Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."Но, той трябва да заеме тази позиция, защото съвестта му казва,че така е редно."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler.""אך עליו לנקוט עמדה זו משום שמצפונו אומר לו שהיא צודקת."
Fakat bunu yapmalıdır, çünkü vicdanı bunun doğru olduğunu söyler."「この道は正しい」 という 良心の声にしたがって
Hiç vicdanı yok.Cô ta không có lương tâm chút nào
Hiç vicdanı yok.Dia tidak memiliki suara hati
Hiç vicdanı yok.Elle n'a aucune conscience.
Hiç vicdanı yok.È un'irresponsabile.
Hiç vicdanı yok.Még csak nem is sajnálja!
Hiç vicdanı yok.No tiene conciencia.
Hiç vicdanı yok.No tiene conciencia.
Hiç vicdanı yok.Ona jest bez sumienia
Hiç vicdanı yok.ليس لديها ضمير
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.cầm giữ đức tin và lương tâm tốt. Mấy kẻ đã chối bỏ lương tâm đó, thì đức tin họ bị chìm đắm:
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.cầm_giữ đức_tin và lương_tâm tốt . Mấy kẻ đã chối_bỏ lương_tâm đó , thì đức_tin họ bị chìm_đắm :
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.con fede e buona coscienza, poiché alcuni che l'hanno ripudiata hanno fatto naufragio nella fede
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.conservando a fé, e uma boa consciência, a qual alguns havendo rejeitado, naufragando no tocante � fé;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.idet du har Tro og en god Samvittighed, hvilken nogle have stødt fra sig og lidt Skibbrud på Troen;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.idet du har tro og en god samvittighet; den har somme kastet fra sig og lidt skibbrudd på sin tro;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.믿음과 착한 양심을 가지라 어떤 이들이 이 양심을 버렸고 그 믿음에 관하여는 파선하였느니라
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.Mając wiarę i dobre sumienie, które niektórzy odrzuciwszy, szkodę podjęli w wierze;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.Maje víru a dobré svědomí, kteréžto někteří potrativše, zhynuli u víře.
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.majúc vieru a dobré svedomie, ktoré odstrčiac niektorí od seba stroskotali čo do viery,
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.manteniendo la fe y la buena conciencia, la cual algunos desecharon y naufragaron en cuanto a la fe
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.Megtartván a hitet és jó lelkiismeretet, melyet némelyek elvetvén, a hit dolgában hajótörést szenvedtek;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.säilyttäen uskon ja hyvän omantunnon, jonka eräät ovat hyljänneet ja uskossaan haaksirikkoon joutuneet.
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.şi să păstrezi credinţa şi un cuget curat, pe care unii l-au pierdut, şi au căzut din credinţă.
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.εχων πιστιν και αγαθην συνειδησιν, την οποιαν τινες αποβαλοντες εναυαγησαν εις την πιστιν
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.имея веру и добрую совесть, которую некоторые отвергнув, потерпели кораблекрушение в вере;
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.И тъй, искам мъжете да се молят на всяко място, като издигат ръце свети, а не гневни и препирливи,
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.маючи віру і добру совість, котру деякі відкинувши, од віри відпали.
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.לאחז באמונה וברוח הטובה אשר יש מאסים בה ותשבר אנית אמונתם׃
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.ولك ايمان وضمير صالح الذي اذ رفضه قوم انكسرت بهم السفينة من جهة الايمان ايضا
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.常 存 信 心 、 和 無 虧 的 良 心 . 有 人 丟 棄 良 心 、 就 在 真 道 上 如 同 船 破 壞 了 一 般
İmana ve temiz vicdana sarıl. Bazıları temiz vicdanı bir yana iterek iman konusunda battılar.常 存 信心 、 和 無虧 的 良心 . 有 人 丟棄 良心 、 就 在 真 道上 如同 船 破壞 了 一般
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?De ce cred că televiziunea are conştiinţă?
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Dlaczego wierzę, że telewizja ma świadomość?
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Et la raison pour laquelle j'y crois c'est qu'en fait je crois que la télévision reflète directement
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?La razón por la que lo creo es porque realmente considero que
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Lý do tôi tin rằng tivi có lương tâm
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?그럼, 제가 TV에게 의식이 있다고 믿는 이유란
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?Γιατί πιστεύω λοιπόν ότι η τηλεόραση έχει συνείδηση;
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?אז לדעתי לטלוויזיה יש מצפון
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?حسناً لماذا أعتقد أن للتلفاز ضمير ؟
Neden televizyonun bir vicdanı olduğuna inanıyorum?私はテレビが
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! ''오! ! 그래서 내 양심은 화상, 그래서 바로 위쪽 '그는, 보충'나를 응답 있지만 내 영혼의 챔버 crookedness에 있습니다! "
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '"Oh! więc moje sumienie wisi mi "jęczy" prosto w górę, więc spala;! ale komór duszy znajdują się w zawiłości!
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '"אוי! כך המצפון שלי תלוי בי "הוא נאנח," ישר כלפי מעלה, כך שזה שורף!! אבל החדרים של הנשמה שלי כל נוכלות! "
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! ''أوه! حتى توقف في ضميري لي 'انه الآهات ،' صعودا على التوالي ، وذلك الحروق ؛! لكن غرف روحي كلها في عوج!
'Oh! benim vicdanımı yakar, düz yukarı 'diye homurdanıyor' bana takılıyor, ama ruhumun odaları çarpıklık! '私の魂のチャンバーが曲がっていることですべてです!" "、まだ動揺彼のベッドにdrunkenお祭り騒ぎのhiesの夜後、1と同様だが、
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.(15:7) Благословлю Господа, вразумившего меня; даже и ночью учит меня внутренность моя.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Aku memuji TUHAN yang menasihati aku; di waktu malam pun suara hatiku mengajari aku
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Áldom az Urat, a ki tanácsot adott nékem; még éjjel is oktatnak engem az én veséim.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Będę błogosławił Pana, który mi dał radę, gdyż i w nocy ćwiczą mię nerki moje.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Bendeciré a Jehovah, que me aconseja; aun en las noches me corrige mi conciencia
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Bendigo ao Senhor que me aconselha; até os meus rins me ensinam de noite.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Benedico il Signore che mi ha dato consiglio; anche di notte il mio cuore mi istruisce
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Dobrorečiť budem Hospodinovi, ktorý mi radí, ba ešte i vnoci ma vynaučujú moje ľadviny.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Dobrořečiti budu Hospodinu, kterýž mi radí; nebo i v noci vyučují mne ledví má.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Eu binecuvintez pe Domnul, care mă sfătuieşte, căci pînă şi noaptea îmi dă îndemnuri inima.
Övgüler sunarım bana öğüt veren RABbe, Geceleri bile vicdanım uyarır beni.Ich lobe den HERRN, der mir geraten hat; auch züchtigen mich meine Nieren des Nachts.