Açıldığından bu yana 5 farklı ligden 5 takıma hizmet vermiştir.Azóta mind az 5 földrészen elterjedt a mozgalom.
11 firmanın şartname aldığı ihalede 5 firma teklif vermiştir.A társaságban a részvények ötödét jegyezte az ACsEV.
Tiryakileri de bir gün ara vermiş olurdu.Majd egyesével le kell lövöldözni a ragadozókat.
Adria şehri Adriyatik Denizi'ne ismini vermiştir.Maga az Adriai-tenger is a városról kapta a nevét.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.A háború súlyos károkat okozott Tartuban.
Amerika'da karşılık vermiştir.Amerikában szívesen fogadták.
Parkorman'da konser vermiştir.Münchenben adott koncertjét.
Ay ruhu ona hayat vermiştir.Felesége tartja benne a lelket.
Halkın büyük bölümü gösteriye destek vermiştir.A közönség megtapsolja a Showt.
1996'da Polonya'ya dönmeye karar vermiş ve Krakov'a yerleşmiştir.1947-ben visszatért Lengyelországba és Krakkóban telepedett le.
Eski okul binasının alt katı sübyan mektebi, üst katı rüşdiye olarak hizmet vermiştir.Egykori szülőháza az általános iskola alsó tagozatának épülete, melyet emléktábla díszít.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Rögtön fogadták, és kedvező válasszal bocsátották el.
2009 yılında intihar ederek hayatına son vermiştir.2009-ben ért véget a polgárháború.
Kürdeşt kentine büyük ölçüde zarar vermiştir.A citrusültetvényeken nagy károkat okoz.
Bir sağlık çalışanı olan Karen (Annette Bening) 14 yaşındayken doğurduğu kızını evlatlık vermiştir.Anyja, Sabrina nevelte fel, aki 15 évesen szülte meg őt.
Bu yolda vermişiz seri...Ezen a nyomon indulnak el...
Çalarak yediği şeytan meyvesi ona sonsuz karanlık yaratabilme gücü vermiştir.Az egyik legerősebb Ördöggyümölcsöt ette meg, ami villám képességeket adott neki.
İlk mezunlarını 2008-2009 yılında vermiştir.Az első sorozatok 2008-2009-ben jelentek meg.
Holmes, kariyerine bir üniversite öğrencisi iken başlamaya karar vermiştir.Karnagyi munkáját már főiskolai hallgatóként megkezdte.
Ama bir kere söz vermiştim.Lupasin Sinulle kerran.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Olin juuri päättänyt edetä omin voimin ja nyt oli ilmestynyt toinen "opettaja".
Rebroff kariyerinde 6.000 konser vermiştir.Rebroff esitti yli 6000 konserttia uransa aikana.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.Toisen maailmansodan puhjetessa hän päätti olla palaamatta Saksaan.
Şehir tarihi boyunca Moskova'nın önemli savunulmasında hizmet vermiştir.Kaupunki on historian aikana toiminut tärkeänä puolustuksena Moskovan edustalla.
Çoğu uzmanın inancına göre Amos, mesajını MÖ 750 veya MÖ 749 sonbaharında vermiştir.Suurin osa tutkijoista uskoo, että Aamos profetioi syksyllä 750 eaa. tai 749 eaa.
Papa misyonerleri gönderme konusunda onay vermiştir fakat ticaret konusunu İspanya Kralı'na bırakmıştır.Paavi lupasi lähetyssaarnaajat, mutta jätti kauppaliittokysymyksen Espanjan kuninkaan ratkaistavaksi.
Dumbledore yıllar sonra pelerini Harry'e Hogwarts'taki ilk yılında yılbaşı hediyesi olarak vermiştir.Dumbledore antaa viitan Harrylle useita vuosia myöhemmin joululahjana Harryn ensimmäisenä kouluvuonna.
Bu filmle ilk kez Çin hükümeti Yasak Şehir'de film çekimine izin vermiştir.Elokuva oli ensimmäinen, jolle saatiin Kiinan hallitukselta lupa kuvata Kielletyssä kaupungissa.
Türkiye, Rusya'ya nota vermiştir.Turkki varoitti Venäjää tästä.
EuroGamer ise oyuna 10 üzerinden 8 puan vermiştir. ^Eurogamer antoi pelille 8/10 pistettä.
Parkison hastalığına ilk yakalanan kişidir ve parkinson hastalığına ismini vermiştir.Hänet muistetaan parhaiten miehenä, joka antoi nimensä Parkinsonin taudille.
Ailesi ona Dustin ismini aktör Dustin Farnum'dan esinlenerek vermiştir.Hänet nimettiin mykkäelokuvanäyttelijä Dustin Farnumin mukaan.
Russell sonraları Dora’nın eşliğinde Pekin’de bir yıl felsefe dersleri vermiştir.Russell luennoi Pekingissä filosofiasta vuoden ajan.
Fitzgerald son kaydını 1989'da yapmış, 1991 yılında da son konserini vermiştir.Viimeisen levytyksensä Fitzgerald teki 1989 ja viimeisen konserttinsa 74-vuotiaana 1991.
II. Antiokhos kente karısı Laodikeia'nin adını vermiştir.Kaupunki sai nimensä Antiokhos II:n vaimon Laodikeen mukaan.
Gerekli vergileri vermişmi?He saivat peruspalkkaa.
Ertesi gün onun azledilmesine karar vermiştir.Seuraavana päivänä se esitti maihinnousua.
Kendisi ölçüsünde güçlü olan bu kişinin yaşaması gerektiğine karar vermiş.Ja ajattelin itsekseni, että tällä miehellä on tahdonvoimaa.
Kaptan Liu Buchan geminin deniz musluğunun açılarak batırılması emrini vermiştir.Lopulta kapteeni Liu Buchan määräsi laivan upotettavaksi.
1988'de teknik üniversite kendisine fahri doktor unvanını vermiştir.Vuonna 1988 oppilaitos myönsi hänelle tekniikan kunniatohtorin arvon.
2001 yılında DeLange, Livin' on Love adlı Tur'a başladı, kendi ülkesinde çeşitli yerlerde konserler vermiştir.Vuonna 2001 DeLange aloitti Livin' on Love -kiertueen kotimaassaan.
İlçe dışarıya çok göç vermiştir.Alkukaudesta maaleja syntyi paljon.
Beşiktaş, CAS'a itiraz etmiş, fakat CAS da aynı kararı vermiştir.Tšernova valitti CAS:n päätöksestä, mutta CAS hylkäsi valituksen.
King Kong filminde Kin Kong'a hayat vermiştir.Elokuva sai jatko-osan King Kong elää.
Orada, Grandük II. Ferdinando' de Medici onu matematiksel kitap almak için bir burs vermiş.Siellä Ferdinando II de' Medici antoi hänelle apurahan matemaattisen kirjallisuuden hankkimista varten.
10 Temmuz 1911 tarihinde ise Kral V. George donanmaya "Avustralya Kraliyet Donanması" unvanını vermiştir.Kuningas Yrjö V vahvisti 10. heinäkuuta 1911 nimen Kuninkaallinen Australian laivasto (engl.
İstemeyerek de olsa asasını Voldemort'a vermiştir.Hän välitti tietoja Voldemortille.
Sanatçı Luciano Pavarotti Vakfı ile Luciano Pavarotti anısına çeşitli konserler vermiştir.Tämän jälkeen hän teki useita konserttiesiintymisiä Luciano Pavarottin kanssa.
Bu kısa sürede olumlu sonuçlar vermiştir.Tämä johti aika nopeasti hyviin tuloksiin.
Kaptan James Cook 1770 yılında York adını vermiştir. ^ ıpsf.comKapteeni James Cook julisti alueen Britannian omaisuudeksi vuonna 1770.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Luonnollisesti kysyjä esitti oman vastauksensa, joka oli myönteinen.
Grup, turne boyunca 200 konser vermişti.Yhtye soitti silti 200 konserttia vuonna 1967.
Tüm bunlar olurken Anya ve Xander, ilişkilerinin tamamen bittiğine karar vermişlerdir.Vaikka kaikki tietävät jo, Jenny ja Shane yrittävät pitää suhteensa salaisena.
Ruslar çekilirken tahıl yığınlarını ateşe vermişlerdi.Venäläiset polttivat Porvoon.
Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”Sitten johtaja vain ilmoittaa vangille: ”Teillä oli huono tuuri, vai mitä?
Fransa'daki Champagne-Ardenne bölgesine ve Ardennes iline ismini vermiştir.Siellä sen mukaan on nimetty Champagne-Ardennen hallintoalue ja Ardennesin departementti.
Hindistan Pakistan'ın bu tutumuna karşı saldırı başlatarak karşılık vermiştir.Pakistan ilmoitti kostavansa, jos Intia hyökkää.
Dylan'ın anne-babası ünlü olması dileğiyle ona ünlü şair Dylan Thomas'ın adını vermişlerdir.Dylan sai nimensä runoilija Dylan Thomasin mukaan.
Şehre Monte San Giuliano ismini vermişlerdir.Normannivallan aikana kaupunki sai nimen Monte San Giuliano.
Nüfus, Paris'e göç vermiştir.Bảo Đại jäi asumaan Pariisiin.