Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fransız yetkililer bu düz çizgili yola Axe Historique adını vermişlerdir.Deze lijn wordt de Axe historique genoemd.
Ölüm ona gönülsüzce kendi görünmezlik pelerinini vermiş.Met tegenzin geeft de Dood hem zijn Onzichtbaarheidsmantel.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Met deze vlucht won Scaled Composites de Ansari X Prize-wedstrijd.
Yediği şeytan meyvesi ona kuma dönüşme ve kum üretip kontrol edebilme özelliğini vermiştir.En een boerin, die hem onheus had behandeld, leent hem haar landbouwtrekker.
Üsküdar'daki Toptaşı semtine adını vermiştir.Zijn redder in nood noemt Sempei.
İlk mezunlarını 1892 yılında vermiştir.De eerste lessen werden gegeven in 1892.
Arthur burada Albion için son savaşını vermiştir.Arthur neemt deel aan het laatste gevecht met Dracula.
Ruslar yaklaşık 6,000 kayıp vermiştir.De Russen verloren ongeveer 2000 man.
Deprem Stel Ormanı'ndaki stellerin birçoğuna hasar vermiştir.De aardbeving vernielde vele van de Stelen van Stele Woud.
Yine Romalılar da 100 libra'ya bir talent adını vermişlerdir.De Romeinen verdeelden een talent in 100 libra, de Egyptenaren in 80 libra.
Bu kısa sürede olumlu sonuçlar vermiştir.Al snel bereikte hij goede resultaten.
Bunun üzerine 10 yaşındaki oğlunu vermeye karar vermiştir.Hij had toen ontucht gepleegd met een 10-jarig jongetje.
On erkek çocuğu bulunan Ömer Ziyâeddîn bunlardan ikisine irşad izni vermiştir.Van Sassen was gehuwd en had tien kinderen (twee dochters en acht zonen).
Bu arada Katerina'ya bir evlilik sözü vermiştir.Het was van hieruit dat hij Kathleen in een brief ten huwelijk vroeg.
İlmiyle, fikirleriyle Kosova’da araştırmacı ve yazarlara da yön vermiştir.Varkens in Nood heeft vanaf haar oprichting samengewerkt met schrijvers en opinion leaders.
Ialá dört saatlik sorunun ardından eylemine son vermiştir.Zij wilden graag hun termijn van vier jaar uitzitten.
Boeing firması 747'yi Pan Am'a 1970 yılında teslim etme sözü vermişti.Boeing ging ermee akkoord om de eerste 747 aan Pan Am te leveren in het najaar van 1969.
Bu tablolarda zaman zaman poz vermiş kadınlara da rastlanır.Ook op schilderijen uit die tijd zie je vaak vrouwen met een parasol lopen.
Türk Hava kuvvetlerinde F-104G, TF-104G, F-104S, CF-104A ve CF-104D modelleri hizmet vermiştir.Hiervoor werden de voorste rompdelen en avionica gebruikt van resp. de TF-104G, de RF-104G en de F-104S.
Ama bir kere söz vermiştim."Ik mocht het wel een keertje proberen.
Pam ona gelecek hakkında umut vermiştir.Hij vraagt Marfa hem de toekomst te voorspellen.
Ayrıca 3 kez Tophane Müşiri olarak hizmet vermiştir.Zelf was hij drie keer consul.
Geçmişte hizmet vermiş olduğu bina bugün lüks bir alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.De oude stationshal is tegenwoordig in gebruik als winkelcentrum.
YouTube başarılı müzisyenlerin yetişmesine olanak vermiştir.De oprichting van een jeugdorkest zorgt ervoor dat de jonge muzikanten op eigen tempo kunnen groeien.
O muhteşem bir kadın ve gerçek bir ilham kaynağıydı." şeklinde demeç vermiştir.Voorbeeld: "Jij bent een ongelofelijk knappe meid – je zou een model moeten worden."
Yapıtları, başka sanatçılara da esin vermiştir.Hij schrijft en produceert ook voor andere artiesten.
Hemen yerleşmeye karar vermişler.Onmiddellijk vond de verhuis plaats.
Programın başarısı kendisinden sonra beş seriye ve on televizyon filmine olanak vermiştir.Het succes van het programma leidde tot vijf nieuwe televisieseries en elf films.
Internette sansür ortak platformuna destek vermiştir . ^ Alexa TurkeyHet blijft een benadering op basis van een steekproef. (en) Alexa Internet
Ayrıca Sagawa'nın suçu the Strangles'ın 1981 yılında yayınlanan "La Folie" şarkısına da ilham vermiştir.The Stranglers schreven in 1981 het nummer "La Folie", naar aanleiding van Sagawa's daad.
Hilderic, Vandal başkenti olan Kartaca'da yeni bir Katolik Hristiyan piskoposu tayin edilmesine izin vermişti.Hilderik stond toe dat een nieuwe katholieke bisschop werd geïnstalleerd in de Vandaals hoofdstad Carthago.
Gemideki herkes can vermiştir.Iedereen aan boord laat het leven.
300 den fazla konser vermiştir.Hij heeft meer dan tweeduizend concerten gegeven.
Fırlatıcı dört geçersiz atış yaparsa, vurucuya birinci kaleye yürüme hakkı vermiş olur.Heeft de werper vier keer wijd gegooid, dan mag de slagman vrij naar het eerste honk lopen.
Kaptan James Cook 1770 yılında York adını vermiştir. ^ ıpsf.comKapitein James Cook gaf de rotspunt in 1770 haar naam.
IGN, oyuna 10 üzerinden ``inanılmaz`` anlamına gelen 9,5 puan vermiştir.IGN beloonde het spel met een 9.5/10.
Türk Dil Kurumu bu nedenle Beşiktaş kulübüne ödül vermiştir.Daarom werd hij uitgeleend aan de Turkse club Eskişehirspor.
Fakat motorlar bugüne kadar çeşitli arızalar vermiştir.Deze motoren leverden nog weleens ongemakken op.
Bu oylamada çıkan sonuca göre de ülke eski bayrağın kullanılmaya devam edilmesi yönünde karar vermiştir.Om deze reden werd dan ook het referendum gehouden dat leidde tot de aanname van de huidige vlag.
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.Als gevolg verzamelt zich een boze menigte voor Haqqani's schuilplaats.
Bu teklifini bildirmiş ve o da olumlu yanıt vermiştir.Zijn vraag werd gunstig beantwoord.
New York'ta Columbia Üniversitesi'nde elektronik müzik üzerine ders vermiştir.In New York studeerde hij muziek aan de Columbia-universiteit.
İlk olarak evlerde özel ders vermiştir.Aanvankelijk kreeg ze thuisonderricht.
Güvenli olduğu için Güvenli adını vermişler.Als reden werd zijn gezondheid genoemd.
Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir.Haar man overleefde haar twintig jaar.
Kendini daha çok kitaplara ve araştırmalara vermiştir.Hij wijdde hier meerdere boeken en lezingen aan.
Dolayısıyla bundan sonraki seyahatlerini Doğu’ya yapmaya karar vermişti.Daarvoor moeten ze op reis naar het Midden-Oosten.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.De tempel werd ernstig beschadigd.
Yine de başka kaynaklarda bulunmayan birçok ayrıntıya yer vermiştir.Daarnaast moet hij ook nog over andere bronnen hebben kunnen beschikken die vandaag de dag verloren zijn.
Bu dürbün galile teleskopu olarak da bilinir ve 1609'da geliştirmiş ve kendi ismini vermiştir.Dit kwam Galilei ter ore, en hij bouwde vervolgens in 1609 zijn eigen telescoop; een lenzenkijker.
Botanik detaylara büyük önem vermiştir.De serafijn is met veel aandacht voor details geëmailleerd.
Ben ona talim-terbiyye vermiş ve bu seviyeye ulaşılmıştır".Dan verwierf hij adeldom en werd hij in de orde opgenomen.
Fakat deneyle uğraşan kişiler farklı bir şey yapmaya karar vermişlerdir.De mannen vonden het tijd om ieder wat anders te gaan doen.
Lüksemburg, İsviçre jürisinin kendi adına oylamaya katılmasına izin vermişti.Luxemburg liet de Zwitserse jury voor zich stemmen, het land waarvan de inzending won.
Babasının kendisine uzun yıllar önce vermiş olduğu taştan bir kâğıdı tutuyordur.Hij vond een schilderskist die hij jaren eerder van zijn oudere zus had gekregen.
1986'dan itibaren 17 yıl boyunca Kahire'deki Amerikan Üniversitesi'nde sosyoloji dersleri vermiştir.Rond 10.000 foto's van Van Leo worden sinds 1998 bewaard in de Amerikaanse Universiteit in Caïro.
Sandığı Cléante'nin uşağı La Flèche bulmuş ve efendisine vermiştir.Dit gaat zó ver, dat hij La Flèche, de bediende van Cléante ontslaat.
Taker Vince'e bu şekilde mesaj vermişti.Met deze rol werd Vincent het bekendst.
Grup 2009 yılında müziğe ara vermiştir.De ep kwam uit in 2009 bij Period Music.
Hoşlarına giden bu içkiyi üretmeye karar vermişlerdir.Hierdoor mochten ze de beker houden.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod