Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Mas os cientistas têm egos; eles gostam de dar nomes às coisas.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Men vetenskapsmän har egon; de tycker om att namnge saker.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Nhưng các nhà khoa học có sĩ diện; họ thích đặt tên các thứ.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Pero los científicos tienen ego, les gusta poner nombres.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Но ведь у учёных есть собственное эго, и они любят давать вещам названия.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Но учените имат его; те обичат да слагат имена.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.אבל למדענים יש אגו, הם אוהבים לתת שמות לדברים.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.لكن العلماء مغرورين يُحبون تسمية الأشياء
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.名前を付けるのが好きです 恐竜はそれぞれ違っているので
Ne zaman biri tarih öncesine bakarak size küresel bir yanıt vermeyi denerse gerçekten dikkatli olmalısınız.Deben ser muy precavidos cuando alguien
Ne zaman biri tarih öncesine bakarak size küresel bir yanıt vermeyi denerse gerçekten dikkatli olmalısınız.누군가 선사시대를 돌아보고, 여러분에게 일종의 포괄적인 답을 주려고 한다면 언제나 주의하시기 바랍니다.
Ne zaman biri tarih öncesine bakarak size küresel bir yanıt vermeyi denerse gerçekten dikkatli olmalısınız.Musicie bardzo uważać, kiedy ktoś sięga do prehistorii i próbuje udzielić globalnej odpowiedzi,
Ne zaman biri tarih öncesine bakarak size küresel bir yanıt vermeyi denerse gerçekten dikkatli olmalısınız.צריך מאוד להיזהר בכל פעם שמישהו מביט לפרה-היסטוריה ומנסה לתת תשובה כללית,
Ne zaman biri tarih öncesine bakarak size küresel bir yanıt vermeyi denerse gerçekten dikkatli olmalısınız.عليك ان تنظر جيداً .. ربما على احد ما النظر الى الماضي الدفين .. لكي يبحث عن الجواب
Ne zaman biri tarih öncesine bakarak size küresel bir yanıt vermeyi denerse gerçekten dikkatli olmalısınız.怠慢になりがちなので 歴史を 振り返り世界規模の解答を
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Beslis niet te lang op voorhand, vooral niet als je niet eens beseft dat je beslist.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Đừng quyết định sớm quá nhất là những quyết định mà các bạn còn không biết các bạn đang thực hiện.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Jangan membuat keputusan terlalu dini, terutama keputusan yang Anda pun tidak sadar membuatnya.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.너무 먼 미래까지의 계획을 일일히 성급하게 미리 정하지 마세요.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Não tomem uma decisão cedo demais, especialmente quando nem têm consciência de as estar a tomar.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Nečiňte rozhodnutí příliš dopředu, především ne ta, o kterých si ani nejste vědoma, že je činíte.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Ne hozz döntéseket túl korán, különösen úgy ne, hogy nem tudatosan döntesz.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Nerozhodujte sa príliš skoro, hlavne tie, ktoré si ani nie ste vedomé, čo robíte.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Nie podejmuj ich zbyt wcześnie, szczególnie tych, których jesteś nieświadoma.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Non prendere decisioni troppo presto, in particolare quelle che non sei nemmeno cosciente di aver preso.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.No tomen decisiones demasiado anticipadas sobre todo las que ni siquiera saben que están tomando.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Nu lua deciziile cu prea mult timp înainte, mai ales acelea pe care nu eşti conştientă că le iei.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Tag ikke beslutninger for lang tid i forvejen, især dem som du ikke er bevidst om, at du tager.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Ta inte beslut för långt i förväg, särskilt inte beslut som du inte ens är medveten om att du tar.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Μην πάρεις αποφάσεις υπερβολικά νωρίς, ειδικά αυτές που δεν τις παίρνεις συνειδητά.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Не вземайте решения твърде рано във времето, особено такива, които дори не осъзнавате, че правите.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Не приймайте рішень надто наперед, особливо тих, стосовно яких ви навіть не впевнені.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.Не принимайте решений слишком рано, особенно тех, которые вы делаете неосознанно.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.אל תחליטי החלטות זמן רב מדי מראש, במיוחד לא החלטות שאת אפילו לא מודעת אליהן.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.لا تقرري قبل وقت طويل مسبقا، وتحديدا قرارات لاتكونين حتى مدركة لها.
O kararları çok erkenden vermeyin, özellikle de bu kararları aldığınızın farkında bile değilseniz.特にあなたが無意識で行っている決断です 残念なことにトップの数が
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.En la enseñanza preescolar, los niños aprenden a valorar su propio idioma y cultura.
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.I förskolan lär sig barnen att uppskatta sitt språk och sin kultur.
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.Lapset oppivat esiopetuksessa arvostamaan omaa kieltään ja kulttuuriaan.
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.Les enfants apprennent à apprécier leur propre langue et culture lors de l’enseignement préscolaire.
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.Дети в подготовительной школе учатся ценить свой язык и свою культуру.
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.يتعلم الأطفال في التعليم الأولي تقدير لغتهم وحضارتهم الخاصة بهم.
Okul öncesi eğitimde çocuklar kendi diline ve kültürüne değer vermeyi öğrenir.学前班学生会学习尊重本民族的语言和文化,同时也学习尊重其他人的语言和文化。
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.Ajattelin antaa hänelle isän vanhan kultakellon.
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.Ich möchte ihm Vaters alte goldene Uhr schenken.
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.Ich möchte ihm Vaters alte goldene Uhr schenken.
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.Jag tänkte ge honom fars guldklocka.
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.Je pensais lui offrir la montre de père.
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.M-am gândit sã-i dau ceasul de aur al lui tata.
Ona babanın altın saatini vermeyi düşündüm.Pensaba regalarle el reloj de oro de papá.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Aku berhenti memberinya begitu banyak kekuasaan.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Am încetat să-i mai acord atâta autoritate.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Dejé de darle tanta importancia.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Eu parei de dar tanta importância a isto.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Ho smesso di concedergli autorità.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Ich hörte auf, ihm so viel Macht zu geben.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Ik hield op er zoveel belang aan te hechten.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.Jag slutade ge det så mycket auktoritet.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.J'ai arrêté de lui donner autant d'autorité.
Ona bu kadar yetki vermeyi bıraktım.저는 자신에게 그렇게도 많은 권위를 주는것을 멈추었습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod