Ödülünü kazanmasına vesile oldu.천재 상이라고도 불리는 맥아더 협회 상을 받기도 했습니다.
Ödülünü kazanmasına vesile oldu.lo scorso Settembre.
Ödülünü kazanmasına vesile oldu.lui a valu de recevoir le prix "Mac Arthur", surnommé "le prix des Génies", en septembre dernier.
Ödülünü kazanmasına vesile oldu.Премию МакАртуров, называемой также Премией Гениев.
Ödülünü kazanmasına vesile oldu.שמכונה פרס הגאונים, בספטמבר שעבר, עבור התגלית שלו.
Ödülünü kazanmasına vesile oldu.والتي أسمها الشائع جائزة العباقرة في سبتمبر الماضي، لإكتشافه المذهل هذا
Ödülünü kazanmasına vesile oldu.昨年9月に受賞しています では 一体どのような原理なのでしょう?
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Mensen die naar mijn toneelstukken leidden".
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı.다음과 같은 책을 썼습니다. "나의 연극으로 이끈 사람들"
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Les gens qui ont mené à mes pièces de théâtre"
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Ludzie, dzięki którym powstały moje sztuki."
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Menschen, die eine Hauptrolle in einem meiner Stücke spielten".
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Những người đã dẫn đường cho các vở kịch của tôi"
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Oameni care au inspirat piesele mele de teatru".
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."People Who Led to My Plays". ("Gente que me guió a mis obras")
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Persone che hanno determinato le mie opere."
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Άνθρωποι Που Με Οδήγησαν στη Συγγραφή των Έργων Μου."
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Люди, которые привели меня к написанию пьес".
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı."Хора, довели до моите пиеси".
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı.כתבה ספר שנקרא "אנשים שהובילו למחזות שלי."
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı.كتب كتابا تحت عنوان "الناس الذين قادوني لمسرحياتي".
"Oyunlarıma Vesile Kimseler" adlı bir kitap yazdı.本を書きました 私が本を書くとしたら
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.그 이후로 부터는 저자들의 승리였죠. 뚜렷이 1억2천9백만번 동안 책을 출판했으니까요
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.1億2千9百万回にも 及びます それらの本は 失われていなければ
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.A szerzők azóta sikeresen, 129 millió különböző alkalommal publikáltak könyvet.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Da allora, gli autori sono riusciti in 129 milioni distinte occasioni, a pubblicare libri.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.De atunci, autorii au câștigat în 129 de milioane de ocazii diferite, publicarea cărților.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Depuis, les auteurs ont eu 129 millions différentes occasions, de publier des livres.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Desde então, os autores tiveram 129 milhões de ocasiões diferentes para publicar livros,
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Desde entonces, los autores han tenido 129 millones de ocasiones para publicar libros.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Od té doby se autorům podařilo ve 129 milionech různých případů, své knihy vydat.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Od tego czasu, autorom udało sie 129 milionów razy wydać książkę.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Odvtedy sa spisovateľom podarilo, pri 129 miliónoch rôznych príležitostiach, vydať knihu.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Sedan dess har författarna fått, vid 129 miljoner tillfällen, böcker publicerade.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Seither haben Autoren es 129 Millionen Mal geschafft Bücher zu veröffentlichen.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Sejak itu, penulis telah melalui dalam 129 juta kesempatan berbeda untuk menerbitkan buku.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Siden da, er det lykkedes forfattere at udgive bøger 129 millioner gange.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Sindsdien is het deze schrijvers 129 miljoen maal gelukt een boek te publiceren.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Từ đó, các nhà sáng tác đã có được 129 triệu cơ hội xuất bản những cuốn sách.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Από τότε οι συγγραφείς κατάφεραν, σε 129 εκ. ξεχωριστές περιπτώσεις, να εκδώσουν βιβλία
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.З тих пір, автори перемогли у 129 мільйонів різних випадків видання книг.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.Оттогава писателите са получили 129 милиона различни възможности да публикуват книги.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.С тех пор авторы победили в 129 миллионах случаев публикации книг.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.מאז, הסופרים זכו לפרסם ספרים 129 מיליון פעמים.
O zamandan beri, 129 milyon farklı vesilelerle kitaplar yayınlayarak, yazarlar kazandı.منذ ذلك الوقت، استطاع الكتاب على مدى 129 مليون مناسبة متميزة، من نشر الكتب.
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Berou data, výsledky testů, a říkají učiteli: "Podívej, díky tobě se o tolik zlepšili."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Ei iau datele, rezultatele testelor, si spun unui profesor, "Ai determinat aceasta crestere."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Ils prennent des données, les résultats, et disent au professeur: "Eh, vous avez remonté le niveau de tant."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."시험성적등 구체적인 데이터를 모아다, 교사에게 피드백을 주는거죠. "선생님, 성과가 이만큼 좋아졌네요."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Mereka mengambil data, skor tes, dan berkata kepada guru, "Hey, anda berhasil meningkatkan prestasi siswa."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Obtienen datos, calificaciones, y le dicen a los maestros: "Obtuviste esta mejora en este grupo."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Sie nehmen Daten, die Prüfungsergebnisse, und sagen einem Lehrer: "Hey, Du hast sie um diese Spanne erhöht."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Szkoły zbierają dane i wyniki testów, i informują nauczyciela: "Hej, udało ci się o tyle podnieść poziom."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Zaznamenávajú údaje, výsledky testov, a učiteľovi hovoria: "Pozri sa, vďaka tebe sme sa o toľko zlepšili."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Παίρνουν τα δεδομένα, τα αποτελέσματα των εξετάσεων, Και λένε στο δάσκαλο, "Φίλε! Εσύ έφερες αυτή τη πρόοδο!"
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Они собирают данные, тестовые экзамены, и говорят учителю, "Эй, у тебя такой прирост в результатах тестов."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."Те вземат данните, резултатите от тестове, и казват на учител, "Хей, ти причини увеличение с толкова."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."הם לוקחים נתונים, את ציוני המבחנים, ואומרים למורה: "אתה הוא שהבאת לעלייה הזו."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."بأخذ البيانات, ودرجات الاختبار, ثم يقولون للمعلم, " أنت, يا هذا, ساهمت في هذا القدر من التحسن."
Test sonuçlarını alıyorlar ve öğretmene diyorlar ki, "Bakın, siz şu kadarlık bir artışa vesile oldunuz."「あなたは、結果をこれだけ向上させましたよ」と教師に報告するなど お互いが教え方の質を向上させるために、深く関与し合っているのです。