Buna radyum adını vermişlerdir.Aliás, devo o meu nome à rádio.
Çok göç vermiştir.Deixou grande descendência.
1348'de Kara veba ve diğer felaketler, önceki felsefi ve bilimsel gelişim dönemine ani bir son vermiştir.Em 1348, a Peste Negra levou este período de intenso desenvolvimento científico a um fim repentino.
Türkiye'de ise yarım milyon olsa çok sevinirim." yanıtını vermiştir."Porque daqui a 50 anos a Ilha ainda está aqui", ele responde.
Boeing firması 747'yi Pan Am'a 1970 yılında teslim etme sözü vermişti.A Boeing concordou em entregar o primeiro 747 à Pan Am por volta de 1969.
Marne Nehri Fransa'nın Haute-Marne, Marne, Seine-et-Marne ve Val-de-Marne illerine ismini vermiştir.O rio deu o nome aos departamentos de Haute-Marne, Marne, Seine-et-Marne, e Val-de-Marne.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Mas já estava decidido a não voltar.
Oy verenlerin %52,24'ü yasağa destek vermiştir.O referendo falhou com 50,24% de votos contra.
Sen de, onları, bize vermiştin.Enviei-a a eles e adoraram.
İkisi de kelle avcısı olarak hizmet vermişlerdir.Ambos servem como co-produtores executivos .
2005 yılında yapılan AB Anayasası Referandumunda 'evet' oyu vermiştir.No final de 1997, um referendo realizado resultou em um voto "sim".
Bu durum muhalif olan samuraylara, onların devrinin sona erdiğine dair güçlü bir mesaj vermiştir.Este enviou uma mensagem forte para os samurais dissidentes que seu tempo estava realmente acima.
Parachutes'ın bazı şarkılarının kaydı için Liverpool'a taşınmaya karar vermişlerdi.Eles decidiram voltar para Liverpool, onde gravaram algumas das canções de Parachutes.
Bu okul, Hristiyanlık temelinde eğitim vermiştir.A Universidade oferece uma formação religiosa baseada em valores cristãos.
Willie bu çantayı ona "pazara gitmesi için" vermiştir.Mike pede a Pat para que "entregue" o jogo.
Bu Kişi'yi ölümden diriltmekle bunun güvencesini herkese vermiştir."E, quanto a isso, Ele deu provas a todos, ao ressuscitá-lo dentre os mortos!'
Yağış ve nemin azalması doğal bitki örtüsüne zarar vermiştir.Falhas técnicas de som e segurança quase estragam a festa.
Seyirciler filme olumlu tepkiler vermiştir.O público inicial fez comentários positivos sobre o filme.
Nüfus, Paris'e göç vermiştir.A população da comuna se refugiou em Paris,.
2007'de hükümet yeniden kurulmasına ve büyütülmesine karar vermiştir.Em 2007, o governo turcomano decidiu reconstruir o estádio e ampliá-lo.
Nero'nun ölümünün ardından, Otho 69 yılında öldürülmeden önce onunla evlenmeye söz vermiştir.Otão havia prometido se casar com ela antes de ele também se suicidar em 69.
Köy 1990 yılından sonra İstanbul'a önemli derecede göç vermiştir.Após 1992 a cidade tem apresentado relativa estabilidade.
Edward Bella'nın öldüğünü düşünüp İtalya'ya gidip kendini öldürmeye karar vermiştir.Edward, pensando que Bella está morta, vai até Volterra, na Itália, para se suicidar.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi Nisan 2010'da madalyanın alınmasına karar vermiştir.No entanto, o Comitê Olímpico Internacional decidiu que permanecerá no programa olímpico pelo menos até 2020.
Gemideki herkes can vermiştir.Todas as pessoas a bordo morreram.
Karşı taraf bunu sınır ihlali olarak görmüş ve ateş açarak cevap vermiştir.O pássaro mirou os infiéis e lançou sobre eles o fogo e trovão.
Bunu babama bildirmek, yapmak zorunda olduğum en zor şeylerden biriydi." şeklinde beyanat vermiştir.Deixá-lo foi uma das coisas mais difíceis que tive de fazer."
Kaptan Amerika'ya kalkanını babası vermiştir.Por sorte, o Capitão América confia nela.
Ayrıca SCP - Containment Breach adlı video oyunu da dahil olmak üzere pek çok çalışmaya vermiştir.A Fundação SCP também inspirou inúmeras obras derivadas, incluindo o jogo eletrônico SCP - Containment Breach.
Metacritic diziye %87 puan vermiştir.Alcançou uma pontuação de 78% no Metacritic.
Ege Denizi'ne ismini vermiştir.O rio Soeiro deve-lhe o nome.
Sezar'a karşı üç kez yenilmiş olan Vercingetorix taktik değiştirmeye karar vermişti.Vercingetórix, ciente de que já havia sido derrotado por três vezes, decidiu mudar de estratégia.
Hindistan Pakistan'ın bu tutumuna karşı saldırı başlatarak karşılık vermiştir.Em retaliação, a Índia desfechou um ataque contra o território paquistanês.
1970'lerin popüler birçok karakterine sesiyle hayat vermiştir.Desde os anos 90, cede a sua voz a muitos personagens.
1088 yılında Bizans imparatoru I. Aleksios Batnaz adasını papaz askeri John Christodoulos'a vermişti.Em 1088 o imperador bizantino Aleixo I Comneno deu a ilha de Patmos ao soldado-pastor João Cristódulo.
Mektuplaşmaya söz vermişlerdir.Obrigado pela sua carta.
Mahalleye adını vermiştir.Foi ele que deu nome ao bairro.
Orange County adlı diziye ve filme adını vermiştir.Apareceu como trilha sonora do filme Orange County (filme).
Şimdiki Avrupa kültürüne de büyük ölçüde yön vermiştir.Porém atualmente também estão sendo inseridos elementos da cultura européia.
Hayatı boyunda profesör olarak dersler vermiştir.Como professora, fez de sua vida uma grande lição.
Ve ayrıca iki döşemeye de hasar vermişti.Também avariamos mais dois outros vasos."
Dönem sanatçıları içeriğe önem vermişlerdir.Todas as pessoas ligadas à arte vinham aqui.
Cİvarda yaşayanlar bu adamla sıkı bağlar kurmuş, fikrine önem vermişler ve itaat etmişler.Uma vez, os homens da congregação sentiram de impor as mãos sobre ele e orar.
Macaristan 1998 yılından sonra yarışmaya ara vermiştir.A partir de 1992 passou a competir pela Grécia.
Bu muharebelerdekine benzer bir şekilde saldırmaya karar vermişti.Ele tentou estabelecer sua autoridade em Doara de maneira similar.
Şubat 1971'de, sonrasında Liberteryen Parti olacak olan gruba kuruluşunda destek vermiştir.Em dezembro de 1971 ele ajudou a iniciar o grupo que se tornaria o Partido Libertário dos EUA.
Sanırım 10 günde 9 kilo vermiştim.Em maio, havia perdido quase dez quilos.
Ancak Kanal 6'yı geri almak üzere yeniden açılmasına karar vermiştir.Apesar disso, o canal afirmou que o programa pode voltar.
Her jüri kendi katılımcısına 1 ile 6 arasında puan vermiştir.Cada um jurada dava à cada concursante uma pontuação entre 1 e 10.
Bu dünyada, her çağda harikulade bir savaş vermiş; bunu da elleri arkadan bağlı iken yapmıştır.Ele já se apresentou em todo o mundo e estabeleceu e quebrou vários recordes mundiais.
İkisinin ilişkisi ilerlemiş ve evlenmeye karar vermişlerdir.Os dois começaram um relacionamento e se casaram.
Ruslar yaklaşık 6,000 kayıp vermiştir.Os alemães perderam cerca de mil homens.
Bir noktada kral ona askeri konulardan dış işlerine kadar birçok konuda ciddi karar verme yetkisi vermiştir.Esse acordo dava ao rei um poder muito grande nos assuntos religiosos.
Marco Polo ise anılarında Cambaluc adını vermiştir.O viajante veneziano Marco Polo a chamou de Cambaluc ou Cambuluc.
Bu ona 256 adet özet fonksiyonu vermiş olur.Para isso ele teve que completar 256 telas.
Tanrı burada Eyüp'e hastalıkları iyileşsin ve gençliğine tekrar kavuşsun diye Bengi su vermiştir.Foi lá que Deus recompensou-o com a Fonte da Juventude que removia todas as doenças e restaurava a juventude.
Hitler 30 Nisan 1945'te intihar ederek yaşamına son vermişti.Entretanto, Hitler só veio a se suicidar em 30 de Abril de 1945.
Grup bir dönem konserler vermiştir.O grupo deu vários concertos.
Yumurta akının iyotlaşması ise başarılı sonuç vermiştir.No mesmo momento em que o gato recuperou sua saúde a greve deu uma virada positiva.
Hemen yerleşmeye karar vermişler.Ele assumiu a posição imediatamente.