Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.Nesse mesmo ano, Renato lançou o livro Meus Caminhos.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Elas argumentam, a ponto de acabar com sua amizade.
Abbâsîler divana "Divan-üs Saltanat" ve "Divan-ül Adl" adını vermişlerdir.Orações reduzidas de gerúndio apresentam verbo no particípio (-ado, -ido).
1941 yılında Frissell, Amerikan Kızıl Haçı'nda fotoğrafçı olarak gönüllü hizmet vermiştir.Em 1996, Gunnell trabalhou como embaixadora da Cruz Vermelha em Angola.
Felsefe eğitimi görmüş, Bari Üniversitesi ve Pavia Üniversitesi'nde hukuk felsefesi dersleri vermiştir.Licenciado em Filosofia, ensinou Filosofia do Direito nas Universidades de Bari e de Pavia.
Carlisle gibi o da insan yaşamına değer vermiş ve hiçbir zaman insan kanıyla beslenmemiştir.Diferente da família Cullen, ele ingere sangue humano como comida.
Bazı ülkeler birçok servisi bir numarada toplamıştır, bazıları ise hizmetlere ayrı numaralar vermiştir.Alguns países tinham mais de uma equipe e alguns foram misturados com os outros para completar o número.
Nehre “Río Santa María de la Mar Dulce” adını vermiştir.«Região Hidrográfica do Rio Santa Maria do Doce».
Her gemiden altı kişi kayıp vermiş oldular.Todos os seis navios da esquadra espanhola foram perdidas.
Dudu kadın, kocasını ve iki oğlunu şehit vermiş bir anadır.Simão é um pobre sapateiro que tem uma mulher e dois filhos para sustentar.
"Tanrı'ya inanıyor musunuz?" sorusuna ise "Tabii ki inanıyorum." cevabını vermiştir.Quando perguntada se acreditava em vida após a morte, respondeu que "sim, acho que acredito".
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.O ministro da guerra inglês Lord Kitchner inicia recrutamento de soldados.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Ao fazer isso, eles esperavam atrair audiências mais amplas.
Wolverine ve X-Men (dizi), bu karaktere yer vermiştir.Em Wolverine and the X-Men (série) ele faz parte da equipe logo de início.
Roma ile ayrılmanın hemen öncesinde Papa ve kilise genel kurulu bir doktrin kararı vermişti.Até o rompimento com Roma era o Papa e os concílios gerais da Igreja que decidiam a doutrina.
Oylamada 14 ülke kabul oyu vermiş, sadece Çin çekimser kalmıştır.Enquanto Cunha conseguiu o apoio de catorze partidos, apenas quatro apoiaram Chinaglia.
Döşeme taşlardan oluşan bu yol Döşemealtı platosuna adını vermiştir.Esta área foi nomeada Ponto da Jangada Quebrada.
14 Mayıs 1948 yılında İsrail Devleti'nin kurulmasının ardından Arap-İsrail Savaşları patlak vermiştir.Em 14 de maio de 1948, Israel declarou a criação do Estado de Israel com base no Plano de Partilha da ONU.
Bir başka inanca göre de Nuh'un oğlu Yafes, kenti bularak kente adını vermişti.Outra tradição é que Jafé, filho de Noé, fundou a cidade e que foi nomeada para ele.
Romalılar ise E harfine şimdiki görünümünü vermişlerdir.Com os romanos, o S ganhou sua forma atual.
Havalimanı 2014 verilerine göre 18 milyondan fazla yolcuya hizmet vermiştir.Em 2014, o volume do aeroporto ultrapassou os quatro milhões de passageiros.
Fakültede mezuniyet öncesi öğrenim 1963 yılında başlamış ve ilk mezunlarını 8 Temmuz 1969 günü vermiştir.A Faculdade de Educação foi criada em 16 de dezembro de 1968, iniciando suas atividades em 1969.
Aşık olduğu bu adam bir denizcidir ve bir yolculuğa çıkıp bir yıl sonra döneceğine söz vermiştir.Ela muito agradecida, prometeu se casar com ele, desde que ele voltasse dentro de um ano.
Edebiyatçı Namık Kemal, birkaçı dışında eserlerinin tamamını bu dönemde Kıbrıs'ta vermişti.Steve Howe admitiu que o grupo como um todo estava inseguro musicalmente naquela época.
Handlen bölüme "A" notunu vermiştir.Ele concluiu sua resenha dando uma nota "B" para a obra.
Ayrıca 3 kez Tophane Müşiri olarak hizmet vermiştir.Foi também membro do parlamento por três vezes.
1969 ve 1989 tarihleri arasında Londra Üniversitesi'nde profesör olarak eğitim vermiştir.Nos anos 1969 e 1989, ele foi professor na Universidade de Londres.
Yaklaşık bir yıl sonra da dergi yayın hayatına son vermiştir.Exatamente um mês depois, a Câmara o afastou definitivamente.
Mahalleye ismini mahalleden geçen ince bir yol vermiştir.Havia uma estrada que dava acesso ao bairro com este nome.
Şişli semti ayrıca bulunduğu ilçeye de adını vermiştir.A cor fúcsia também lhe deve o seu nome.
Bakanlık sonrası iki yıl Harvard Üniversitesi'nde ders vermiş ve ayrıca çok sayıda deneme yayınlamıştır.A história termina com Elle se formando em Harvard dois anos depois e dando o discurso de formatura.
Bana biraz mola verin." yanıtını vermiştir.“Descansar”, eles responderam.
Bunlar hayvan testlerinde başarılı sonuçlar vermiştir.Este tratamento já está sendo testado em animais com resultados significativos.
1891’de ABD’de 90 günde 107 konser vermişti.Entre 1875 e 1876 apresentou 139 concertos, apenas nos Estados Unidos.
Ialá dört saatlik sorunun ardından eylemine son vermiştir.Eles terminaram (e voltaram) nada menos que quatro vezes.
Diye cevap vermiştir.Ze antwoordde:
Tıpkı babası gibi, seçimler sırasında oy verenlere rüşvet vermişti.Net als zijn vader kocht hij kiezers tijdens de verkiezingen om.
1993 yılında, Gagarina'nın babasının ölmesiyle beraber annesi Rusya'ya taşınmaya karar vermiştir.In 1993 stierf Gagarina's vader, waarna haar moeder besloot met haar gezin terug te keren naar Rusland.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Veel leden zeiden overigens weinig aanmeldingen van vrouwen te verwachten.
Ama sorulara doğru cevap vermiştir.Hij weet alle vragen goed te beantwoorden.
Ağustos 2006'da, Elle magazine babasının ünlü, kahverengi örme hırkası ve pijamalarıyla poz vermiştir.In augustus 2006 werd ze gefotografeerd voor ELLE Magazine in haar vaders beroemde bruine vest en pyjamabroek.
1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.Verder zette hij 44 Joodse kinderen uit het weeshuis in Izieu op transport naar Auschwitz.
Böylelikle onu dinlemek isteyenler için geniş bir mekânda konser vermiş olacaklardı.Daarna reisde hij rond, toespraken houdend tot wie luisteren wilde.
Gerekli vergileri vermişmi?Betaal ik te veel belasting?
Birçok asker Peleliu'nun mağara ve sahillerde can vermiştir.Veel soldaten stierven bij deze slag op de stranden en in de grotten van Peleliu.
Osmanlı denize, balık bolluğundan dolayı Balük Denis (Balık Denizi) ismini vermiştir.Daar werd hij gebeten door een griezelige vis uit de diepzee.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Daarom adopteerde zij ze alle vier zelf.
O bu icatlarına "Tanrı'nın Oyuncakları" (God's Toys) adını vermiştir.Ook is de schans bekend onder de naam "Zeigefinger Gottes" (de wijsvinger van God).
Yayımlanmış son özgün eseri 1965 tarihlidir ve son röportajını 1980'de vermiştir.Zijn laatste werk verscheen in 1965 en hij gaf zijn laatste interview in 1980.
Şubat 1971'de, sonrasında Liberteryen Parti olacak olan gruba kuruluşunda destek vermiştir.In 1971 zou hij zijn medewerking gaan verlenen aan de groep die later de Libertarian Party zou vormen.
Ayrıca bilimsel yöntem ve bilim felsefesinin diğer yönleri üzerine de birçok eser vermiştir.Hij schreef ook uitgebreid over de wetenschappelijke methode en andere aspecten van de wetenschapsfilosofie.
1940'ta altın sistemi terk edilmiş ve savaş yılları sırasında markka yüksek enflasyondan kayıplar vermiştir.De gouden standaard werd in 1940 afgeschaft en gedurende de oorlogsjaren onderging de markka hevige inflatie.
Allah onlara özel görevler vermiştir.'God heeft het immers aan hen bevolen om te doen.'
Denizci cumhuriyetler Haçlı Seferleri’ne yoğun olarak destek vermiştir.Deze Italiaanse maritieme republieken leverden een belangrijke bijdrage aan de kruistochten.
İki tarafta büyük kayıplar vermiştir.Aan beide kanten werden grote verliezen geleden.
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Na Nero's dood beloofde Otho met haar te trouwen.
Bu yolda vermişiz seri...In de reeks Er was eens...
Wolf'un ise 1848'de başlayan düzenli gözlemler yapılabilmesine olanak vermiştir.Dit leidde Rudolf Wolf er toe om vanaf 1848 regelmatige waarnemingen te doen.
İki yıllık bir aradan sonra, Malta Eurovision Çocuk Şarkı Yarışması'na dönmeye karar vermiştir.Na twee jaar afwezig te zijn besloot PBS Malta te laten terugkeren op het Junior Eurovisiesongfestival.
Nehre “Río Santa María de la Mar Dulce” adını vermiştir.Hij verkende de monding van de Amazone en noemde de rivier Río Santa María de la Mar Dulce.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod