"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.Când a fost întrebată dacă crede în viața de apoi a răspuns că „Da; cred că da”.
Bu gruplara üçlüler adını vermiştir.El a denumit aceste grupe "triade".
Ettinger, 1999 yılı ile birlikte orkestra şefliğine ağırlık vermiştir.În 1999 Levine acceptă postul de dirijor șef al orchestrei, pe care îl va deține până în 2004.
Bir zamanlar kenti ziyaret eden müzisyen, tiyatroda bir resital vermiş.Data viitoare când Hitler a văzut-o i-a dat câteva bilete la teatru.
Köy çok fazla göç vermiştir.Satul avea multe prisăci.
Olayın ardından Türk Silahlı Kuvvetleri, yeni angajman kuralları çerçevesinde karşılık vermiştir.După război, Patriarhia Ecumenică reorganizează eparhiile în conformitate cu noua realitate teritorială.
Ona babası vermişti.Apoi ea l-a condus la tatăl său.
Ribbentrop, bu işlemin, askeri harekatla aynı anda başlaması talimatını vermiştir.Dzerjinski avertiza că această operațiune este doar începutul.
Karacaoğlan ve Erzurumlu Emrah güzel örneklerini vermiştir.Muazzez İlmiye Çığ, născută Muazzez İlmiye İtil, (n.
Hristiyanlık inancına göre İsa, insanların günahlarının bağışlanması için çarmıhta bedenen can vermiştir.Conform învățăturii creștine, Iisus a plătit prețul de răscumpărare pentru păcatele oamenilor pe cruce.
Dayısı ona İngiltere'de büyük arazileri hibe olarak vermişti.A fost totuși convins că Dumnezeu îl chema la o misiune mai mare în Anglia.
Bu savaşta Hariciler ezici bir yenilgiyle karşılaşmış ve büyük kayıplar vermişlerdir.În bătălia care a urmat, americanii au ieșit victorioși, dar cu mari pierderi umane.
2015 yılında havalimanı 10,424,663 yolcuya hizmet vermiştir.În 2015, aeroportul Bacău a procesat 364.492 de pasageri.
Kızına Sabrina Sakae adını vermiştir.Află că pe fată o cheamă Sakura.
Figaro Marcellina'dan borç para almış ve bunu zamanında geri ödeyemezse onunla evlenmeye söz vermiştir.Iar dacă Figaro nu plătește la timp suma de bani, el trebuie să se căsătorească cu Marcellina.
Midas artık bıkkınlıkla kulaklarını kestirmeye karar vermiş ve kulaklarını kestirmiş.Van Gogh s-a întors acasă și și-a tăiat urechea complet.
Game Informer dergisi editörü Matt Miller oyunun mimarisini ve grafiklerini överek oyuna 8/10 vermiştir.Matt Miller de la Game Informer i-a acordat jocului o notă de 8.25/10.
Uzun yıllar yazlık konut olarak kullanılan villa, kısa bir süre de Karadağ Sefareti olarak hizmet vermiştir.Locuința, botezată „Vila Negoiu”, va servi ca reședință de vară pentru familie pe tot parcursul vieții.
Menderes ise şu soruyla cevap vermişti: “Başbakanın yakasına yapışıyorsun, bundan büyük hürriyet olur mu?”M-au întrebat atunci: «Clădirea fostei prefecturi vă convine?»
1992'de firma %100 özel bir firma haline dönüşerek sivil üretime ağırlık vermiştir.Compania a fost privatizată în anul 1999 prin licitație publică deschisă devenind privată apoi 100%.
Bu yolda vermişiz seri...În ghiara lor...
Bu yüzden hükümdarlık asasını oğluna vermişti.A fost regentă pentru fiul ei.
Diocletianus tarihçiler tarafında Üçüncü Yüzyıl Krizi (235-284) olarak bilinen döneme son vermiştir.Criza secolului III se consideră că a luat sfârșit cu Dioclețian (284-306).
GamesRadar'dan Lorenzo Veloriafrom oyuna 3.5/5 vermiştir.David Roberts de la GamesRadar i-a acordat jocului o notă de 3 din 5.
Bizanslılar mancınıklarıyla Grek ateşi atmışlar ve Osmanlılara büyük zarar vermişlerdir.Roșiii și Albii au concurat în declarații incendiare, și s-au arătat gata de violență radicală.
Bu amaçla IEA üyeleri bir Uluslararası Enerji Programı'nın oluşturulmasına karar vermişlerdir.Acestea formează o rețea de creare a proiectelor internaționale.
Bankanın bütün parasını Hitler'in emrine vermişti.Toată puterea legislativă a fost transferată în mâinile guvernului lui Hitler.
Tanyu onları Tanrı'ya sunmaya karar vermiş.Yūsuf s-a rugat lui Dumnezeu să-i ceară ajutor.
Bölüm Sonu Canavarı ise 7.4/10 puan vermiştir.Densitatea speciei ajunge până la 7,4-10 perechi cuibăritoare/10 ha.
Doktor da "Hayır, etmiyorsun." yanıtını vermiştir.Spune tu, am mințit? - Nu, dom' șef, n-ați mințit - răspunse acarul.
Bölgesel amatör şampiyonluğunda çok iyi sonuçlar vermiştir.Și în Liga Campionilor Inter a avut un parcurs remarcabil.
AllMusic 5 üzerinden 4 puan vermiştir.Allmusic a oferiat materialului 4 puncte din maximul de 5.
Lundy, adını İngiliz Deniz Bölgeleri'nden birine vermiştir.Numele de Feroe este dat și unei regiuni maritime britanice.
GameSpot 10 üzerinden 8.8 puan vermiştir.Valoarea lui gamma a fost de -0,08.
Okul, ilk mezunlarını 1967 yılında vermiştir.1 Buzău pe care îl absolvă în 1967.
Bu bölümde, oyuncuya kendi oyun senaryosunu yaratma imkanı vermiştir.Autorul își imaginează posibilitatea de a scrie o piesă de teatru.
Holmes, kariyerine bir üniversite öğrencisi iken başlamaya karar vermiştir.După absolvirea facultății și-a început cariera pedagogică ca profesor de liceu la Huși.
2016'da yine Star TV'de yayımlanan Hanım Köylü isimli dizide Cüneyt karakterine hayat vermiştir.În 2016, a dat viață personajului lui Cüneyt din serialul TV Hanım Köylü, care a fost difuzat și la Star TV .
Nef'i de buna karşılık olarak; diyerek cevap vermiştir.Ebből származik a négerez(ik) szó.
Cesàro, 1887'de (C, n) toplamasını tanımlamaya çok yaklaşmış ama sınırlı sayıda örnekler vermiştir.1887-ben Cesàro már közel volt a (C, n) sorozat definiálásához, de mindig csak néhány példája volt.
O'Sullivan sol eliyle Robidoux'un mücadelesine daha iyi dayandığı yanıtını vermiştir.O’Sullivan válasza erre az volt, hogy jobban tudott bal kézzel játszani, mint Robidoux jobbal.
İlk konserini isimsiz bir grupla bir Sinagog içerisinde vermiştir.Első koncertjét egy névtelen zenekarral egy zsinagóga alagsorában adta.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Az asszony pletykák egész sorára adott okot kijelentéseivel.
Frank Kralı Arnulf, 875 yılında Salzburg başpiskoposuna şehri vermiştir.Arnulf keleti frank király 875-ben a várost a salzburgi érseknek adta.
Dünya çapında yürütülen kurtarma çalışmaları başarılı sonuçlar vermiştir.Világszerte a visszatelepítési programok sikerrel járnak.
MÖ 50'de Pompey'e elçi olarak hizmet vermişti.50-ben urát képviselte Pompeiusnál.
Eylül 2010'da Åkerfeldt yeni bir albüm hazırlığında olduğu müjdesini vermiştir.2010 szeptemberében Åkerfeldt azt állította, hogy készítenek egy új albumot.
Diye cevap vermiştir.Máris válaszolt.
Dylan'ın anne-babası ünlü olması dileğiyle ona ünlü şair Dylan Thomas'ın adını vermişlerdir.Dylan nevét a híres költő, Dylan Thomas után kapta.
Bu okul, Hristiyanlık temelinde eğitim vermiştir.Céljuk a diákság keresztény alapokon való tanítása.
Çünkü bu durumun sonucunda meydana gelen iç savaşlar ülkeye büyük zarar vermişti.Az új fegyverek miatt a háború elég kártékony volt az országra nézve.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.A maradás mellett döntöttek.
Ruslar yaklaşık 6,000 kayıp vermiştir.Az oroszok mintegy 26 000 embert veszítettek.
Pelé, ona, FIFA 100 listesinde de yer vermiştir.Ezt a listát Pelé állította össze a FIFA 100. születésnapjára.
Tüm bunlar üzerine TSK karşılık vermiştir.Az FTC minden profitból részesedik.
Glaedr Eragon'a Eldunarí'sini vermiştir.Gladr Eragonnak adja Eldunaríját, mielőtt szétválnának.
Wertheimer bu duruma Phi Fenomeni adını vermiştir.Wertheimer phi-jelenségként definiálta az említett illúziót.
Bern’deki ev satılmış ve 3 küçük erkek çocuğunu başka arkadaşlarının yanına vermişti.Feladták a berni lakást, a gyerekeket pedig barátoknál helyezték el.
Yaklaşık 25 yıl Londra'daki University College'da ders vermiştir.Nagyjából 15 éven át tanított a londoni felnőttképző intézetben.
İspanyollar ona El Bosco adını vermişti.Ezt a spanyolok ingujjnak, las mangas-nak hívták.