Daha sonraları bu nedenle Romalılar bu bu bölgeye Magna Graecia (Türkçe: Büyük Yunanistan) adını vermişlerdir.Samaan aikaan kreikkalaiset asuttivat Manner-Italian eteläosan eli niin kutsutun Suur-Kreikan (Magna Graecia).
1992 yılında Maastricht Anlaşması'na karşı çıkmış ve referandumda hayır oyu vermiştir.2003 – Ruotsi hylkäsi Euron kansanäänestyksessä.
Davet üzerine Mısır'a gitmeye karar vermiştir.Hän ilmoitti aikovansa matkata Egyptiin ja Arabiaan.
Poseidon bu kıza gönül vermişti.Munamies on varattu tälle naiselle!
Glaedr Eragon'a Eldunarí'sini vermiştir.Glaedr antaa sydänten sydämensä eli eldunarín Eragonille.
Özellikle Belçika'ya göç vermiştir.Erityisen merkittäväksi muodostui oleskelu Pariisissa.
1991 yılında bir kişi heykele çekiçle saldırmış, durdurulmadan önce de sol ayak parmaklarına zarar vermiştir.Vuonna 1991 italialainen maalari vaurioitti patsaan vasemman jalan varvasta vasaralla.
36. sayısı ile birlikte yayımına son vermiştir.Lehteä julkaistiin 36 numeroa.
2007 yılında Tarkan burada konser vermiştir .Kaustisen Kamarimusiikkiviikko järjesti vuonna 2007 Pauanteella konsertin.
Takımyıldızlara hayat vermiştir.Me nousimme liigaan!
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.Trajanus antoi tällöin omia vaatteitaan leikattaviksi kääreiksi.
2005 yılında Uluslararası Havalimanları Konseyi 1 Milyon Yolcu altında En İyi Havalimanı ödülünü vermiştir.Vuonna 2010 lentoasema sai palkinnon parhaasta yli viisi miljoonaa matkustajaa käsittelevästä lentoasemasta.
Bunun üzerine takım dünya turnesine çıkmaya karar vermiştir.Tällä kertaa yhtye lähti kuitenkin maailmankiertueelle.
Diye cevap vermiştir.Vastasin että toki.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Tämä rakastuu vettä juomaan tulleeseen mieheen.
17 Ocak 1793'te Milli Konvent'in milletvekili olarak XVI. Louis'in İdamı'na oy vermiştir.Hän äänesti tammikuussa 1793 kansalliskonventin istunnossa syrjäytetyn Ludvig XVI:n kuolemantuomion puolesta.
Yüzüğü kilseye vermişler.Sormus jätettiin nimettömään.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Pari rakastui oikeasti toisiinsa ja päättivät pysyä naimisissa päätöksen jälkeenkin.
Gemideki herkes can vermiştir.Kaikki laivalle jääneet menehtyivät.
Prens üç bilmeceye de doğru cevap vermiştir.Tsaari ottikin uutisen hyvin vastaan.
Kentin adına, babası Antiokus'a ithafen, Antiochia (Antakya) adını vermişti.Seleukos nimesi kaupungin joko isänsä Antiokhoksen tai samannimisen poikansa Antiokhoksen mukaan.
Dr. Loomis önceden tabancanın birini de Laurie'ye vermiştir.Loomis antaa Laurielle toisen pistoolin.
Mevlüt daha önce kendisine para için söz vermiştir.Malaspina antoi Sigismundille hieman rahaa ennakkopalkkiona tehtävästä.
Hitler 30 Nisan 1945'te intihar ederek yaşamına son vermişti.Siellä Hitler myös teki itsemurhan 30. huhtikuuta 1945.
Efsaneye göre Prometheus Tanrı Zeus'tan gizlice ateşi çalmış ve insanlığa vermiştir.Sellaisen avulla Prometheuksen kerrotaan kähveltäneen jumalilta tulen ja tuoneen sen ihmisille.
Yıllardır aşık olduğu Tom Riddle'a aşk iksiri vermiş ve onunla kaçmıştır.Hän hurmasi Tom Valedron todennäköisesti lemmenjuomalla ja karkasi tämän kanssa.
Okul ilk kurulduğunda özel okul olarak hizmet vermiştir.Perustettaessa se toimi ensin yksityisopetusryhmänä.
12.05.2015 tarihi itibarıyla hakkında mahkeme iflas kararı vermiştir.Väärät sanat rankaisivat 12/2015.
Sagitta adını Romalılar vermiştir.Demetrios luovutti hänet kuitenkin roomalaisille.
Toplam 534 kişi can vermiştir.564 ihmistä sai surmansa.
Türk askerleri anında karşılık vermiş ve IŞİD militanları etkisiz hale getirilmişlerdir.Venäläiset lyötiin nopeasti ja harvalukuiset sotilaat vangittiin.
Oy verenlerin %52,24'ü yasağa destek vermiştir.Ehdotus meni kuitenkin läpi 52,24 % kannatuksella.
IGN, oyuna 10 üzerinden ``inanılmaz`` anlamına gelen 9,5 puan vermiştir.IGN antoi pelille arvosanan 9.5/10 arvostelussaan.
Her jüri kendi katılımcısına 1 ile 6 arasında puan vermiştir.Jokainen tuomari antoi kaikille kappaleille pisteitä välillä 1-5.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Kaiken tämän hän maksoi itse.
Türkiye'de de dış açık genişlemiş ve ödemeler dengesi sürekli açık vermiştir.Kaikki Islannissa syntyneet ja sinne muuttaneet rekisteröidään automaattisesti.
Büyük ihtimal hayır" şeklinde cevap vermiştir.Sanoihis voisin vastata ma kyllä myös.
ABA, 1976 yılında NBA ligine dahil olarak faaliyetine son vermiştir.Se pelasi ensimmäisen kautensa NBA:ssa vuonna 1976.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Hänen ei ollut uskottu enää palaavan.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.Niinpä hän päätti lopettaa.
Ve ayrıca iki döşemeye de hasar vermişti.Hän aiheutti myös kaksi rähmäystä.
Almanya başta olmak üzere yurt dışına çok sayıda göç vermiştir.Ulkomaille lähettiin enemmän stipendiaatteja kuin aikaisemmin.
İngilizler bu küçük koydaki kumsala Y kumsalı adını vermiştir.Taideteos on antanut nimen koko pikkuruiselle puistolle.
Türk Memlük Hakanı Sultan Baybars, 1268 yılında Haçlı egemenliğine son vermiştir.Lopulta Egyptin ja Syyrian sulttaani Baibars onnistui linnan valloituksessa vuonna 1271.
Fransa baştan yardım sözü vermiş olsa da yardım geç geldi ve yetersiz kaldı.Ranska tuki kapinaa lähettämällä joukkoja Irlantiin, mutta apu oli liian vähäistä ja saapui liian myöhään.
Bunun yanı sıra Chris'e birçok kez tavsiyeler vermiştir.Hän myös antoi välillä teineille neuvoja.
Ülke genelinde sosyal ve mesleki içerikli çok sayıda konferans ve seminerler vermiştir.Se organisoi työpaikoilla suuria sosiaalisia ja vapaa-ajan tapahtumia.
Fakat bu üç yılın sonunda, Hanks oyuncu olmak istediğine karar vermişti.Vasta 30-vuotiaana Hackman päätti ryhtyä näyttelijäksi.
Komutanı ona markette yük boşaltma işi vermiştir.Kapteeni antoi meriselityksen Turussa.
Eserlerini İngilizce dilinde vermiştir.Hän käänsi teoksen englanniksi.
Köy zamanla göç vermiş ve nüfusu azalmıştır.Nykyään kylä on osittain autioitunut ja väkimäärä vähentynyt.
Kolomb, buraya Concepcion adını vermiştir.Hän antoi saarelle nimen Concepción.
İlk mezunlar 1966 yılında vermiştir.Ensimmäiset lukiolaiset aloittivat opiskelunsa syksyllä 1966.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Είχα μόλις αποφασίσει να προχωρήσω μόνος μου και τώρα ένας ακόμα "δάσκαλος" είχε εμφανιστεί.
O buna "hayvan elektriği" adını vermiştir.Αυτό το ονόμασε "ζωικό ηλεκτρισμό".
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Μετά το θάνατο του Νέρωνα, ο Όθων υποσχέθηκε ότι θα την παντρευτεί, πριν από την αυτοκτονία του το 69.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.Το 1993, ο πατέρας της Γκαγκάρινα πέθανε και η μητέρα της αποφάσισε να γυρίσουν πίσω στη Ρωσία.
Takip eden yıl ürettikleri ikinci planör ise çok daha kötü sonuç vermişti.Το δεύτερο τους ανεμόπτερο, που κατασκευάστηκε την επόμενη χρονιά, είχε ακόμη χειρότερη απόδοση.
3.↑ Belçika İrlanda'ya 9 puan vermiştir.3.^ Το Βέλγιο έδωσε στην Ιρλανδία 9 βαθμούς.
Ayrıca bilimsel yöntem ve bilim felsefesinin diğer yönleri üzerine de birçok eser vermiştir.Επίσης έγραψε εκτενώς για την επιστημονική μέθοδο και για άλλες πτυχές της φιλοσοφίας της επιστήμης.