vermeyin ile cümle

vermeyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Dit son père; "Ne vous donnez pas airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Kata ayahnya, "tidak memberikan diri Anda mengudara!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!그의 아버지는 말했다, '자신이 개최 포기하지 마세요!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Mondta az apja, "ne add magad levegõ!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Povedal, že jeho otec, nedávajú sa vysiela!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Powiedział ojciec, "nie dają się odbędzie!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Řekl, že jeho otec, nedávají se vysílá!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Sade hans far, "inte ge dig själv sänds!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Sagde hans far, 'Vil ikke give dig selv airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Said je njegov oče, "ne dajejo sami airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Sanoi hänen isänsä, "älä anna itsellesi olevinaan!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Zei zijn vader, 'geef niet op jezelf airs!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Είπε ο πατέρας του? "Δεν δώσετε στον εαυτό σας βγήκε στον αέρα!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Баща му каза "не да си се излъчва!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Саид, отца своего, "не дать себе высокомерно!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!Саїд, батька свого, "не дати собі зарозуміло!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!אמר אביו: "לא להרים את האף!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!وقال والده ؛ 'لا تعطي نفسك اجواء!
Dedi babası, 'kendiniz fiyaka vermeyin!私はそのようなものに一日を聞くことができると思いますか?
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Beste collega's, als je twee eenzaten ziet, geef ze dan geen bokshandschoenen om het uit te vechten.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Dragi colegi, când vedeți doi indivizi singuri nu le dați mănuși de box pentru că se bat.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."여러분, 두명의 낯선 사람을 보시면 그들이 싸우도록 복싱글러브를 주지마세요.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Miei cari colleghi, quando vedete due individui soli, non date loro i guanti da pugilato perché si battano.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Mis queridos colegas, cuando vean a dos individuos, no les den guantes de boxeo para que se peleen.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.A gdy nie chciał Edom pozwolić Izraelowi przejścia przez granice swoje, tedy Izrael uczynił odwrót od niego.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ainsi Édom refusa de donner passage à Israël par son territoire. Et Israël se détourna de lui.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Also weigerten sich die Edomiter, Israel zu vergönnen, durch ihr Gebiet zu ziehen. Und Israel wich von ihnen.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Assim recusou Edom deixar Israel passar pelos seus termos; pelo que Israel se desviou dele.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Astfel Edom n'a vrut să lase pe Israel să treacă prin ţinutul lui. Şi Israel s'a abătut dela el.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ấy vậy , Ê - đôm không cho_phép Y-sơ-ra-ên đi ngang bờ_cõi mình ; Y-sơ-ra-ên trở đi khỏi người .
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ấy vậy, Ê-đôm không cho phép Y-sơ-ra-ên đi ngang bờ cõi mình; Y-sơ-ra-ên trở đi khỏi người.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Como Edom rehusó dejar pasar a Israel por su territorio, Israel se alejó de ellos
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Così Edom rifiutò a Israele il transito per i suoi confini e Israele si allontanò da lui
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Då alltså Edom icke tillstadde Israel att tåga genom sitt område, vek Israel av och gick undan för honom.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Da Edom således formente Israel at drage igennem sine Landemærker, bøjede Israel af og drog udenom.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Když tedy nedopustil Edom Izraelovi, aby přešel meze jeho, uchýlil se Izrael od něho.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Keď tedy odoprel Edom a nedal Izraelovi, aby prešiel jeho územím, uhnul sa Izrael od neho.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.에돔 왕이 이같이 이스라엘의 그 경내로 통과함을 용납지 아니하므로 이스라엘이 그들에게서 돌이키니라
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Kun siis Edom kielsi Israelia kulkemasta maansa läpi, niin Israel väistyi sieltä pois.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Maka orang Israel berbalik dan mencari jalan lain sebab tidak diizinkan orang Edom melalui daerah mereka
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Mivel nem akará Edom megengedni Izráelnek, hogy általmenjen az õ országán: azért eltére Izráel õ tõle.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Således nektet Edom Israel å dra gjennem sitt land; og Israel bøide til side for ham.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Tako se je branil Edom dovoliti Izraelu prehod skozi pokrajino svojo; zato se mu je izognil Izrael.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Ουτως ηρνηθη ο Εδωμ να δωση διαβασιν εις τον Ισραηλ δια των οριων αυτου και εξεκλινεν ο Ισραηλ απ' αυτου.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Итак не согласился Едом позволить Израилю пройти чрез его пределы, и Израиль пошел в сторону от него.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.Така Едом отказа да пусне Израиля да мине през пределите му; за това Израил се отвърна от него.
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.וימאן אדום נתן את ישראל עבר בגבלו ויט ישראל מעליו׃
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.وابى ادوم ان يسمح لاسرائيل بالمرور في تخومه فتحول اسرائيل عنه
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.這 樣 、 以 東 王 不 肯 容 以 色 列 人 從 他 的 境 界 過 去 . 於 是 他 們 轉 去 離 開 他
Edom Kralı ülkesinden geçmelerine izin vermeyince, İsrailliler dönüp ondan uzaklaştılar.這樣 、 以 東王 不 肯 容 以色列人 從 他 的 境界 過去 . 於是 他 們轉 去 離開他
Fakat onlara size az çalıştığınızı söylemeye imkan vermeyin.No dejen que les digan que no trabajan arduamente.
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorum환자의 부정은 남자해서는 안 전 한가지 않게 말하고 싶어
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorumשלילה של חולים לא צריך בנים אני רוצה להגיד לך משהו לא נותנים
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorumيجب أن نفي من المرضى لا الأولاد أنا أريد أن أقول لك شيئا لا تدع
Hastaların olumsuzlama erkek olmamalıdır i Bir şey izin vermeyin anlatmak istiyorumこれはあなたの皮膚の下に入るやこれや あなたはより多くの参照しようとしている
Hiçbir şeyin sizin için dikkat dağıtıcı olmasına izin vermeyin.Ne engedd meg semminek, hogy eltérítsen ettől.
Hiçbir şeyin sizin için dikkat dağıtıcı olmasına izin vermeyin.Ne permettez à rien de vous distraire.
Hiçbir şeyin sizin için dikkat dağıtıcı olmasına izin vermeyin.No permitas que nada te distraiga.
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.Lasst euch nie von jemandem sagen, dass Umweltbewusstsein nur etwas für reiche weiße Leute ist.
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.Låt aldrig någon berätta för dig att miljöaktivism är något som rika, vita människor sysslar med.
İlgili Sayfalar