1480'de Bosna Beyi, 1481'de Rumeli Beylerbeyi, 1504 yılında Kubbe Veziri oldu ve 1506 yılında vefat etti.В 1480 году он стал управляющим Боснии, в 1481 году бейлербеем Румелии, в 1504 году уже визирем дивана.
1634 yılında vezirlik rütbesiyle Kaptan-ı derya'lığa getirildi.В 1634 г. пожалован из «житья» в стряпчие.
Sağ vezir ve sol vezirden oluşur.Состоит из левой и правой ветвей.
Vezirlik rütbesi yeniden verildi.Шкалу морали вернули.
Vezir dairelerine girerek, okuyup yazma öğrenmiştir.Самоучкой приобщился к грамоте, научился читать и писать.
Nizâmülmülk'ün ölümünün ardından Melikşah Tâcülmülk'ü vezir tayin etti.После смерти он прославился чудотворениями, над могилой возвели часовню и поместили в неё его мощи.
Döneminde sadece tek bir veziriazam atamıştır.За этот период только один паломник пропал.
Bu yüzden Vezirlerden yaşlı olan Sol Vesir, İmparator'un sol tarafına koyulur.Вполне вероятно, что Нарсес — пожилой человек в сенаторском облачении за левым плечом императора.
1792'de takiben vezirlik rütbesi verildi.В 1729 году он получил помилование.
Aynı zamanda kendisine vezirlik rütbesi verildi.Кроме того, ему дали чрезвычайные полномочия.
Vezirlerin sayısı artmıştır.Возрастало количество чифтликов.
Prens son bir hamle ile zaman hançerini vezirden almayı başarır.Принцу удаётся сбежать и захватить Кинжал Времени.
İbn Mukle ise vezirlikten alındı.При этом игумену вручается посох.
Bunu Vezir Cafer el-Müstafı'ye bildirip onu da yanlarına almak istediler.Кефал отдал Прокриде подарки (золотой венец), и та согласилась возлечь с ним.
Vezirlikten, paşalığa getirilmişti(1866).Повешены в Вильно в 1863 г. (список).
1689'da vezir rütbesi ile Seddülbahir muhafızı oldu.В 1439 году Джон стал рыцарем ордена Подвязки.
Havâss-ı vüzerâ (veya ümerâ) ise vezirlere veya devletin önde gelenlerine tahsis edilirdi.وتعرف هذه الاعمال ب السنة أي سنة الله او سنة الأولين (أول جيل بعد عهد النبي صلي الله عليه وسلم).
Galante, Selçuk hükümdarlarından birinin vezirinin Yahudi olduğunu dile getirir.ولقد ذكر جالانتيه أن وزير أحد الحكام السلاجقة كان يهوديًا.
Külliye, 1525 yılında Kanuni Sultan Süleyman'ın veziri Çoban Mustafa Paşa tarafından yaptırılmıştır.وقد أُنشأ هذا المجمع في عام 1525 في عهد السلطان سليمان القانوني من قبل وزيره الراعي مصطفى باشا.
Fakat sonunda Veziriazam İbrahim Paşa tarafından yenilgiye uğratıldı; kendisi de yakalanıp idam olundu.فقام عليهم إبراهيم بن سليمان العنقري وقتلهم، وتولى الامارة في ثرمداء.
Travnik vezirler şehir olarak bilinir.فبنى بكر العنقري ما يعرف بـ (المدينة)..
Veziriazamlığı 3 padişah döneminde sürdü.أثناء فتح فارس في عهد يزدجرد الثالث.
Her gün toplanan Divan-ı Ali’ye vezir başkanlık ederdi.كان الوزير يتولى إعدام زوجات شهريار يومياً بناءً على طلب الملك.
İki vezirlik arasındaki farklar sadece yetki farklılığı ile sınırlı değildir.الاختلافات الأخرى بين المخططات لا علاقة لها بالهيكل.
Elli yıl İlhanlılar’a vezirlik yaptı.عبادتك خمسين سنة تعدل سكون هذا العرق.
Gürcü Hacı Osman Paşa, I. Abdülhamid döneminde vezirlik yapmış Osmanlı devlet adamı.عثمان باشا الجورجي هو وزير ورجل الدولة العثمانية زمن السلطان عبد الحميد الأول
1630'da kubbe veziri oldu.Foi Juiz ordinário em 1630.
Elli yıl İlhanlılar’a vezirlik yaptı.Foram 55 anos de dedicação aos pobres.
Vezirliğinin ilk seneleri epeyce mali sıkıntı içinde geçmişti.Os primeiros anos dele na capital foram marcados por certas dificuldades financeiras.
Daha sonra kubbe veziri olmuştur.A partir daí torna-se humorista.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.Rainhas são as peças mais poderosas.
Kısa bir süre sonra Kubbe vezirliğine yükseldi.Onde mais tarde dedicou-se ao salto em altura.
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.A dama preta não pode ser capturada porque a torre na g8 prega o peão branco na g2 (ver posição).
Nizamülmülk, en ünlü Büyük Selçuklu Devleti vezirlerinden.De um lado, a experiência e a maior folha salarial do estadual.
Temel pozisyonda ve açılışta vezir tarafı ve şah tarafı kaleleri ayırdedilir.No reverso, o imperador e seu filho estão em cadeiras curules.
Ayrıca vezirlerin çadırı da boz renklidir.Igualmente as representações de caprídeos parecem selvagens.
Şahinkaya Kanyonu, Samsun'un Vezirköprü ilçesinde yer alan kanyon.Destacam-se na prática de canionismo o Cânio do Lado, Canion da Jaboticabeira de Cachoeiras no Rio Araçá.
Evliya Çelebi yazısında onu gizemlerin efendisi ve vezirlerin şeyhi olarak tasvir etmiştir.As lendas sobre Dédalo reconhecem-no como homem e como um ente mítico.
Bu suikastın Vezir Lülü tarafından organize edildiği dedikoduları şehirde yayıldı.Quase todas as conversas conduzidas pelo Partido Comunista da Romênia foram ouvidas por esse departamento.
Vezirlik ve Sadriazamlik yapmıştır.Zij schaamt en verbergt zich.
Bunun ardından Vezir olduğu bilinmektedir.Hij bekende al vlot de (enige) dader te zijn.
Sol tarafta ise Sağ Vezir bulunmaktadır.Aan de linkerkant (de blinde zijde) is de schol wit.
Tibet kağanından vezir geldi.Hij was afkomstig uit de Tibetaanse adel.
Bu bölümlerden bir kısmı, Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'ye hitaben kaleme alınmıştır.Volgens Meerman neemt dit zijbeekje de Oehl op!
Vxf3 Siyah Vezir alınamaz, çünkü g8’deki Kale, g2’deki piyonu açmaza almıştır.Dxf3 (zie diagram) De zwarte dame kan niet genomen worden, omdat de toren op g8 de witte pion op g2 pent.
İstanbul’a dönüşünde vezâret hasları ile tekrar kubbe veziri oldu.In de terugronde kende Zuid-Korea opnieuw problemen.
Bunlar Benderli, Karahasanlar, Ümmetler, Coruklar, Fakılar, sonra Avşar Türkmenleri olan Veziroğulları'dır.Die taak behoorde aan bijzitters, keurgenoten, maalmannen, schrerer (rekken) of hofgenoten.
Vezir , satranç taşlarının en kuvvetlisidir.De dame is verreweg het sterkste schaakstuk.
Kasım 1704'te vezirlik de verilerek kaptan-ı derya yapıldı.Wegens financiële problemen liet hij zich in 1704 inlijven in het leger, waar hij het tot kapitein bracht.
Burada bir halife ile bir vezirin maceraları anlatılmaktadır.Hier beleven ze avonturen met een robotje.
1819'de bağışlandı ve vezirlik unvanı iade edildi.In 1891 werd de pleitbevoegdheid van de avoués teruggeschroefd.
Elli yıl İlhanlılar’a vezirlik yaptı.Vijftig jaar lang hebben ze gezwegen, uit schaamte.
1681'de vezir rütbesi verildi.In 1681 werd er een uurwerk in geplaatst.
Bunun üzerine ikinci vezir oldu.Het was hun tweede (tevens laatste) gezamenlijke titel.
17. yüzyıldan itibaren vezir derecesinde bulunanlar tayin edilmeye başlamıştır.Vanaf de 17e eeuw volgen adelsbesluiten voor leden van dit geslacht.
1792'de takiben vezirlik rütbesi verildi.De onderscheiding werd in 1790 in twee graden ingesteld.
Oyuna erken giren vezir hedef haline gelir.De speler die als eerste de beoogde doelstelling haalt heeft het spel gewonnen.
Vezirlerden sonra haciplik (hicabet) makamı gelmektedir.Hierna volgt dan de Rede (of Preek) van de naässenen.
Bunları diğer kardeşlerine ve vezirlerine danışmadan yapıyordu.Door deze acties raakte hij afgezonderd van zijn broers en zusters.
İkinci defa vezir Ay ile evlenmesi, Ay'ın firavun olmasını sağlamıştır.Faraon Anedżib przybrał imię Dwaj Władcy (nebui) odnoszące się do rywalizujących ze sobą Horusa i Seta.