Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından orduya katılmaya karar vermiştir.Rozhodli se tedy vstoupit do armády.
Yapıtları, başka sanatçılara da esin vermiştir.Dále se věnoval produkci i pro jiné umělce.
GameSpot 10 üzerinden 8.8 puan vermiştir.Jensen dala albu 8,8 bodů z deseti.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Cena byla na jejich počest nazvána Ansari X Prize.
Fairbank'ın cezaevindeki yaşam koşulları, sağlığına büyük zarar vermişti.Vazba ve věznici na Pankráci mu podlomila zdraví.
Soulmates Never Die, Placebo'nun 2003 yılında Paris'te vermiş olduğu konserin kayıtlarını içeren DVD'dir.Soulmates Never Die (Live in Paris 2003) je živý záznam koncertu kapely Placebo z pařížské Olympie.
Şöyle ki; joystiki yukarı çekersek pclere yukarı komutu vermiş oluruz.Hrajeme ji tak, že, když jdeme nahoru, máme na fis prostředníček.
Göktürklerin bir kağanlık kurması O'nun isteği ile olmuş, Türk milletine kağanını O vermiştir.Měšťanům pak předpověď z věže sděloval pomocí barevných praporků.
Mortimere ve Perçylerin isyanı kandine bu değişme fırsatı vermiştir.Rebelie Mortimera a Percyových mu brzy dá šanci přesně to udělat.
Her iki taraf da altmışar bin kişiden çok kayıp vermişti.Obě strany dohromady ztratili na 40 000 mužů.
Hodierna kızına kraliçenin onuruna Melisende ismini vermiştir.Alfonsova první dcera pak dostala jméno na počest královny Mercedes.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Tím zařídili, aby se už nikdy nevrátil.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.V dubnu 1944 nařídil deportaci 44 židovských dětí do koncentračního tábora Osvětim ze sirotčince v Izieu.
Hindistan savaşta Afgan hükümetine destek vermiştir.V rámci ukrajinské krize vláda podpořila ukrajinskou vládu.
Böylece kentin kuşatılmasına izin vermiş oldular.Lidé se obávali, že město bude obklíčeno.
1942-1948 yılları arasında A. Azimzade Azerbaycan Devlet Ressamlık Okulunda ders vermiştir.V letech 1942-1948 přednášel na Ázerbájdžánská státní umělecké škole A.
İlyas daha sonra bebeği Ganimet'e vermiştir.Lýsimachos dobyl Iónii.
Victor'a ilham vermiştir.Tím udělal dojem na Donnu.
Osmanlı Devleti Kuruluş Döneminde, Türkmenlere büyük önem vermiş, önemli mevkilere onları atamışlardır.V období založení Osmanské říše byl kladený velký důraz na přidělování důležitých pozic Turkménům .
Bu filmde başrolü, kardeşi Casey Affleck'e vermiştir.Hlavní roli ve filmu ztvárnil Casey Affleck.
Bölge nüfusunun büyük bölümü birliğin oluşturulması konusunda destek vermişlerdir.Výbor myšlenku zformování divize podpořil.
Kaptan Amerika'ya kalkanını babası vermiştir.Otec odjíždí vydělat peníze do Ameriky.
Ailesi ona büyük anneannesi Anna Marie'nin ismini vermiştir.Zde dostal své nové jméno bratr Nuno od Panny Marie.
1940'ta altın sistemi terk edilmiş ve savaş yılları sırasında markka yüksek enflasyondan kayıplar vermiştir.Zlatý standard byl zrušen roku 1940, kdy markka během Zimní války trpěla vysokou inflací.
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.Po útrpném zážitku si místo zapamatoval asi každý.
Mutasyonu ona üstün bir telepati ve telekinezi yeteneği vermiştir.Její znalosti jí umožňují používat telepatické a telekinetické schopnosti.
Oğuzlar kurdukları ilk devlete de Oğuz Yabguluğu adını vermişlerdir.Biskupové po sobě jmenovali své syny a ti zase své.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.O Beatles tedy již musel vědět.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.Na otázku "Věříš na lásku na první pohled?", odpovídá, "Dám ti vědět."
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.Rozhodl se v této zemi usadit.
Bankanın bütün parasını Hitler'in emrine vermişti.Ukázka z knihy Peníze od Hitlera.
Ona bu şansı o zamanki teknik direktörü Joe Royle vermişti.Na chvíli to vypadalo, že nový manažer Joe Royle bude mít úspěch.
Özellikle masonluk ile alakalı eserler vermiştir..Jeho články se zejména týkaly Hlučínska.
Biz sadece görüşmeler yapıyoruz şeklinde bir beyanat vermiştir.Označuje uskupení slov, které dohromady tvoří nějakou výpověď.
Gemideki herkes can vermiştir.Všichni na palubě zahynou.
Bu da mozaiğe önemli derecede hasar vermişti.Mnohem vážnější však byla ztráta Antiochie.
1924 Anayasası yargı yetkisini bağımsız mahkemelere vermiştir.1942 Nejvyšší soud potvrdil soudní pravomoci vojenského tribunálu.
İlk öğrencilerini 1993 yılında mezun eden fakülte günümüze kadar 600'ü geçkin mezun vermiştir.První studenti šestiletého gymnázia začali studovat v roce 1993.
Biz de Buradayız isimli sesli kitaba seslendirme ve tanıtımda destek vermiştir.Pomni, abys nezapomněl, že ve slovech pomněnka a domněnka se píše mně.
Otobiyografisine Doğrulukla Olan Deneyimlerimin Öyküsü adını vermiştir.Vydal vlastní autobiografii Pokus o kus pravdy.
Her zaman sevgiye daha çok önem vermiştir.Vždycky jsem toužil po lásce.
Eserlerinin büyük bir çoğunluğunu bu dönemde vermiştir.Během této doby vznikla podstatná část jeho díla.
Bu oluşum, Mart 1992'de patlak veren Bosna Savaşı'nda, Bosnalı mücahitlerin tarafında mücadele vermişti.V dubnu 1992 se v předvečer války v Bosně účastnil střetů v Bijeljině.
Yine aynı kayıtlara göre 250 Osmanlı Altını vergi vermiştir.Dva natáčecí dny v roce 1978 ji vynesly honorář 250 tiíc dolarů.
28 Ocak 2012 de iflasını vermiş, tüm uçuşlarını durdurmuştur.Germania vyhlásila 4. února 2019 konkurs a ukončila veškeré lety.
Daha sonraki yıllarda bir inşaat şirketinde çalışmış ve sonunda görevine son vermiştir.Jeho desetileté pokračování ve stavební činnosti a náruživý život ho nakonec přivedly do dluhů.
Bu muharebelerdekine benzer bir şekilde saldırmaya karar vermişti.Ona sama prý ale byla terčem podobných výhrůžek.
Karşılaşmada İspanya lehine bir penaltı vermiş, Ukrayna'yı 4-0 mağlup etmiştir.Do střetnutí nastoupil v základní sestavě, Ukrajina zvítězila 4:0.
Çünkü kontratımız bize yüzde yüz sanatsal kontrol vermişti.Celkově ohodnotil muzikál číslem 100 %.
Google ana merkezlerine "Googleplex" adını vermiştir.Jeho centrála se nazývá Googleplex.
Moskova'ya girmiş Napolyon'u öldürmeye karar vermiştir.Ti se přiznali, že měli v úmyslu Napoleona zabít.
Sonra Brolin filmde oynamaya karar vermiştir.Otázkou tedy zůstává, zda ve filmu hrál.
Sonrasında De Weldon Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşmeye karar vermiştir.Poté Welzl učinil „výlet“ do Spojených států.
Örneğin "yol"a gönül vermiş olana "tâlip" denir.Typickým způsobem přelezu je tzv. „žábování“.
Erken Rönesans döneminin dingin klasik tarzında eser vermiştir.Blížila se ke stylu raného klasicismu.
Köyde bu alan çok fazla gelişemediğinden çok fazla göç vermiştir.Kvůli omezenému prostoru se vesnice příliš nerozvíjela.
Daha sonra yıllarca yerel amatör maçlarda mücadele vermiştir.V dalších letech ho na domácí soutěž najímaly tovární týmy.
Barselona ile Berlin'de konserler vermiş ve Danimarka'da çeşitli televizyon programlarına katılmıştır.Jejich koncerty v Berlíně a Paříži byly vyprodané bez jakékoliv reklamy.
O, işte bütün bu temel koşullara, "yasaların ruhu" adını vermiştir.Pro něj tímto základním dokumentem byl Elohista, v pozdějších teoriích nazývaný „Kněžský kodex“.
Toplam 534 kişi can vermiştir.Její kapacita cestujících byla 534 osob.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod