Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kazakistan Bilimler Akademisi'ne adını vermiştir.La Academia de Ciencias de Kazajistán lleva su nombre.
Bütün kararları tek başına kendisi vermiştir.Hizo todas las partes él mismo.
(6) Baş yargıç - Tüm kamu ve ceza davalarında hüküm vermiştir.Sin embargo, no todo en el libro de Miqueas es juicio y castigo.
Dionysius, geniş tereddüt içeren bir açıklama ile cevap vermiştir.Dionisio respondió con una explicación interpretada generalmente como vacilante.
Ürünlerini daha çok öykü ve roman türünde vermiştir.E hizo de él escenario de la mayoría de sus novelas y relatos.
O'Sullivan sol eliyle Robidoux'un mücadelesine daha iyi dayandığı yanıtını vermiştir.O'Sullivan respondió que él jugaba mejor con su mano izquierda de lo que Robidoux podría con su derecha.
Hitler 30 Nisan 1945'te intihar ederek yaşamına son vermişti.Hitler murió el 30 de abril de 1945.
Daima delillerini Kur'an, hadis ve eski sufilerin sözlerinden vermiştir.Utilizaba en sus obras palabras y signos con o sin sentido.
1920'ler ve 30'larda kolej, İşçi Eğitim Derneği'ne dersler vermiştir.En la década de 1920 el college daba cursos a la Asociación Educativa de los Trabajadores.
2001 yılında DeLange, Livin' on Love adlı Tur'a başladı, kendi ülkesinde çeşitli yerlerde konserler vermiştir.En 2001 DeLange inició su gira Livin´ on Love, actuando en varios teatros y salas de conciertos en su país.
Buna radyum adını vermişlerdir.Por otra parte, debo mi nombre a la radio.
Marco Polo ise anılarında Cambaluc adını vermiştir.Los relatos de Marco Polo aluden a la ciudad como Cambaluc.
Demiryolu üzerine kurulan istasyon halkın büyük bir ihtiyacına cevap vermiştir.La creación de una estación de ferrocarril en el lugar rescató el nombre para el pueblo.
Bu sıralarda Medler Urartu devletine son vermiştir.Tovar mandó entonces parar a los suyos.
Parkison hastalığına ilk yakalanan kişidir ve parkinson hastalığına ismini vermiştir.Este trabajo sería el último antes de verse seriamente afectado por enfermedad de Parkinson.
Diye cevap vermiştir.No, me respondió.
Tek başına elini keserek yeniden programladığı elbota "Rory" adını vermiştir.Ha estado sola excepto por un Manobot reprogramado que ha llamado "Rory".
Türkiye UNIFIL'e asker göndermeye karar vermiştir.Turquía propuso enviar algunos de sus tropas al Líbano como parte de la UNIFIL.
Şehre Monte San Giuliano ismini vermişlerdir.Actualmente es llamado monte San José.
Çalışmanın tamamında yalnızca 2 kişi dört aşamanın tamamında tepki vermiştir.Sólo 2 personas del total de participantes del estudio respondieron en los cuatro desafíos.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Las dos mujeres también intercambiaron regalos.
Bununla birlikte Hersek isyanına da destek vermişlerdir.Para el público que soporta nuestra rebeldía.
Daha sonraki Avrupa mitoloji de, köpek başlı insanlara, zaman zaman yer vermişti.En la mitología europea, los perros se han asociado desde tiempos remotos con la muerte.
Arizona'nın ana taretinin cephaneliğinin patlaması ve Oklahoma'nın alabora oluşu çok ağır hasar vermişti.Las mayores pérdidas se debieron a la explosión de la santabárbara del Arizona y al vuelco del Oklahoma.
Grup ilk konserini 1982 Temmuz'unda Varşova'daki Remont Club'ta vermiştir.El julio de 1982 tuvo lugar primer concierto del grupo en el club Remont.
Çin-Japon Savaşı ve II. Dünya Savaşı'nın Pasifik Cephesi'nde hizmet vermişlerdir.Sirvió en la Segunda Guerra Sino-Japonesa y en la Guerra del Pacífico.
İki tarafta büyük kayıplar vermiştir.Ambos lados sufrieron grandes pérdidas.
Ona babası vermişti.Sucedió a su padre.
Gemideki herkes can vermiştir.Todas las personas a bordo murieron.
Pers kralı Büyük Kiros (İngilizce: Cyrus) Yahudilerin Filistin'e dönmelerine izin vermiştir.C.: Ciro, rey de los persas, permite que los judíos vuelvan a Jerusalén (Israel).
Buffy, onu ekibine alıp yanında savaşmasına izin vermiştir.Luffy ordenó a su tripulación huir y dejar que el peleara a solas.
Vermiş olduğumuz mücadeleye göre madalya almaktayız.Donde voy soy reconocido por las medallas.
Fakat bu üç yılın sonunda, Hanks oyuncu olmak istediğine karar vermişti.A los 20 años, Merz decidió ser un actor.
Boeing firması 747'yi Pan Am'a 1970 yılında teslim etme sözü vermişti.Boeing acordó entregar el primer 747 a Pan Am a finales de 1969.
Daha sonraları ise, bu pozisyonundan vazgeçerek herkesin kaydedilmesine izin vermiştir.En otra ocasión, olvidó cerrar la puerta permitiendo su paso.
Tamamen kendisine has olan tarza "fourth world" (dördüncü dünya) adını vermiştir.El "Sur" coincide imprecisamente con el llamado Tercer mundo.
Fakat motorlar bugüne kadar çeşitli arızalar vermiştir.Los motores también padecían de varios problemas mecánicos.
Normalde bir Kureyşliye ödenen miktarın iki katını vermiştir.Normalmente, el precio es de 2 medallas por un try.
300 den fazla konser vermiştir.Hasta la fecha ha ofrecido más de 300 conciertos.
7 Eylül 1971 tarihinde babasının ölümünden kısa bir süre sonra intihar ederek yaşamına son vermiştir.En septiembre de 1971 murió su padre y pudo al fin suicidarse.
Birçok Fransız yazar, biçim, dil, tarz ve geleneğe önem vermişlerdi.Se mantuvieron buena parte de las leyes y costumbres francesas, el idioma y la religión.
Tiryakileri de bir gün ara vermiş olurdu.Yo esperé que me fusilaran algún de aquellos días.
1348'de Kara veba ve diğer felaketler, önceki felsefi ve bilimsel gelişim dönemine ani bir son vermiştir.La Peste negra de 1348 produjo el fin del periodo previo de masivos cambios científicos.
Cayce öleceği günü ve saatini önceden haber vermişti.Él mismo había predicho el día y la hora de su muerte.
O yüzden, iskambil destesindeki dört as kartından ilham alarak onlara "aslar" adını vermişti.Por su particular distribución de cuerpos frente al mar, se lo ha llamado Cuatro dedos.
Köy, nüfusunun % 80'ini göç vermiştir.«La alcaldía lo dejó con 80% de popularidad».
Hatta o kadar çökmüştür ki, kendini alkole vermiştir.Se volvió epiléptico y se dio a la bebida.
Ancak, bunun karşılığında Hunlara çok fazla değerli eşya vermiştir.Esta le dio un montón de perlas a cambio.
Güvenli olduğu için Güvenli adını vermişler.Con esto quedó tranquila y segura del nombre que le habían dado.
Vigeland 1888'de yeniden Oslo'ya dönmüş ve heykeltıraşlığı meslek edinmeye karar vermiştir.Volvió a Oslo en 1888 con la intención de ser escultor.
Köylüler geldikleri yerin ismini kurdukları köye vermişlerdi.Estos colonos dieron a su pueblo el nombre del lugar del que procedían.
Takımyıldızlara hayat vermiştir.Envidian a los vivos.
Orhan ve Nilgün, Bekir'i yok etme konusunda işbirliği yapmaya karar vermişlerdir.Becky y Shay hablan sobre la eliminación de Becky.
Mommsen bu şekilde karşılaştırmaları ve kendi düşüncelerini vermiştir.Así dijeron cuando meditaron y hablaron enseguida.
Aeroflot toplam 30 adet uçak siparişi vermiş, 15 uçak için de opsiyon bildirmiştir.Trans World Airlines – 50 pedidas, de las cuales 30 aeronaves fueron entregadas.
Sağlık evi ise 1986'dan sonra faaliyetine son vermiştir.Oliver dejó el negocio de la actuación después de 1986.
Mutasyonu ona üstün bir telepati ve telekinezi yeteneği vermiştir.La experiencia le dio más telepatía.
Oğuz Kağan Bozoklar denen oğullarına Altın Yay’ı üçe bölerek vermiştir.En su testamento legó sus bienes a sus tres hijos sobrevivientes.
Türk Hava kuvvetlerinde F-104G, TF-104G, F-104S, CF-104A ve CF-104D modelleri hizmet vermiştir.Turquía Turquía Fuerza Aérea Turca La Fuerza Aérea Turca operó 44 CF-104 y 6 CF-104D.
Yüzüğünü ölmeden önce oğlu Thrain'e vermişti Thrór.Sin embargo, Thror se lo dio a su hijo Thrain antes de partir.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod