Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birçok kez de bu işler için para toplamış ve bağış vermiştir.Této aktivitě věnoval veškerou péči a finanční prostředky.
Federaller ise kuzey cephesine ağırlık vermiş durumdadır.Severní svahy se svažují přímo do Váhu.
Ayrıca asa yapıcısı Ollivander da yadigarlar hakkında bilgi vermiştir.A také jsem pochopil, proč asi má vydavatel přezdívku ČUŇAS.
Ama bir kere söz vermiştim.Jak už jsem jednou řekl.
Sofokles bu oyununda karakterden çok konuya ağırlık vermiştir.Ptolemaios měl prý v tomto díle zveličovat vlastní význam.
Dylan'ın anne-babası ünlü olması dileğiyle ona ünlü şair Dylan Thomas'ın adını vermişlerdir.Ve své autobiografii Dylan přiznal, že ho ovlivnil básník Dylan Thomas.
Bu yolda vermişiz seri...Vedle sebe šli jsme dálnou poutí...
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.Patrick mu pak věnoval svá raná díla.
İlçeden geçen karayolu uzun yıllar boyunca insanlara hizmet vermiştir.Peruánská Světlá stezka držela lidi desítky let v otroctví.
Bu arada Yezid'in ordusu da çok fazla kayıp vermişti.Část civilistů z Jamit navíc odešla již předem.
New York'ta Columbia Üniversitesi'nde elektronik müzik üzerine ders vermiştir.Ari promoval na New York University v oboru elektronická hudba.
Ayrıca aynı birlikler 1919 yılında Bavyera Sovyet Cumhuriyeti'ne de son vermişlerdir.Byly také použity k rozvrácení Bavorské republiky rad v roce 1919.
The Velvet Underground grubunun ilk albümünde yer alan bir şarkıya adını vermiştir. ^Hudbu k filmu vytvořila skupina The Velvet Underground.
Pearson 1986'da aktif yarış kariyerine son vermiştir.Aktivního závodění v letecké akrobacii zanechal v roce 1986.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Na inzerát zareagoval a obratem se mu dostalo kladné odpovědi.
Köy 1990 sonrası yoğun bir şekilde göç vermiştir.Po roce 1990 se však vesnice začala úspěšně rozvíjet.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."Pacea fie asupra mea, în ziua când m-am născut, în ziua când voi muri, în ziua când voi fi sculat viu.
Japon gemisine verdiği işaretlerle civarda diğer Rus gemilerinin de bulunduğu bilgisini vermiş oldu.În schimb, ea a semnalat să informeze nava japoneză că există și alte nave rusești în apropiere.
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.Asupra satelor răsculate s-a abătut atunci o cumplită urgie.
Brezilyalı şarkıcı Roberto Carlos 2001 yılında konser vermiştir.Cântărețul brazilian Roberto Carlos a evoluat pe stadion într-un concert din 2001.
İş ve estetik arasındaki büyük bir savaş," diye cevap vermiştir.O mare bătălie între afaceri și estetică.”
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Tocamai ce hotărâsem să merg înainte pe cont propriu și un alt „maestru” apare.
Cesàro, 1887'de (C, n) toplamasını tanımlamaya çok yaklaşmış ama sınırlı sayıda örnekler vermiştir.În anul 1887 Cesàro aproape a reușit să definească însumările (C, n), dar s-a limitat la câteva exemple.
Ayvazovski 600'ün üzerinde eser vermiştir, yarısından fazlası deniz manzarasıdır.Aivazovski a pictat peste 6000 de tablouri, mai multe de jumătate dintre ele fiind peisaje marine.
Red Hot Chili Peppers 2002 yılında stadyumda gerçekleştirilen The Way Tur By kapsamında bir konser vermiştir.Red Hot Chili Peppers a evoluat pe stadion în 2002 în cadrul turneului By The Way Tour.
GameSpot'tan Mark Watson oyuna 8/10 vermiştir.Mark Watson de la GameSpot i-a acordat jocului o notă de 8/10.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Învingătorii își strâng în jurul lor mai multe femele.
Avril Lavigne 2005'te Bonez Tour kapsamında, 40.000 kişi önünde konser vermiştir.În 2005 Avril Lavigne, în cadrul turneului Bonez Tour a evoluat aici în fața a 40.000 de fani.
Ama sorulara doğru cevap vermiştir.Voi ați răspuns hotărâți.
Gemideki herkes can vermiştir.E toată lumea la bord?
PWI kurulduğu yıldan bu yana güreşçilere yıllık ödüller ve unvanlar vermiştir.PWI a acordat premii și recunoștințe anuale de la înființarea sa.
Chiarini rock müzik kariyerinden yorgun düşmüş ve kendi Latin Amerikan orijinine geçişe karar vermiştir.S-a plictisit însă de muzica rock și a decis să exploateze originea sa latino.
Daha sonraki yıllarda, Shockley Stanford Üniversitesi'nde profesör olarak ders vermiştir.Spre sfârșitul vieții, Shockley a fost profesor la Stanford.
Roma Senatosu, M.Ö. 241 yılı için kendisin Promagistra yetkisi vermiştir.Senatul i-a oferit funcția de proconsul în 241 i.en.
Heavy metal grubu Iron Maiden 1996 ve 2004 yıllarında olmak üzere toplamda iki kez konser vermiştir.Formația heavy metal Iron Maiden a evoluat de două ori pe stadion: în 1996 și 2004.
IX. Louis bu haçlı seferi için Tunus'a hücum etmeye karar vermişti.Astfel, Ludovic și-a îndreptat a Opta Cruciadă împotriva Tunisului.
Otobiyografisine Doğrulukla Olan Deneyimlerimin Öyküsü adını vermiştir.Și-a intitulat autobiografia „Povestea experimentelor mele cu adevărul”.
Bitirme tezini "Ultrasonun Yol Açtığı Trombolitik Hareketlerin Artan Etkileri" üzerine vermiştir.Teza ei de senior a avut titlul "Efectele acțiunii trombolitice sunt datorită ultrasunetelor".
Byron, popüler erkek dergisi FHM 'e poz vermiştir.Lui Byron i-a fost luat un interviu și a pozat în populara revistă pentru bărbați FHM.
Özellikle Ankaraya göç vermiştir.A creat în special nuduri.
Ruslana yaşamını müzikle yönlendirmeye karar vermişti artık.În acea perioadă Ruslana a decis că își va dedica toată viața muzicii.
Eserlerini İngilizce dilinde vermiştir.Și-a tradus piesele în limba engleză.
Öte yandan Alman 6. Ordusu Stalingrad içindeki çatışmalarda büyük ölçüde zayiat vermişti.Armată a 6-a a suferit mari pierderi în timpul luptelor de la Stalingrad.
Ardından orduya katılmaya karar vermiştir.S-a hotărât după aceea să se înroleze în armata americană.
Diye cevap vermiştir.Da, i se răspunde.
Dionysius, geniş tereddüt içeren bir açıklama ile cevap vermiştir.Heidegger i-a răspuns cu o scrisoare de mulțumire destul de rece.
Yayımlanmış son özgün eseri 1965 tarihlidir ve son röportajını 1980'de vermiştir.Ultima sa lucrare publicată a fost scrisă în anul 1965, iar în 1980, autorul a acordat ultimul său interviu.
Bu okul, önceleri eğitimi bir barakada vermiştir.Studiile le-a făcut în acest oraș la o școală de prestigiu.
Lüksemburg, İsviçre jürisinin kendi adına oylamaya katılmasına izin vermişti.În plus, EBU a permis juriului elvețian să voteze și pentru delegația luxemburgheză.
Abbâsîler divana "Divan-üs Saltanat" ve "Divan-ül Adl" adını vermişlerdir.Intrările sunt notate cu ′ (prim), iar ieșirile cu ″ (secund).
Hawai'iloa bu adaya oğlunun adı olan Maui ismini vermiştir.Hawai'iloa a numit insula după numele fiului său, care la rându-i a fost numit după demizeul Māui.
Rumenler tarih boyunca kendilerine Rumen veya Romanyalı adlarını vermişlerdir.Locuitorii, totuși, și-au zis mereu romaioi, sau romani.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.Se gândește la retragere?
Ayrıca bu sanata yön vermiş sanatçıların da müzikleri kullanılabilir.Artiștii interpreți pot realiza și spectacole stradale.
Ayrıca Simoen müzik dersi vermiştir.A urmat Școala de Muzică din Sibiu.
Yaklaşık 450 eser vermiş olan Simenon, dedektif Maigret romanlarıyla 550 milyon okuyucuya ulaştı.Iezuitul Desbillons, profesor, va scrie 560 de fabule.
Sanatçı ayrıca, İtalya'da ve Türkiye'de çeşitli konserler vermiştir.Turneul a susținut concerte în Italia și Spania.
Ölüm ona gönülsüzce kendi görünmezlik pelerinini vermiş.Moartea îi oferă acestuia o pelerină ce-l făcea invizibil.
"Buhurcular" adlı Yörük Obasına da adını vermiştir.El este de asemenea și cel care le-a numit vase limfatice.
Bu yıllarda birçok sanatçıya hit olan şarkılar vermiş, vokaller yapmıştır.Aceasta este demonstratia pe care artistul ne-a făcut-o de-a lungul acestor ani.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod