Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sezon finalinde, Beka, Dylan'ın Birinci Subayı, Dylan ölse bile göreve devam edeceği konusunda söz vermişti.В финале сезона Бека, первый помощник Дилана, даже обещает продолжить его миссию, если он погибнет.
Yediği şeytan meyvesi kendisine deprem yaratma gücü vermiştir.Чам-Пас проклял Шайтана и низвергнул его в пропасть.
Patterson 1986 yılında reklamcılık sektöründen emekli olmuştur ve zamanını roman yazmaya vermiştir.В 1996 году Паттерсон ушёл из рекламы и посвятил всё своё свободное время написанию романов.
Åkerfeldt Nordin'e haber verdiği sırada,Brezilya'da olan Nordin gruptan ayrılmaya karar vermiştir.Когда Окерфельдт сообщил Нордину, тот был на отдыхе в Бразилии.
Çin-Japon Savaşı ve II. Dünya Savaşı'nın Pasifik Cephesi'nde hizmet vermişlerdir.Участвовали в Японо-китайской и Второй мировой войне на Тихом океане.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Решили не возвращаться.
Bu çocuklar Japonya'ya şeklini vermiştir.Мы придали им японский облик.
Grup ilk konserlerini 31 Temmuz, 1 Ağustos (Seul) ve 8 Ağustos (Busan) da vermiştir.Первые концерты группы прошли 31 июля и 1 августа в Сеуле, а также 7 и 8 августа в Пусане.
Yiğitlere de ad vermiştir.Дайцы — омоним (многозначное слово).
Vigeland 1888'de yeniden Oslo'ya dönmüş ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar vermiştir.Вигеланд вновь приехал в Осло в 1888 году с твёрдым намерением стать профессиональным скульптором.
Takip eden yıl ürettikleri ikinci planör ise çok daha kötü sonuç vermişti.Их второй планёр, построенный в следующем году, оказался ещё менее удачным.
Her jüri kendi katılımcısına 1 ile 6 arasında puan vermiştir.Каждый член жюри, назначал каждому участнику от 1 до 10 баллов.
Allah sizinle olsun" şeklinde yanıt vermiştir.Поистине, Аллах доверил их вам, разрешил иметь с ними близость.
Doktor "O konuya girmeyelim." diye karşılık vermiştir.Он ответил: «Не беспокойтесь об этой проблеме.
Bu kardeşinin ismini oğullarından birine vermiştir (Mehmed Burhanettin Efendi).Её братья за небрежение к ребёнку были заточены в темницу.
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.В последующих боях Сбитнев был тяжело ранен.
Bu okul, Hristiyanlık temelinde eğitim vermiştir.После учёбы обосновался в Христиании.
Hititler Marassantiya Nehri adını vermişlerdi.Хетты называли эту реку Марассантия.
EuroGamer ise oyuna 10 üzerinden 8 puan vermiştir. ^Европейский игровой сайт Eurogamer поставил игре 8 баллов из 10.
Bu yolda vermişiz seri...Вымостил дорогу в...
Mart 2009'da gerçekten neye inandığı sorulduğunda, Satanizm'in Gnostik bir kalıbı diye cevap vermiştir.В ходе интервью в марте 2009 года описывал исповедуемую им религию как гностическую форму сатанизма.
1960'ların başında Serbest Konuşma Hareketi ve Gençlerin Sosyalist Birliği'ne destek vermiştir.Поддерживал в 1960-е годы «Движение за свободу слова» и «Социалистическую лигу молодежи».
Ancak ormancılıkla geçinemediklerinden göç vermiştir.В него добавили яркий краситель, который не размешивали.
Ölüm hükümünü en büyük hakim gibi hanın kendisi vermiştir.И на трон возводился самый старший из ближайших родственников умершего царя.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve dirileceğim gün Allah bana selam ve emniyet vermiştir."Дай ты мне собраться с силой и до вешних только дней прокорми и обогрей».
Hadislerin muhtelif rivâyetlerini de vermiştir.Затем он послал своих приспешников добить их.
Davacılar için daha az masraflı bir yargı prosedürü uygulanmasına karar vermiştir.Он также решает сделать судебные процедуры менее дорогостоящими для сторон процесса.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Она очень хорошо выразила то, что чувствовали все девушки.
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.Как только она пришла в себя всем разрешили сесть.
Bu meyve ona dinozora dönüşme gücü vermiştir 5.Обладает способностью фрукта превращаться в динозавра.
Tur kapsamında ise 56 konser vermiştir.В составе столичного клуба он забил 56 голов.
Diye cevap vermiştir.Он ответил.
1985'ten 1986'ya kadar Uluslararası Uzay Komisyonu'nda hizmet vermiştir.С 1985 по 1986 год был членом Национального комитета по космонавтике.
Buna radyum adını vermişlerdir.За это его прозвали Радиосвященником.
Pauli bu tahmini parçacığa nötron adını vermiştir.Паули назвал предложенную им частицу «нейтрон».
Gerekli vergileri vermişmi?Платили налоги.
Benim grubuma dışarıdan hiçbir para girişi olmadı” cevabını vermiştir.«У нашей общины совсем нет денег» — отвечали они.
Romalılar şehre "Civitas Aquensium" ismini vermiştir.Римляне называли это поселение Civitas Silvanectium.
Ona babası vermişti.И рассказал отцу.
Lüksemburg, İsviçre jürisinin kendi adına oylamaya katılmasına izin vermişti.Кроме того, ЕВС разрешил швейцарскому жюри голосовать от имени делегации Люксембурга.
Ölüm ona diriltme taşını vermiş.В качестве компенсации тот дал ему Камень Души.
Edward Bella'nın öldüğünü düşünüp İtalya'ya gidip kendini öldürmeye karar vermiştir.Когда Эдвард ошибочно полагает, что Белла умерла, он отправляется в Италию с единственной целью — умереть.
King Crimson şarkıyı 1969 yılının kadrosuyla çalarken “Mars” adını vermiştir.Кинг Кримзон исполнили рок-аранжировку «Марса, …» в 1969 году.
Mektuplaşmaya söz vermişlerdir.Отвечал на письма.
Bu yüzden bu grup konseyden ayrılmış ve kendilerine Sthaviravadin (eski yol) adını vermişlerdir.Те из страха за свою жизнь указали (путь), и они (монголы) прошли».
Bu sebeple ebu Hanife kelâm (ilâhiyat) kitabına el-Fıkıh ül-Ekber adını vermiştir.Такой человек именуется человеком Писания.
O da tutar müftüye bir mektup yazar “Bahçemde bir elma ağacı dikmiştim, bir tek elma vermiş.Он признавался близким: «Я чувствую себя владельцем посудной лавки, в которую запустили слона.
Bu dünyada, her çağda harikulade bir savaş vermiş; bunu da elleri arkadan bağlı iken yapmıştır.За каждую поданную ему милостыню клал земные поклоны, поминая всех жертвователей поимённо.
Güvenli olduğu için Güvenli adını vermişler.И честное своё имя – защитил.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Компания была участником конкурса Ansari X Prize.
İki tarafta büyük kayıplar vermiştir.С обеих сторон были большие потери.
Ama birçok kayıp vermiştir.Однако многие утеряны.
Captain America'ya kalkanını babası vermiştir.Сорвиголове удается укусить Капитана Америка.
Onlara projelerine devam etmelerine izin vermiştir fakat bu projelerin yarış versiyonu yapılmamıştır.Он разрешил продолжить проект, но ни одной гоночной версии автомобиля не было изготовлено.
Birçok kez de bu işler için para toplamış ve bağış vermiştir.На те деньги мы кое-чего прикупили, погуляли.
Annesine yaşgünü hediyesi olarak vermiştir.Вероятно, в качестве подарка к её дню рождения.
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.Потом он объявил мне, что больше не может, или не хочет писать (видимо были свои причины).
Bunun üzerine takım dünya turnesine çıkmaya karar vermiştir.Группа изъявляет желанием сделать этот тур мировым.
Tukididis, az sayıda detay vermiştir.Быстро Сюзор называл разные детальные цифры.
II. Abdülhamit’in kızı Adile Sultan’a sarayda resim dersleri vermiştir.Она также давала уроки живописи дочери Абдул-Хамида II во Дворце Адиле Султан.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod