Kurulan bu sisteme Ernst Werner von Siemen "Elektromote" adını vermiştir.Esta unidad del Sistema Internacional es nombrada así en honor a Werner von Siemens.
Bunun sonucunda Göktanrı onları evinden kovmuştur ve ceza olarak Ece'ye doğum sancısı vermiştir.Ed il suo cielo precipiterà e si spezzerà in due. essi precipiteranno nell'abisso, e l'abisso sarà rovesciato.
Perikles ile olan romantik bağlantısı, geçen yüzyılların bazı ünlü romancı ve şairlerine ilham vermiştir.Il suo legame romantico con Pericle ha ispirato alcuni dei più famosi poeti e romanzieri degli ultimi secoli.
Arkadaşı Cossío ona Tudanca'da karşılamayı önerdi ama şair Orihuela'ya dönmeye karar vermişti.Il suo amico Cossío si offre di accoglierlo a Tudanca, ma il poeta decide di tornare a Orihuela.
Fakat deneyle uğraşan kişiler farklı bir şey yapmaya karar vermişlerdir.Ma gli sperimentatori ora decidono di provare qualcosa di diverso.
1941 yılında Frissell, Amerikan Kızıl Haçı'nda fotoğrafçı olarak gönüllü hizmet vermiştir.Nel 1941 la Frissell diventò fotografa volontaria per la American Red Cross.
Tam kendi başıma devam etmeye karar vermişken karşıma başka bir ‘eğitmen’ çıkmıştı.Avevo deciso di andare avanti per conto mio e ora un altro 'maestro' era comparso.
Babasının kendisine uzun yıllar önce vermiş olduğu taştan bir kâğıdı tutuyordur.Durante la cerimonia, trova stretto nel pugno di suo padre il sasso che gli aveva regalato tanti anni prima.
O buna "hayvan elektriği" adını vermiştir.Egli chiamò questo fenomeno elettricità animale.
Ölüm ona gönülsüzce kendi görünmezlik pelerinini vermiş.E così la Morte con riluttanza gli consegnò il proprio mantello dell'invisibilità.
Orada, Grandük II. Ferdinando' de Medici onu matematiksel kitap almak için bir burs vermiş.Il Granduca Ferdinando II de' Medici gli accordò una borsa di studio per acquistare libri di matematica.
Bob Dylan ve Mark Knopfler, Avrupa turnesi kapsamında 29 Ekim 2011'de O2 World'de birlikte konser vermiştir.Bob Dylan e Mark Knopfler hanno suonato nell'impianto durante il tour europeo a due, il 29 ottobre 2011.
Anayasa, Kongre'ye çeşitli güçler vermiştir.La Costituzione attribuisce molti poteri al Congresso.
Tanrı ona ölümsüzlük vermiştir ve o, Tanrı’nın oturduğu göğe yükselmiştir.Dio gli donò, quindi, l'immortalità e lo fece ascendere al Cielo.
Airbrush çalışmalarına son vermiştir.Gli Sherbrooke Jets cessarono le proprie attività.
WWE kariyerine başlamadan önce omuz ameliyatı olmaya karar vermiştir.Inizialmente aveva deciso di diventare una psicologa prima di intraprendere la carriera di attrice.
On erkek çocuğu bulunan Ömer Ziyâeddîn bunlardan ikisine irşad izni vermiştir.Ebbero dodici figli, dieci dei quali femmine.
Araplar kente İsfijab adını vermişler.Gli Arabi chiamarono la città Isfijab.
Çeşitli yalanlar söylediği kadınların tümüne de umut vermiştir.Diverse donne, sin dall'inizio, si dissociarono dalle richieste delle altre donne.
Vatunun uygulanması da Avustralya dolarının resmî kullanımına son vermiştir.Contemporaneamente cessò la circolazione ufficiale del dollaro australiano.
Birçok ünlü çizgi animasyon karakterine ses vermiştir.Ha prestato voce a numerosi personaggi di cartoni animati.
Oxford Üniversitesi kendisine fahri doktor unvanı vermiştir.L'Università di Oxford gli conferì per esso un Dottorato onorario in diritto civile.
Ben ona talim-terbiyye vermiş ve bu seviyeye ulaşılmıştır".Allora egli lo prese per mano, lo guarì e lo congedò.
10 Temmuz 1911 tarihinde ise Kral V. George donanmaya "Avustralya Kraliyet Donanması" unvanını vermiştir.Il 10 luglio 1911, per volere di Giorgio V assunse la denominazione Royal Australian Navy.
Sümerlerin İnanışına göre Su Tanrısı Enki, her şeye bir ad vermiş ve böylece yaratılış başlamıştır.Ai primordi della vita, il Dio Waqa convocò tutte le creature e iniziò la distribuzione delle cose del creato.
İkisi de kelle avcısı olarak hizmet vermişlerdir.Sto entrambi servì come questore.
Aragorn bu kılıca "batının alevi" adını vermiştir.Questo asterismo è stato chiamato Spada di Orione.
Daha sonra yıllarca yerel amatör maçlarda mücadele vermiştir.Nelle settimane successive batte anche dei lottatori locali.
Aynı dönemde İngiliz hükümetine birçok bilimsel konuda danışmanlık hizmeti vermiştir.Fu consulente del governo britannico riguardo a diverse materie di interesse scientifico.
ABD'de bu monoembriyotik türler ilk defa 1940'ta dikildikleri Güney Florida'da meyve vermişlerdir.La prima pianta fruttificò per la prima volta nella Florida del sud nel 1940.
Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir.Riferiva la sua età come vent'anni.
7. yüzyıldan 1834 yılına kadar, Aziz Yorgo Akamates'in Yunan Ortodoks Kilisesi olarak hizmet vermiştir.Dal VII secolo fino al 1834 fu utilizzato come chiesa di San Giorgio Akamates.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Il volo di Binnie ha vinto l'Ansari X Prize.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.Il tenente Murphy alla fine decise di lasciarli andare.
Ailesi ona Dustin ismini aktör Dustin Farnum'dan esinlenerek vermiştir.Il nome Dustin gli venne dato in omaggio all'attore, attivo durante l'era del cinema muto, Dustin Farnum.
Dirac’ın denklemlerinin önerdiği yeni çözümler enerji için negatif değerler vermiştir.Anche l'equazione di Dirac ammette soluzioni a energia negativa.
Onunla beraber yürüyüş yapan Desmond Hume, ona birkaç tavsiye vermiştir.Un uomo di nome Desmond Hume, che si allena nei paraggi, lo soccorre.
Gemideki herkes can vermiştir.Morirono tutte le persone a bordo.
Soulmates Never Die, Placebo'nun 2003 yılında Paris'te vermiş olduğu konserin kayıtlarını içeren DVD'dir.Soulmates Never Die - Live in Paris 2003 è un DVD dei Placebo pubblicato nel 2004.
İngiliz Savaş Bakanı Lord Kitchener bu isteklerin askeri harekat yanına olumlu yanıt vermişti.Lord Kitchener, ministro della guerra britannico, rispose che avrebbe posto la questione al governo.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.Si decise ad alzarsi.
Daha sonraki yıllarda, Shockley Stanford Üniversitesi'nde profesör olarak ders vermiştir.Negli ultimi periodi della sua vita, Shockley fu professore all'Università di Stanford.
Ayrıca Roma Senato'su Hasekura'ya onursal Roma Vatandaşlığı vermiştir.La città di Roma lo ha insignito della cittadinanza onoraria.
Güvenli olduğu için Güvenli adını vermişler.Il suo nome non fu però rivelato per motivi di sicurezza.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Ma i due giovani finiscono per innamorarsi davvero e decidono di sposarsi.
Neredeyse adada yaşayan her aile bir üyesini fırtınaya vermiştir.Quasi tutte le famiglie che abitavano l'isola persero almeno un membro della famiglia.
Hatta o kadar çökmüştür ki, kendini alkole vermiştir.Affranta dai sensi di colpa, si è data all'alcol.
Ayrıca 3 kez Tophane Müşiri olarak hizmet vermiştir.Giocò solo 3 incontri come sostituto.
Yediği şeytan meyvesi kendisine deprem yaratma gücü vermiştir.Ha stretto un patto con il desideroso di vendetta Satan, che lo ha reso pressoché imbattibile.
Parachutes'ın bazı şarkılarının kaydı için Liverpool'a taşınmaya karar vermişlerdi.Decisero quindi di trasferirsi a Liverpool, dove avevano registrato alcune canzoni di Parachutes.
Kızına Sabrina Sakae adını vermiştir.Ma erroneamente la chiama Sabrina.
Beş yaşında piyano çalmaya başlamış, yedi yaşında ilk konserini vermiştir.Iniziò a suonare lo strumento a cinque anni e diede il suo primo concerto professionistico a sette anni.
Patlamalar, tapınağa ciddi biçimde zarar vermiştir.Le esplosioni arrecarono gravi danni alle strutture.
Sümer egemenliğine son vermişlerdir.La fine della sovranità.
Halk ise kendine, Eorloğulları ismini vermişti, Eorl'ün onuruna.Infine si attribuisce loro come figlio anche Ausone, l'eponimo dell'Ausonia.
Boeing firması 747'yi Pan Am'a 1970 yılında teslim etme sözü vermişti.La Boeing accettò di consegnare i primi 747 alla Pan Am entro la fine del 1969.
Buraya kadar vermiş olduğumuz bilgilerden sonrası büyük babalarımızın rivayetleri üzerine anlatılacaktır.Tra questi libri ricordiamo quanto segue: Le Rire des Pères.
1975 yılında Hisaişi ilk halk konserini vermiş ve adını duyurmaya başlamıştır.Nel 1975 prende il nome d'arte e pubblica il suo primo singolo.
Önce Ermenilerin başına geldi, ardından da Hitler harekete geçti" diye cevap vermiştir.Poi arrivarono i Beatles e per fortuna cambiai idea...»
İki tarafta büyük kayıplar vermiştir.Entrambe le parti ebbero grandi perdite.