Ana içeriğe geç
Sözlük

vesayet ile cümle

vesayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
56
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
evli veya vesayet altında olmayan herkes evlenebilir.elle n'est pas déjà mariée ou sous tutelle.
evli veya vesayet altında olmayan herkes evlenebilir.inte är gifta eller under förmynderskap.
evli veya vesayet altında olmayan herkes evlenebilir.joka ei ole naimisissa tai holhouksen alainen.
evli veya vesayet altında olmayan herkes evlenebilir.y no esté casada ni se encuentre bajo tutela.
evli veya vesayet altında olmayan herkes evlenebilir.не состоящий в официальном браке или находящийся под опекой.
evli veya vesayet altında olmayan herkes evlenebilir.ليس متزوجاً ولا مفروضة عليه الوصاية.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.A Lei de Apropriação Índia coloca todos os índios sob proteção do governo federal.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Az Indián Kisajátítási Törvény minden indiánt a szövetségi kormány "gyámsága" alá helyez.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Der Indian Appropriation Act macht alle Indianer zu Mündeln der amerikanischen Bundesregierung.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.인디언 전유 법률은 연방 정부에 모든 인디언들의 구역을 만들었습니다.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.La Ley de Apropiación Indígena pone a los indígenas en tutela del gobierno federal.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.L'Indian Appropriation Act sottopone gli Indani al potere del governo federale.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Luật Phân Bố Chủ Quyền Người Da Đỏ khiến cho tất cả người da đỏ bị cầm giữ bởi nhà nước.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.The Indian Appropriation Act sätter alla indianer under förvaltarskap av den federala regeringen.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Undang-Undang "Indian Appropriation" membuka ruang bagi suku Indian dalam pemerintah federal.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Ustawa o Przywłaszczeniu Indian czyni wszystkich Indian poddanymi rządu federalnego.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Zakon o Indijanski prilastitvi naredi vse Indijance varovance vlade.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Zákon o prisvojení Indiánov robí zo všetkých Indiánov chránencov federálnej vlády.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Zákon o přisvojení Indiánů udělal ze všech Indiánů svěřence federální vlády.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Акт Присвоения Земель Индейцев передает все земли Индейцев феедеральному правительству.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.Актът за изземване на индианските земи, поставя всички индианци под опеката на федералното правителство.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.נחקק חוק הלאמת אדמות אינדיאניות שהופך גם את כל האינדיאנים לחוסים של הממשלה הפדרלית.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.جعل قانون الاعتمادات للهنود الأصليين جميع السكان الأصليين تحت رقابة الحكومة الفيدرالية.
Kızılderili El Koyma Kanunu tüm Kızılderililer'i federal hükümetin vesayetine soktu.すべてのインディアン居住区が 政府管轄下に置かれました さらに 軍は命令を出し
Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.많은 부분 국가의 지도에 의존해야 합니다.
Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.תלויות במידה רבה על פטרונות מדינית.
Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.تعتمد بعدة طرق على معونات الحكومة
Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.経済の目標などは
O kendi vesayet güven, ancak o dolaylı ya da politik etkisi ne getirmiş olabilir anlayamadı그녀는 간접적이나 정치적 영향이 오게 될 수도 무슨 일인지 모르겠다
O kendi vesayet güven, ancak o dolaylı ya da politik etkisi ne getirmiş olabilir anlayamadıהיא לא יכלה לומר מה ההשפעה העקיפה או פוליטי עלול להביא
O kendi vesayet güven, ancak o dolaylı ya da politik etkisi ne getirmiş olabilir anlayamadıانها لا تستطيع معرفة ما يمكن أن تأثير غير مباشر أو السياسية ل
O kendi vesayet güven, ancak o dolaylı ya da politik etkisi ne getirmiş olabilir anlayamadıビジネスマンによって負担。
Ortak vesayet ve tekil vesayetFinceAutorité parentale partagée ou uniquefinnois
Ortak vesayet ve tekil vesayetFinceCustodia en común y custodia monoparentalfinés
Ortak vesayet ve tekil vesayetFinceGemensam vårdnad och ensam vårdnadfinska
Ortak vesayet ve tekil vesayetFinceYhteishuolto ja yksinhuoltosuomi
Ortak vesayet ve tekil vesayetFinceОбщий уход и одиночный уходфинский
Ortak vesayet ve tekil vesayetFinceالوصاية المشتركة والوصاية الإنفراديةالفنلندية
Ortak vesayet ve tekil vesayetFince共同抚养与单方抚养芬兰语
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.A magáncégek, bármilyen nagyok is, mint a Lenovo, sokféleképp függenek az állami támogatástól.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Companiile private, oricât de mari ar fi, ca Lenovo, depind în multe aspecte de patronajul statului.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Las empresas privadas, grandes como son -como Lenovo-, dependen mucho del patrocinio del Estado.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Le aziende private, anche grandi, come Lenovo, dipendono in molti modi dal patronato dello stato.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Nawet prywatne firmy, wielkości Lenovo pod wieloma względami uzależnione są od rządu.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Particuliere ondernemingen, hoe groot ze ook zijn, zoals Lenovo, hangen in veel opzichten nog af van de staat.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Private firmaer, uanset hvor store de er, som Lenovo, er på mange måder afhængig af statens støtte.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Private Firmen, egal wie groß sie sind, wie Lenovo, hängen auf vielerei Arten von staatlicher Gönnerschaft ab.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Soukromé firmy, ať už jsou jakkoliv veliké, jako třeba Lenovo, v mnoha věcech závisí na podpoře státu.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Yksityiset yritykset, Lenovon kaltaiset jättiläisetkin, riippuvat monin tavoin valtion isännöinnistä.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Частните фирми, колкото и да са големи, като Lenovo, зависят в много отношения от държавен патронаж.
Özel firmalar, ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, mesela Lenovo, bir şekilde devlet vesayetinde.Частные фирмы, как бы велики они ни были, такие как Lenovo, во многом зависят от покровительства государства.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.Henkilö, joka on holhouksen alainen, ei pysty itse huolehtimaan asioistaan.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.Une personne qui est sous tutelle ne peut pas se prendre en charge elle-même.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.Лицо, состоящее под опекой, не может самостоятельно принимать решения.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.الشخص الذي تحت الوصاية ليس بإمكانه الاعتناء بأموره.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.未与他人结婚,并不受他人监护。受到他人监护的人没有独自处理事务的能力,与其有关的事务,由受托管理人代办。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod