yüzyılın başlarında yaşadı.레이던은 16세기부터 17세기에 걸쳐 번영을 이루었다.
Çoğu köyler virane, ıssız, sahipsizdi.그들의 대부분은 집이 없었으며 가난하고 문맹자들이었다.
Daha sonra harap olan Karallia, Viranşehir adını almıştır.הפוך כל דבר לקראטה, שם טמון הפלא.
İlgili Sayfalar