Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Willie bu çantayı ona "pazara gitmesi için" vermiştir.ЇЇ новий батько відправляє її до Кореї із завданням ліквідувати «Весільну маску».
Fairbank'ın cezaevindeki yaşam koşulları, sağlığına büyük zarar vermişti.Перебування у львівській в'язниці погано вплинуло на його здоров'я.
Beş yaşında piyano çalmaya başlamış, yedi yaşında ilk konserini vermiştir.Почав грати на фортепіано у віці шести років, дав свій перший концерт у віці семи років.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Особливо сильно пошкоджено сам храм Ціму.
Köy, nüfusunun % 80'ini göç vermiştir.Сільське населення становить 80 % людей.
Ardından çabaları sonuç vermiş ve uyuşturucu ve alkolü bırakmıştır.Згодом, він повністю припинив вживати наркотики і алкоголь.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Відома як переможець конкурсу Ansari X Prize.
Ama sorulara doğru cevap vermiştir.Можна лише відповідати на прямі запитання.
Bu Türkmenlere de Şahseven adını vermiştir.Ми про це повідомили турків.
Genç kız da bunun üzerine evlenmemeye karar vermiş ve bütün taliplerini geri çevirmişti.Багато хлопців сваталося до неї, а вона всім відмовляла й відмовляла.
Daha sonra Türk vatandaşlığına geçmeye karar vermiştir.Згодом він визнав турецьку зверхність.
Tanyu onları Tanrı'ya sunmaya karar vermiş.Господь послав його до ізраїльтян оголошувати їм Божу волю.
7 Eylül 1971 tarihinde babasının ölümünden kısa bir süre sonra intihar ederek yaşamına son vermiştir.1 вересня наступного року він покінчив життя самогубством.
Çünkü kontratımız bize yüzde yüz sanatsal kontrol vermişti.Мій перший, де я на 100 % контролював творчий процес.
Gemideki herkes can vermiştir.Загинули усі, хто знаходився на борту.
Bu çocuklar Japonya'ya şeklini vermiştir.Тому як альтернативу вони вбачали JAPW.
Günümüze kadar ülke çapında tanınmış birçok mezun vermiştir.Відтоді в країні відкрилася значна кількість державних шкіл.
1992 yılında Maastricht Anlaşması'na karşı çıkmış ve referandumda hayır oyu vermiştir.У 2002 році він був схвалений на референдумі і отримав фінансування.
Super Junior tüm dünyada 100 konser vermiş ilk Koreli sanatçıdır.Super Junior стали першим корейським гуртом, що відіграв 100 концертів (у тому числі й поза Азією).
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.Порадившись, вирішили тут жити.
1988'de teknik üniversite kendisine fahri doktor unvanını vermiştir.У 1988 році університет присвоїв йому звання почесного доктора літератури.
Son zamanlarda film çalışmalarına ağırlık vermiştir.Останнім часом повністю присвячує себе роботі композитора.
Acaba köylüler Mangışlak dedikleri yere niçin bu adı vermişlerdir?Чому ці частини села називаються саме так?
Çünkü bu durumun sonucunda meydana gelen iç savaşlar ülkeye büyük zarar vermişti.Наслідки громадянської війни опинилися жахливими для країни.
Giyime ek olarak Klein adını parfüm, saat ve mücevherlere de vermiştir.На знак цього Йонатан подарував Давидові свій одяг, пояс, меч та лук.
Her ülke favori şarkısına 24 puan vermiştir.Дванадцять очок отримує улюблена пісня.
Sami, buna roman basılmadan önce okumak şartıyla izin vermiştir.Рекомендується читати після прочитання роману.
35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir.У 53 році помер за неясних обставин: або від хвороби, або внаслідок отруєння.
Ancak Peru'nun eski halkı göle "And Kedisi Gölü" anlamında Chinchaycocha adını vermiştir.Самі ж морські котики називали свої гранатомети «China Lake».
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.З неї сочиться готовий напій.
Bu yemeğe "taco" adını İspanyollar vermiştir. ^Ці рулони іспанці називали «сигаро».
Kendisini deliliğin sınırına sürükleyen kaygısı, sanatına yön vermiştir.Відчуття необмеженої влади довело його майже до божевілля.
İlçede iş potansiyelinin azlığı sebebiyle çok göç vermiştir.Твору пощастило, бо на його користь спрацювало декілька обставин.
Oğlunun ismi Ali Nejattır. Neco oğluna kendi ismini vermiştir.Неко дав синові своє ім’я Його сина звуть Алі Неят.
Uzun yıllar yazlık konut olarak kullanılan villa, kısa bir süre de Karadağ Sefareti olarak hizmet vermiştir.Вілла, яка багато років використовувалася як дача, служила протягом короткого часу посольством Чорногорії.
Anna Dalassini buna izin vermiş ancak Kosmas'ı istifaya zorlamıştır.Anna Dalassena s tím souhlasila, ale donutila Kosma odstoupit.
Ruslar yaklaşık 6,000 kayıp vermiştir.Rusové ztratili na 6 000 mužů.
Papa misyonerleri gönderme konusunda onay vermiştir fakat ticaret konusunu İspanya Kralı'na bırakmıştır.Papež souhlasil s vysláním misionářů, ale rozhodnutí o obchodě ponechal králi Španělska.
Ölüm ona gönülsüzce kendi görünmezlik pelerinini vermiş.Smrt mu tedy velice neochotně věnovala svůj neviditelný plášť.
Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.Prakticky každá rodina žijící na ostrově ztratila v bouři alespoň jednoho svého člena.
Ona babası vermişti.Koupil mu ji jeho otec.
Onların yakılmaları caiz bulan fetva vermiştir.Epakta udává staří měsíce (počet dní od novoluní).
Horowitz 1922-1923 sezonunda, tek başına Petrograd'da 11 farklı programda 23 tane konser vermiştir.V letech 1922–1923 v Leningradu sám provedl 23 koncertů s 11 různými programy.
VHDL’in o zamanlarki yükselen başarısı karşısında Cadence, dili standardlaştırmaya açmaya karar vermiştir.S rostoucím úspěchem VHDL se Cadence rozhodla vytvořit jazyk pro otevřenou standardizaci.
1941 yılında Frissell, Amerikan Kızıl Haçı'nda fotoğrafçı olarak gönüllü hizmet vermiştir.V roce 1941 dostala Frissellová nabídku na fotografické služby od Amerického červeného kříže.
Omurgasızların birçoğunda formül, anlamsız (belirli bir kurala uymayan) sonuçlar vermiştir.Což rozzuří spoustu obyvatel, kteří čekali na peníze.
2005 yılında Uluslararası Havalimanları Konseyi 1 Milyon Yolcu altında En İyi Havalimanı ödülünü vermiştir.V roce 2007 jej Mezinárodní rada letišť (ACI) ocenila jako nejlepší letiště pod 1 milion cestujících.
Bu yerleştiği yere, yerden yükselen jeotermal buharlar nedeniyle Reykjavík (Duman Körfezi) adını vermiştir.Místo bylo pojmenováno Rejkjavík (záliv Kouře), kvůli geotermické páře stoupající zde ze země.
Şehre Monte San Giuliano ismini vermişlerdir.Město bylo nově pojmenováno Monte San Giuliano (Hora sv. Juliána).
5 yaşındayken ailesi asıl milliyetleri olan Yeni Zellenda'ya dönmeye karar vermiştir.Když mu bylo pět let, jeho rodina se rozhodla vrátit na Nový Zéland.
Kanye West, 2008 yılında çıkardığı albüme 808s & Heartbreak adını vermiştir.Na tomto albu Kanye West pracoval od vydání svého předchozího alba 808s & Heartbreak v roce 2008.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Nejprve se vyučovalo po jednotlivých domech.
Zamanla başka köylerden göç almış ve göç vermiştir...Postupem času kupoval další vesnice či jejich díly.
Apollon bu kıza gönül vermişti.Drakon na onu dívku plivne jed.
Bazı ülkeler kullanımına izin vermiş olsalar da bazıları yasaklamışlardır.Některé státy jej povolují, jiné zakazují.
Mektuplaşmaya söz vermişlerdir.Děkuji ti za tvůj dopis.
Daha sonraları bu nedenle Romalılar bu bu bölgeye Magna Graecia (Türkçe: Büyük Yunanistan) adını vermişlerdir.Tato oblast byla proto později nazývána Magna Graecia („Velké Řecko“).
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Požádali o dosazení nového faráře.
Vermiş olduğumuz mücadeleye göre madalya almaktayız.Dvořák: budeme rádi za každou medaili .
Mahkûm ve esirlere şahsen işkence yapmıştır, ayrıca 40.000 kişinin ölüm emrini vermiştir.Je zaznamenáno, že osobně a s velkým potěšením mučil vězně a je zodpovědný za smrt přibližně 4 000 lidí.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod