Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Orange County adlı diziye ve filme adını vermiştir.Fue la fundadora y directora de la orquesta Orange County Philarmonic.
Yaklaşık 25 yıl Londra'daki University College'da ders vermiştir.Durante veinticinco años, fue profesora en el Colegio Universitario de Londres.
Halbuki buraya yerleşmeye karar vermişlerdir.Decidió establecerse allí.
Fakir müsaadenizi ricâ ederim”, diye cevap vermiş ve padişah da izin vermiştir.¡Qué sayez!: ‘¡qué poca vergüenza!, ¡qué descaro!’
Ayrıca 3 kez Tophane Müşiri olarak hizmet vermiştir.También fue electo en tres ocasiones como All-Pro.
YouTube başarılı müzisyenlerin yetişmesine olanak vermiştir.El éxito alcanzado le permitió al músico crecer en independencia.
Bu ilk denemeler sonucunda elde edilen şampuan saça parlaklık ve güzel koku vermiştir.Otro de sus contactos también comenzó con aquel olor a perfume barato y dulzón.
Eğer arkadaşı doğru cеvap vermişse ödülleri ikiye katlаnır.Si el concursante tuvo la respuesta correcta, sus ganancias fueron doblados.
Sistemin iç direnci azalır ve bu sayede pil daha güçlü bir akım vermiştir.Esto redujo la resistencia interna del sistema y por lo tanto la batería producía una corriente más intensa.
Arantxa Sanchez, tenis kariyerine 2002 yılında son vermiştir.Arantxa Sánchez Vicario anunció su retirada del tenis en noviembre de 2002.
Ayrıca Paris II Üniversitesi'nde doçent olarak dersler vermiştir.Se especializó también en la Universidad de París II.
Bu yolda vermişiz seri...Con eso hay bastante para el camino...
Irkıl Hoca onların oğullarının her birine özel lâkap ve isim vermiştir.Tuvieron un hijo cuyo nombre varía entre Agelao y Lamo según las distintas versiones.
Davacılar için daha az masraflı bir yargı prosedürü uygulanmasına karar vermiştir.El mismo comité decide en cuestiones de procedimiento un llamamiento de los tribunales inferiores.
O zamanlar Fed dış ulusal bankalara toplamda 300 Milyar ABD Doları swap-lines vermiştir.Pagaron 40 millones de Reichmarcks a las SS por ello.
Aradan çekilmeye karar vermiştir.Él está considerando retirarse.
Birçok ünlü çizgi animasyon karakterine ses vermiştir.Además, ha puesto voz a varios personajes animados.
Diziden dolayı müziğe bir süre ara vermiştir.Por si acaso dejé la música por un tiempo.
Diğer gayrimeşru doğan kardeşlerinin aksine Alvise, İstanbul'u benimsemiş ve burada yaşamaya karar vermiştir.Pese a la marcha de todos sus hermanos, Firmin decide quedarse allí a vivir... y a leer.
Bölüm Sonu Canavarı ise 7.4/10 puan vermiştir.Se le dio la calificación final de 4/10.
Ali Tanoğlu Beşeri Coğrafyanın belli başlı konularında dersler vermiştir.Sermón 67, Ali advierte a la gente de ciertos hechos básicos de la vida.
Aldarion'un son seyahatinde Erendis 985 yılında Rómenna'daki sularda can vermiştir.Erendis, esposa de Aldarion, murió ahogada en Rómenna en el año 985.
Öykü türünde eserler vermiştir.Quería mostrar mi versión de la historia.
Kaptan Amerika'ya kalkanını babası vermiştir.El Capitán América es transportado a su reino.
31 Ekim'den 9 Aralık'a kadar yapılan muharebelerde ayrıca Osmanlılar 12.000 kişi de esir vermişlerdi.Ya en el primer día de la acción fueron detenidos entre 9000 y 12 000 gitanos.
Toplam 534 kişi can vermiştir.En total, 455 víctimas mortales.
Fakat bu deneme, reform operası aleyhinde sonuç vermişti.La reforma se llevó a cabo pese al resultado de la consulta.
Dayısı ona İngiltere'de büyük arazileri hibe olarak vermişti.Su padre le había dejado propiedades en este lugar.
16 yaşındaki karısı doğum sırasında ölünce kendini tümüyle müziğe vermiştir.Aparentemente, cuando los jóvenes de aquel mundo cumplían 16 años, ellos colapsaban súbitamente.
Sonrasında De Weldon Amerika Birleşik Devletleri'ne yerleşmeye karar vermiştir.Delaware decidió permanecer en la Unión.
Vatunun uygulanması da Avustralya dolarının resmî kullanımına son vermiştir.Se han empleado en su lugar los billetes del Dólar australiano.
Yarım kalan Han Shu'yu tamamlayarak son halini vermiştir.Sucedió a Tulga, a quien consiguió usurpar el trono mediante una conjura.
Hadis yanında Kur'an tefsiri dersleri de vermiştir fakat yazılı bir eseri bulunmamaktadır.A pesar de haber pagado por los terrenos a un terrateniente, este no les firmó escritura alguna.
İlk mezunlarını 2002-2003 yılı sonunda vermiştir.El año escolar abrió en 2001-2002, con su primera graduación en 2002-2003.
Yine de başka kaynaklarda bulunmayan birçok ayrıntıya yer vermiştir.Sin embargo, contienen muchos detalles importantes que de otra forma se habrían perdido.
2010 yılında yeniden toplanarak Londra'da bir konser vermiştir.En agosto de 2010 volvieron a reunirse para dar un concierto en un pub de Londres.
En güzel örneklerini Karacaoğlan vermiştir.Allí dirigió sus obras más conocidas.
Tabgaç Buğra Han yapıtın yazarına Hâs Hâcib unvanını vermiştir.La construcción muestra una calidad digna de tal autor.
Sanatçı bu albümde aranjör kimliğine de yer vermiştir.Wood también prestó su voz a este documental.
Serdar-ı ekrem İvazzade Halil Paşa ise gayet temkinli davranmaya karar vermişti.Respecto a la modalidad de elección, Gobetti era partidario de un sistema proporcional.
GameRankings bu oyuna %89 oranında beğeni vermiştir.GameRankings le dio un porcentaje positivo de 86%.
Aynı ay içerisinde üç ay süreyle tekrar konkordato mühleti vermiştir.En los meses siguientes intentó ingresar por tres veces más con igual resultado.
17 Ocak 1793'te Milli Konvent'in milletvekili olarak XVI. Louis'in İdamı'na oy vermiştir.En enero de 1793 votó a favor de la muerte de Luis XVI.
Felsefe eğitimiyle beraber, Althusser'in Kapital'i Okumak adlı eserine katkı vermiştir.Junto a Althusser, coescribió el clásico Para leer El Capital.
En sonunda Beatles üyeleri onun ayrılmasına karar vermişlerdi.Eventualmente los hombres Behanzin fueron forzados a retirarse.
İkisi de birbirlerine uzun bir konuşma yaptıktan sonra hayatlarında yer vermişlerdir.Ambos se sorprenden al encontrarse después de tantos años, pero cada uno vuelve a su casa.
Görünüşe göre, Jedi Ustası Sifo Dyas ordunun kurulması emrini vermiştir.Sin dudarlo ordenó asesinar al general Jedi.
IGN'den Colin Moriarty oyuna 7.5/10 vermiştir.Brian GameZone de Rowe dio al juego un 7.5/10.
Anneme kartını vermiş ve setimize gel demiş.Pero mi madre nos sacó a gritos y nos trajo acá.
1521 yılında ağabeyi Kırım Hanı I. Mehmed Giray Kazan'ı zapt etmiş ve şehri kardeşi Sahib'e vermiştir.En 1521 su hermano, entonces Khan de Crimea, Mehmed I Giray, anexiona Kazan, y se lo da a Sahib.
Birçok kez de bu işler için para toplamış ve bağış vermiştir.Constantemente envía dinero y regalos a esta.
O gece General Weidling, Hitler'e bir durum raporu vermiştir.Ernst von Weizsäcker registró en sus diarios la posición de Hitler al respecto.
King Kong filminde Kin Kong'a hayat vermiştir.Esta presentación hace alusión a la película King Kong.
Bu iki örneğin arkasından başka çeşitli kuruluşlar da internet sitelerinde blog gazetecilerine yer vermiştir.Además de estas publicaciones, está el anuario que también publica un blog en su sitio web.
Nietzsche arşivinde Yunan Felsefesi'ne oldukça büyük bir yer vermiştir.Nietzsche muestra una particular estima por el filósofo griego.
Biz sadece görüşmeler yapıyoruz şeklinde bir beyanat vermiştir.Ellos hablan y forman una conexión.
Daha sonra Köy Şurası kendisine, 1939 yılında doğduğuna dair belge vermiştir.Afirma allí que el poeta nació en 1939.
Meslek hayatı boyunca sendikalara yoğun destek vermiştir.Dispone de atención comercial durante toda la semana.
Körfezde deniz uçağı ve deniz süpürgesi ile temizleme çalışmaları olumlu sonuçlar vermiştir.El hecho de lanzar el cohete en dirección a una zona desértica o marítima mejora la seguridad.
Dr. Loomis önceden tabancanın birini de Laurie'ye vermiştir.El Verdadero: Debes darle el revólver a Gregory.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod