Kim haksızlığa uğrayarak öldürülürse onun mirasçılarına yetki vermişizdir.If someone is killed unjustly, We have given his next of kin certain authority.
Daha önce de, arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair ALLAH'a söz vermişlerdi.Although they had made a pledged to God, in the past, that they will not turn their backs.
Sana bağlılık sözü verenler, ALLAH'a bağlılık sözü vermişlerdir.Those who pledge allegiance to you are pledging allegiance to God.
ALLAH sizin birçok ganimet ele geçireceğinizi size söz vermiş bulunuyor.God has promised you abundant gains, which you will capture.
Andolsun, Biz bundan önce Adem'e ahid vermiştik, fakat o, unutuverdi.Most certainly We had given Adam a command before, but he forgot.
Kimi, bu uğurda canını vermiş, kimi de beklemektedir.Among those some of them have fulfilled their vow and others await the appointed time.
Gökleri ve yeri gerektiği gibi yaratmıştır. Size şekil vermiş ve şeklinizi güzel yapmıştır.He created the heavens and the earth with Truth and shaped you, giving you excellent shapes.
Sen bize tam ölçü zahire ver, bize sadaka vermiş ol.So give us corn in full measure, and give it to us in charity.
Yemin olsun, onlara, size vermediğimiz imkân ve kudreti vermiştik.We had established them firmly in a manner We have not established you.
Andolsun biz, daha önce de Âdem'e ahit (emir ve vahiy) vermiştik.Most certainly We had given Adam a command before, but he forgot.
Andolsun ki, onlara da size vermediğimiz kudret ve serveti vermiştik.We had established them firmly in a manner We have not established you.
Kendilerine kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik.We had given them ears and eyes and hearts.
And olsun ki, biz onlara size vermediğimiz imkanlar vermiştik.We had established them firmly in a manner We have not established you.
Onlara kulaklar, gözler ve kalpler vermiştik.We had given them ears and eyes and hearts.
Onlara işitme ve görme duyuları ile beyinler vermiştik.We had given them ears and eyes and hearts.
Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmış, size biçim vermiş ve biçiminizi güzelleştirmiştir.He created the heavens and the earth with Truth and shaped you, giving you excellent shapes.
İş olup bitince, şeytan: "Doğrusu Allah size gerçeği söz vermişti.And Satan saith, when the matter hath been decided: Lo!
Kendilerine kitap vermiş olduklarımız sana indirilene sevinirler.Those unto whom We gave the Scripture rejoice in that which is revealed unto thee.
Geceyi gündüzü, güneşi ayı sizin istifadenize vermiştir.He has subjected to you the night, the day, the sun and the moon.
Geceyi, gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı sizin emrinize vermiştir.He has subjected to you the night, the day, the sun and the moon.
İsrailoğullarına kitabı, bilgeliği ve peygamberliği vermiştik.We gave to the Children of Israel the Book, judgment and prophethood.
ALLAH her birine kurtuluşu söz vermiştir. ALLAH tüm yaptıklarınızdan haberdardır.Yet, Allah has promised each a fine reward, and Allah is Aware of what you do.
Ve kim bir kişiye hayat verirse insanlara toptan hayat vermiş gibidir.And whoever saves one - it is as if he had saved mankind entirely.
Kendilerine kitap vermiş olduklarımız ona inanacaklardır.And those to whom We [previously] gave the Scripture believe in it.
Biz ona, anahtarlarını güçlü bir topluluğun zor taşıdığı hazineler vermiştik.This man rebelled against them.
And olsun ki onlara, size vermediğimiz servet ve imkanı vermiştik.We had established them more firmly in the land than you are.
Andolsun biz, daha önceden İbrahim'e de doğru yolu bulma yeteneğini vermiştik.Before this We gave Abraham his guidance.
Size şekil vermiş ve şeklinizi güzel yapmıştır.He formed you and gave you the best of forms.
Yemin olsun, İbrahim'e daha önceden, doğruyu bulma gücünü vermiştik.Before this We gave Abraham his guidance.
Andolsun biz İbrahim'e daha önce rüşdünü vermiştik.Before this We gave Abraham his guidance.
And olsun ki biz daha önce İbrahim'e de rüşdünü vermiştik (akla uygun olanı göstermiştik).Before this We gave Abraham his guidance.
Rab'lerinin kendilerine vermiş olduğu şeylerden zevk duyarlar.rejoicing in whatever their Lord has given them.
Görünüşe göre Kahire muhalif gazetecileri ülke dışında tutmaya karar vermiş.Looks like Cairo has decided to keep dissenting journalists out of the country.
1995 Dayton Barış Anlaşması üç buçuk yıl süren kanlı çatışmalara son vermişti.The 1995 Dayton Peace Agreement ended three and a half years of bloodshed.
Belge Belgrad ve Zagreb'e, BH'nin işlerinde sürekli söz sahibi olma hakkını da vermişti.It allowed Belgrade and Zagreb to have a continuing say in BiH affairs.
Kosor henüz bu meydan okumaya yanıt vermiş değil.So far, she has not responded to the challenge.
Stoykoski, radyonun para faaliyetlerinin savurganlık olduğunu ileri sürerek denetleme emri vermişti.He has ordered an audit of its financial activities, implying they were wasteful.
AB söz konusu yardımla ilgili sözü Temmuz ayında düzenlenen Kosova bağış konferansında vermişti.The EU promised the aid at the Kosovo donors' conference in July.
Hükümetse şu ana kadar resmi bir yanıt vermiş değil.The government has yet to issue an official response.
Sergiye, Priştineli Arben Llapashtica da bir fotoğrafını vermiş. [Alpbach Kosovo]Arben Llapashtica of Pristina contributed this photo to the exhibit. [Alpach Kovovo]
Schwarz-Schilling, görevine başlarken bu güçlere başvurmayacağına söz vermişti.Schwarz-Schilling began his tenure with a pledge not to resort to them.
Ülke geçtiğimiz günlerde asker sayısını üçe katlayıp 140'a çıkarmaya karar vermişti.The country recently decided to triple its deployment there to 140 troops.
Bayramoviç'e göre, askeri mahkeme ilk önce ona üç yıl hapis vermişti.In Bajramovic's telling, a court-martial originally sentenced him to three years' imprisonment.
Carter bu alışverişe Fools Rush In adlı kitabında yer vermişti.Carter chronicled this exchange in his book Fools Rush In.
Yayın kuruluşlarına daha düşük bir oran uygulanmasına karşın, hükümet henüz bir karar vermiş değil.A lower rate for publishers has been proposed, though the government has not yet made a decision.
Seçim yasasına göre, seçim mahkemesinin üyelerine dahi onay vermiştir.He even gave his consensus for members of the electoral court, according to the electoral code.
Mahkeme bir kez daha başka bir yerde kontrol edilen bir karar vermiştir." dedi.The court again brought a decision controlled at another place," Gruevski said.
Siyasiler, bağımsızlık ilanından sonra Kosova'ya yatırımların akacağına söz vermişlerdi.Politicians promised that investments would flow into Kosovo after it declared independence.
Ayrıca bu bireyler, daha önce vermiş oldukları onayı, istedikleri zaman geri çekebilmelidir.These individuals should be able to withdraw consent at any time.
Manasievski'ye göre, bu sistem maliyetleri artırmasına karşın hiçbir sonuç vermiş değil.According to Manasievski, that has not produced any results, though it has raised costs.
Seçimler sırasında DSS, yeni anayasanın Haziran 2004 tarihine kadar kabul edileceği sözünü vermişti.During the election, the DSS said a new constitution would be adopted by June 2004.
Mimoza, ne alacağını dikkatle hesaplamaya karar vermiş.Mimoza has decided to calculate carefully what she will buy.
Koro, bu dinletiden bir gün önce de, Karadağ'ın Podgorika kentinde bir konser vermişti.A day earlier the choir performed in Podgorica, Montenegro.
Ezeli rakipler olan partiler, aralarındaki siyasi çekişmeyle bölgeye zarar vermişlerdi.The parties, bitter rivals, have scarred the region with their political bickering.
Son fiyat, Oger'in başlangıçta vermiş olduğu 5,65 milyar doların oldukça üzerinde gerçekleşti.The final price was significantly higher than the $5.65 billion initially offered by Oger.
Basescu 2004 yılındaki kampanyasında önemli bir oyuncu olma sözü vermişti.During his 2004 campaign, Basescu pledged to be a key player.
Anlaşma, Bosna'da dört yıldır devam eden ihtilafa resmen son vermişti.It officially ended four years of conflict in Bosnia.
Savcılık Lahey'le işbirliği konusunda bir yasa çıkartılması konusunda söz vermiştir.The Prosecution Office pledges passage of a law on co-operation with The Hague tribunal.
"Türk polisi hızlı ve etkili bir şekilde tepki vermiştir."The Turkish police responded quickly and effectively.
Bu süreçle, okula gereken güç ve önemi vermiş olacağız," dedi.Through this process we would give to the school the necessary power and importance," Memushi said.