Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
XVII. yüzyıl gezgini Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde Kazlıçeşme'deki yerleşim ile ilgili bilgiler vermiştir.Nella diciottesima stagione si può intuire che il matrimonio con il reverendo è in crisi.
Banok Savaşı da benzer sebeplerle ertesi yıl patlak vermiştir.Anche Robelo rinunciò alla Giunta nello stesso anno per gli stessi motivi.
PWI kurulduğu yıldan bu yana güreşçilere yıllık ödüller ve unvanlar vermiştir.BMI annualmente organizza premi per i propri associati.
Rihanna ayrıca şarkıya Diamonds World Tour ve Anti World Tour repertuvarlarında da yer vermiştir.Rihanna ha riproposto il brano nella scaletta del Last Girl on Earth Tour e del Diamonds World Tour.
Vigeland 1888'de yeniden Oslo'ya dönmüş ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar vermiştir.Tornò ad Oslo nel 1888, a diciannove anni, intenzionato a diventare scultore.
Şeyhülislamlar padişahlara hac lazım değildir diye fetva vermişlerdi.Il prete fece in modo che non ci fossero problemi per il ragazzo.
Bu atölyeye ait ustalar Roma’ya kadar gitmiş ve burada eserler vermişlerdir."Il disco è stato prodotto a Roma e ho anche deciso di trasferirmi li.
1945 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin attığı bombalar Japonya'ya çok zarar vermiştir.1945 Bombardieri statunitensi attaccano pesantemente le maggiori città del Giappone.
Degas’nın 1917’de ölümünün ardından varisçileri, bronz dökümlere izin vermiştir.Alla morte di Degas (1917) le sue opere vennero messe in vendita.
1940'ta altın sistemi terk edilmiş ve savaş yılları sırasında markka yüksek enflasyondan kayıplar vermiştir.Il gold standard venne abolito nel 1940, e il marco soffrì una pesante inflazione durante la guerra d'inverno.
Okul 2010-2011 öğretim yılından başlayarak Fransızca eğitimine son vermiştir.Il piano di studi previsto a partire dall'anno scolastico 2010/2011 è il seguente.
MÖ 5. asırda yöreye gelen Miletliler ilçeye Zalikus adını vermişlerdir.XIV della costituzione aggiunse al cognome il predicato d'Alcontres.
Bu muharebede Ostrogotlar 6.000'den daha çok sayıda ölü zayiat vermişlerdir.Gli ostrogoti subirono un totale di 6000 vittime.
Göle İtalyan coğrafyacılar Lago di Tripergola adını vermişlerdir.Gl'indigeni di Moku Iti lo chiameranno Alii Truk.
Yiğitlere de ad vermiştir.Costringere una comunità ad adorare idoli.
Bu istirham üzerine Osmanlı Devleti, kendisine teminat vermişti.In pratica, solo i membri di Sinn Féin accettarono questa offerta.
Seyfettin Asal birkaç öğrencisine armoni ve kompozisyon dersleri de vermiştir.Ebbe numerosi allievi per i quali scrisse un trattato di armonia e temi di contrappunto.
Çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel yayınlar yapmış ve konferanslar vermiştir.Numerosi sono i saggi pubblicati e i convegni internazionali da lei organizzati.
Bununla birlikte Cushing sendromunu tanımlayarak ismini vermiştir.Yoshiki ha, in realtà, usato uno pseudonimo per indicare sé stesso.
Diye cevap vermiştir.Lei risponde di sì.
Bu muharebelerdekine benzer bir şekilde saldırmaya karar vermişti.Ci sollecitava a fare qualcosa contro quel vecchio scempio.
Bana "Hangi fırka kazanıyor?" diye sormuş; "Tabii bizim fırka Paşam" cevabını vermiştim.Replicò l'uomo che aveva parlato dicendo: «Dimmi che cosa è l'iḥsān».
Sagitta adını Romalılar vermiştir.Deve il suo nome ai gesuiti.
Lindoro'yu İsabella'ya esir olarak vermiştir ve onu bir casus olarak kullanacaktır.Finita la cena, Yen la fa arrestare come spia.
GameSpot 10 üzerinden 8.8 puan vermiştir.Game trailers ha dato 8.3 su 10.
2005 yılı AB Anayasası referandumunda 'hayır' oyu vermiştir.Nel 2005, sostenne il "no" al referendum sul Trattato costituzionale europeo.
Çizime çok önem vermiştir ve artrit olduktan sonra bile çizim yapabilmekteydi.Per poter dipingere bisogna prima saper disegnare.
Bu iki eserde modeller benzer şekillerde poz vermiş olsalar da çok farklı çizilmişlerdir.Si osservi che queste due scale contengono esattamente gli stessi suoni ordinati però diversamente.
Sezar MÖ 58 yılınca Galyaya ulaşınca onlara özgürlüklerini geri vermiştir.Giunto in Gallia nel 58 a.C., Cesare restituì agli Edui la loro indipendenza.
Eöl Anglachel'i Nan Elmoth'ta kalmasına izin verilmesinin bedeli olarak Doriath Kralı Thingol'e vermişti.Egli donò Anglachel a Thingol, risentendosene, come pegno per il permesso di vivere a Nan Elmoth.
Bölgeye ismini Allegheny nehri vermiştir.Il nome deriva dal fiume Allegheny.
O yeni hapishane iş kollarının başkanına çalışmak için ayda 150$ vermişti.I cavalieri ricevevano 25$ a settimana per il loro lavoro.
Ruslar 100 kadar asker kayıp verirken, müttefikler 500 asker kaybı vermişlerdir.Le perdite russe furono stimate a circa un centinaio di uomini, quelle alleate a circa 500.
Bu şekilde 62 yıl hizmet vermiştir.Complessivamente prestò 26 anni di servizio.
Kabil Nehri, bölgeye ve Kabil kentine adını vermiştir.Il nome fu dato al fiume, alla città e al lago.
Victor Hugo, Sefillerinde yer vermiştir.Victor Hugo gli rese omaggio nella sua opera les Orientales.
Bir daha dönmemeye karar vermişti.Egli stesso decise di non tornare indietro.
Paflagonyalılar Kızılırmak'ın batı bölgesine Gezonolit adını vermişlerdi.Il brigantaggio era un male diffuso nell'Occidente romano.
Örneğin "yol"a gönül vermiş olana "tâlip" denir.Per esempio, "trovamo" si diceva "trovamio".
Leonardo da Vinci, 1509'da Luca Pacioli'nin yayımladığı İlahi Oran adlı bir çalışmasına resimler vermiştir.1509 - Luca Pacioli scrive De divina proportione.
Abbâsîler divana "Divan-üs Saltanat" ve "Divan-ül Adl" adını vermişlerdir.Vengono chiamati in tal modo in quanto si inseriscono sul perone (e sulle ossa metatarsali del piede).
Dumbledore sihirli yaratıkların bakımı dersi için Hagrid'e görev vermiştir.Rubeus Hagrid: insegna Cura delle Creature Magiche.
Yapıtları, başka sanatçılara da esin vermiştir.Non tenne però conto delle sue partecipazioni con altri artisti.
YouTube başarılı müzisyenlerin yetişmesine olanak vermiştir.Spinse i giovani musicisti a aumentare il loro talento.
The A.V. Club yazarı Zack Handlen, A'dan F'ye kadar olan puanlama sisteminde B+ notunu vermiştir.Robert Christgau nella sua popolare rubrica Consumer Guide gli diede una A+.
Grylls'e "Ayı" lakabını kendisinden büyük kız kardeşi Lara Fawcett vermiştir.Cominciò vendendo lei stessa il suo "Madam Walker's Wonderful Hair Grower" porta a porta.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ma, alla fine, si lasciano e decidono di rimanere amici.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Только я принял решение идти дальше самостоятельно, как тут же появился еще один «учитель».
Samir'e Azerbaycan ordusu saati vermişti.Самиру вручили Часы Азербайджанской Армии.
Yarım kalan Han Shu'yu tamamlayarak son halini vermiştir.Середина I века — Распад усуньского союза.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Все решения он принимал в одиночку.
Super Junior tüm dünyada 100 konser vermiş ilk Koreli sanatçıdır.Super Junior стали первыми артистами из Корея, отыгравшими 100 концертов по всему миру.
14 Eylül 2015'te Let's Encrypt ilk sertifikayı helloworld.letsencrypt.org için vermiştir.14 сентября 2015 года был выпущен первый конечный сертификат для домена helloworld.letsencrypt.org.
II. Dünya Savaşı başladığında, Almanya'ya dönmemeye karar vermiştir.После начала Второй мировой войны она решила не возвращаться в Германию.
VHDL’in o zamanlarki yükselen başarısı karşısında Cadence, dili standardlaştırmaya açmaya karar vermiştir.Во время увеличивающейся популярности языка VHDL, Cadence приняла решение добиться стандартизации языка.
"Türkologiya'nın Esasları" (1981) adlı temel monografisinde o, Türk dillerinin yeni tasnifini vermiştir.В фундаментальной монографии «Основы тюркологии» (1981) он предложил новую классификацию тюркских языков.
2010 yazında Ermenistan Filarmoni Orkestrası ile konser vermiştir.Летом 2010 году группа выступила с филармоническим оркестром Армении.
19. yüzyılın ortalarında çıkan bir yangın kiliseye ve özellikle de güney duvarına zarar vermiştir.Незадолго до середины XIX века огонь повредил церковь, в частности южную стену.
Bâkî heves!) diye yanıt vermiştir.А они честно ответили (неопр.).
Bu proje için 40.000$ bulmayı başarmış ve daha da para geleceğinin sözünü vermiştir.Ему удалось привлечь до $ 40 000 на этот проект, и получить обещание на выделение дополнительных сумм.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod