vermeyin ile cümle
vermeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Non regni più dunque il peccato nel vostro corpo mortale, sì da sottomettervi ai suoi desideri
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.No reine, pues, el pecado en vuestro cuerpo mortal, de modo que obedezcáis a sus malos deseos
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Que le péché ne règne donc point dans votre corps mortel, et n`obéissez pas à ses convoitises.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Så lad da ikke Synden herske i eders dødelige Legeme, så I lyde dets Begæringer;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.So lasset nun die Sünde nicht herrschen in eurem sterblichen Leibe, ihr Gehorsam zu leisten in seinen Lüsten.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Vậy , chớ để tội_lỗi cai_trị trong xác hay chết của anh_em , và chớ chiều theo tư dục nó .
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Vậy, chớ để tội lỗi cai trị trong xác hay chết của anh em, và chớ chiều theo tư dục nó.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Ας μη βασιλευη λοιπον η αμαρτια εν τω θνητω υμων σωματι, ωστε κατα τας επιθυμιας αυτου να υπακουητε εις αυτην,
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Итак да не царствует грех в смертном вашем теле, чтобы вам повиноваться ему в похотях его;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Нехай же не царює гріх у смертному вашому тїлї, так щоб коритись йому в похотях його;
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.Тогава какво? Да грешим ли, защото не сме под закон, а под благодат? Да не бъде!
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.אם כן אפוא אל תמלך החטאת בגופכם אשר ימות לנטות אחריה בתאותיו׃
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.اذا لا تملكنّ الخطية في جسدكم المائت لكي تطيعوها في شهواته.
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.所 以 不 要 容 罪 在 你 們 必 死 的 身 上 作 王 、 使 你 門 順 從 身 子 的 私 慾
Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin.所以 不 要 容罪 在 你 們 必死 的 身上 作 王 、 使 你 門順從 身子 的 私慾
Bunu atlamama izin vermeyin. Daha iyi biyo-yakıtlar çok büyük bir olay.이 사실 빼놓으면 안됩니다. 더 나은 생물연료는 정말로 대단한 일입니다.
Bunu atlamama izin vermeyin. Daha iyi biyo-yakıtlar çok büyük bir olay.Nie zapominajcie o tym, lepsze biopaliwa to poważna sprawa.
Bunu atlamama izin vermeyin. Daha iyi biyo-yakıtlar çok büyük bir olay.שרק לא אשכח לציין זאת. ביו-דלק משופר זה דבר רציני.
Bunu atlamama izin vermeyin. Daha iyi biyo-yakıtlar çok büyük bir olay.سأشرح قليلا هنا ، وقود حيوي أفضل يعني الكثير جدا.
Bunu atlamama izin vermeyin. Daha iyi biyo-yakıtlar çok büyük bir olay.燃料の分子構造を厳密に設計し
Bunu atlamama izin vermeyin.Das ist nicht unwesentlich.
Bunu atlamama izin vermeyin.Laat ik dit niet onderbelichten.
Bunu atlamama izin vermeyin.Lasciate che ve ne parli un pò.
Bunu atlamama izin vermeyin.Ne passons pas rapidement là-dessus.
Bunu atlamama izin vermeyin.No me permitan evitar eso.
Bunu atlamama izin vermeyin.Nu mă lasați sa trec cu vederea acest fapt.
Bunu atlamama izin vermeyin.Не ми позволявайте да пренебрегна това.
Bunu atlamama izin vermeyin.Не позвольте мне пропустить этот момент.
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinÄlä anna hänen tietää hän piti heille parhaiten, tähän on koskaan
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinĐừng để anh ta biết cô ấy thích chúng tốt nhất, Đối với điều này bao giờ phải được
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinJangan biarkan dia tahu dia menyukai mereka yang terbaik, Untuk ini pernah harus
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyin이까지해야하는 그에게 그녀가 가장 그들을 좋아하는 알려하지 마세요
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinLaat hem niet weten dat ze graag de beste hen, Voor dit moet altijd
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinLad ham ikke ved, at hun kunne lide dem bedst, for det nogensinde skal være
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinLassen Sie ihn nicht wissen, dass sie mochte sie am besten, für das jemals sein muss
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinLåt honom inte veta att hon gillade dem bäst, för det måste alltid vara
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNão deixe que ele sabe que ela gostava deles melhor, Por isso deve sempre ser
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNedovolte, aby věděl, že mu líbily nejlepší, pro to musí někdy být
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNedovoľte, aby vedel, že mu páčili najlepšie, pre to musí niekedy byť
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNe hagyd, hogy tudja, ő szerette őket a legjobban, mert ez kell valaha
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNe laissez pas le connaître, elle les aimait le mieux, pour cela doit toujours être
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNe pustite mu vedeti, ona jim je všeč najboljše, Za to mora biti vedno
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNie pozwól mu, że lubi je najlepiej, tego zawsze musi być
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNo le hizo saber a ella le gustaban más, para esto debe ir
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNon lasciare che lo conosco li piaceva di più, per questo deve essere sempre
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinNu-l lăsaţi să ştie că ea le-a placut cel mai bun, Pentru aceasta trebuie să fie vreodată
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinΝα μην αφήσει να ξέρετε ότι τους άρεσε καλύτερα, γι 'αυτό πρέπει πάντα να
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinНе дай ему знать, что она любила их лучшем случае, для этого должны всегда быть
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinНе дай йому знати, що вона любила їх кращому разі, для цього повинні завжди бути
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinНе позволявайте да го познавам, тя ги хареса най-много, за това трябва някога да бъде
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinאל תתנו לו לדעת שהיא אוהבת אותם הכי טוב, בשביל זה צריך להיות אי פעם
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyinلا تدع له معرفة أنها تحب لهم أفضل ، ولهذا يجب أن يكون من أي وقت مضى
Bu şimdiye kadar olması gerekir, onu o en iyi şekilde sevdim biliyor izin vermeyin秘密は、自分自身と私の間に、すべての残りから保管。'
Cevap vermeyin.Ne répondez pas.
Cevap vermeyin.Ne válaszoljon.
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!A spus tatăl său, "nu vă dau aere!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Cho biết cha của mình, 'không cung cấp cho mình phát sóng!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Dijo que su padre, 'no darse aires!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Disse il padre, 'non darti arie!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Disse seu pai, "não se dá ares!
İlgili Sayfalar