Ana içeriğe geç
Sözlük

vermiş ile cümle

vermiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
2.↑ İsviçre İrlanda'ya 6 puan vermiştir.Les Irlandais s'imposent 11 points à 6.
Bu kitap Kristof Kolomb ve birçok diğer gezgine ilham vermiştir.Son récit a influencé Christophe Colomb et d'autres voyageurs.
Panama valisi, bu cesur çaba karşısında şaşkına dönmüş ve işgalcileri defetmek için boşuna mücadele vermiştir.Le gouverneur de Panama, surpris par cette invasion, tente sans succès de repousser les assaillants.
Karşı taraf bunu sınır ihlali olarak görmüş ve ateş açarak cevap vermiştir.Il en fut bientôt le maître et le livra aux flammes.
Ayrıca Simoen müzik dersi vermiştir.Simeon a aussi enseigné la musique.
Doraemon Dorayakilere büyük bir ün vermiştir.Heureusement, Doraemon à une idée.
Victor Hugo, Sefillerinde yer vermiştir.Victor Hugo dans l'intimité.
Bu çöküş süper kahramanların yaratılmasına sebebiyet vermiştir.Elle est destinée à détruire tous les super-héros.
Bu dürbün galile teleskopu olarak da bilinir ve 1609'da geliştirmiş ve kendi ismini vermiştir.L’explorateur portugais Goes les mentionne en 1603 et dit avoir goûté leur vin.
Müneccim ona "körlerin karşısına" cevabını vermiştir.Le patron lui propose de « jouer à l'aveugle ».
Marco Polo ise anılarında Cambaluc adını vermiştir.Par ailleurs, elle est appelée Cambaluc ou Cambuluc dans les récits de Marco Polo.
MÖ 298-290 yılları arasında üçüncü Samnit Savaşları patlak vermiştir.À l’automne 892 et 893, un dernier conflit survient.
O da "derenin kıyısındaki kumluca yerde" diye cevap vermiş.Elle dit aussi : « moi cachée dans grenier ».
Ve ayrıca iki döşemeye de hasar vermişti.Il endommagea également deux autres bâtiments.
Biz sadece görüşmeler yapıyoruz şeklinde bir beyanat vermiştir.Il ne comporte qu'une épreuve orale d'admission sous forme d'un entretien.
Köyün ileri gelenlerinden Hacı Salih Polat koruculara silahlarını bırakmaları emrini vermiştir.Officiellement il devait appeler les anciens partisans du FIS à déposer les armes.
Bu hareketiyle Kazan Hanlığı'na zarar vermiştir.Il est blessé au cours de cette action d’un coup de biscaïen.
Tarihsel ve romantik konulu ve tarzlarda eserler vermiştir.Classiques et romantiques dans la collection Vies et Œuvres d'autrefois.
Bakanlık sonrası iki yıl Harvard Üniversitesi'nde ders vermiş ve ayrıca çok sayıda deneme yayınlamıştır.Il ne reste que deux ans à l'université Harvard, ayant trop de passions à assouvir.
Okul, ilk mezunlarını 1967 yılında vermiştir.L'école élémentaire ouvre ses portes en 1967.
Tanrı özgürlüğü koruma görevini Amerika Birleşik Devletleri'ne vermiştir, seçilmiş millettir.Tertio: Dieu libère de l’oppression, le peuple élu.
Suriye rejimi de destek vermiştir.La Syrie a apporté son soutien à l'Égypte.
Bu albümde çocukluğunda dinlediği şarkılara yer vermiştir.Cet album reprend des airs que sa mère lui chantait quand il était enfant.
Airbrush çalışmalarına son vermiştir.Les Jets de Sherbrooke cessent leurs activités.
Sinemayı da seviyorum." cevaplarıyla vermiştir.J'aimais trop le cinéma » dira-t-il.
Grenoble ve Dijon Üniversitelerinde dersler vermiştir.Il effectue des études en sciences du sport à Grenoble et Dijon,.
Ürünlerini daha çok öykü ve roman türünde vermiştir.Elle contient autant de répétitions que dans le roman.
Yine Romalılar da 100 libra'ya bir talent adını vermişlerdir.Or une mystérieuse bienfaitrice en offrit cent roubles.
Marx Kardeşler'e hayran olan ailesi bu kardeşlerden birinin adını ona vermiştir.Ce dernier raconte à notre héros qu'un de ses frères se nommait Martin.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.À l'époque le fabricant de l'engin spatial concourait au prix Ansari X-Prize.
General Hamilton, takviye birlikleri iki cephede kullanmaya karar vermiştir.Le général Hammond les envoie en salle d'isolement.
Bu iki kişi birbirine büyük para hediyeleri vermişlerdi.Les deux groupes s'échangent des cadeaux.
Bu şekilde 62 yıl hizmet vermiştir.Il était au service depuis 62 ans.
Max'e TURBO enerjisini o vermiştir.Il a été équipé d'une soufflerie électrique à turbine.
Ayrıca 3 kez Tophane Müşiri olarak hizmet vermiştir.Il est par ailleurs à trois reprises capitaine de la sélection.
Siraküza tiranı II. Hiero, Tyndaris'in Kartaca tarafından bir üs olarak kullanılmasına izin vermişti.Hiéron II, tyran de Syracuse, permit à la cité de devenir une base carthaginoise.
Altair'in tekrar Master'lığa yükselebilmesi için ona 9 kişilik bir suikast görevi vermiştir.Altaïr se voit alors dans l'obligation d'accomplir neuf assassinats pour regagner son honneur et son rang.
Köy, büyük şehirlere çok göç vermiştır.On donne un nouvel élan aux grandes villes.
Vatikan’da ilk kez bir Papa, başka dinden bir kadın ressama poz vermiştir.C'est la première fois que la bourse est attribuée à une femme peintre.
Sanatçı ayrıca, İtalya'da ve Türkiye'de çeşitli konserler vermiştir.La tournée a tenu des concerts en Italie et en Espagne.
Kim yaşamamıştır ki?" şeklinde cevap vermiştir.Ce qui fut vivra comme / Avant » (There shall never be one lost good!
Kurtuluş savaşında 38 şehit vermiştir.Il ajoute 38 sauvetages.
Bu özellik gümüş halidlerin modern fotoğrafik malzemelerin temelini oluşturmalarına sebebiyet vermiştir.Cette propriété a permis aux halogénures d’argent de devenir le matériau de base de la photographie moderne.
Bu durum muhalif olan samuraylara, onların devrinin sona erdiğine dair güçlü bir mesaj vermiştir.Le rapide retour à l'ordre constituait un signal clair aux samouraïs dissidents que leur époque était révolue.
Daha önce 15 yıl süreyle Çağdaş Sahne olarak hizmet vermiştir.Il exerce le métier de metteur en scène depuis 15 ans.
Köye adını vermiş olan urgancılık artık geçerliğini kaybetmiştir.Le nom que ce peuple se donnait est perdu.
17 Ocak 1793'te Milli Konvent'in milletvekili olarak XVI. Louis'in İdamı'na oy vermiştir.En tant que député conventionnel, il est amené à s'exprimer en janvier 1793 sur la mort de Louis XVI.
İki genç birbirine aşık olmuşlar ve evlenmeye karar vermişlerdir.Tous deux tombent amoureux et décident de se marier.
Bu gezide Mount Everts'e adını vermiştir.Le club doit son nom au Mont Everest.
Bu iki cüce ayrıca bu çekice birçok farklı özellik vermiştir.Hormis ces deux différences, les voûtes présentent d'autres particularités.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu'na eşim hakkında dilekçe vermiştim.La délégation a remis une requête à la Commission des pétitions du Parlement européen.
Bölgeye ismini Allegheny nehri vermiştir.Il est mis en service sur la rivière Allegheny.
Doktor, Alit'e en çok Dördüncü Doktor'un sevdiği jelibondan vermiştir.Le Maître propose à sa compagne un Jelly Baby, bonbon préféré du quatrième Docteur.
The Velvet Underground grubunun ilk albümünde yer alan bir şarkıya adını vermiştir. ^Le nom du groupe vient d'une chanson du Velvet Underground.
Ancak grup kapakta bu taslağı kullanmaya karar vermişti.J'ai choisi de m'inscrire dans ce format.
IGN'den Eric Goldman ise bölüme 10 üzerinden 8.6 puan vermiştir.Eric Goldman de IGN note l'épisode avec un 8,8 sur 10.
Beşiktaş ilçesine adını vermiştir.Il a donné son nom à la brucite.
20 yaşına geldiğinde annesi onu evlendirmeye karar vermiş.Mais à l'âge de 19 ans, sa famille décide de la marier.
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Un scrutin est alors organisé pour la désignation d'un nouveau prince héritier.
Bu sırada Fuchida emrindeki uçaklara "Tenkai" (saldırı pozisyonu al) emrini vermişti.Mais le commandant Fuchida, qui dirigeait l'attaque aérienne, se l'était fixé comme objectif.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod