Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Küçük mutluluklara önem vermeyi seçtim.Έχω επιλέξει να δίνω σημασία στα λεπτά αισθήματα.
Küçük mutluluklara önem vermeyi seçtim.Я предпочитаю уделять больше внимания мелким чувствам.
Kusura bakma, bunları vermeyi unuttum.Elnézést, ezt elfelejtettem odaadni.
Kusura bakma, bunları vermeyi unuttum.Xin lỗi, tôi quên đưa cô mấy thứ này.
Kusura bakma, bunları vermeyi unuttum.Съжалявам за притеснението, забравих да ви дам това.
Londra'nın bunu çalmasına izin vermeyin.No dejen que Londres les robe eso.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Älkää antako salaista numeroamme siviileille.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Ge inte ut vårt hemliga nummer till allmänheten.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Giv ikke vores hemmelige nummer til offentligheden.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.La prego, non lasci più a nessuno il numero della linea segreta.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Não revele a nossa linha secreta ao público em geral.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Por favor, no dé nuestro número secreto a la gente de fuera.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Proszę nie udostępniać tajnej linii cywilom.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Μη λέτε το μυστικό μας νούμερο στους πολίτες.
Lütfen gizli hattımızı halka vermeyin artık.Не сообщайте всем номер нашей секретной линии связи.
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?Ale wyobraźcie sobie hinduskę o imieniu Mae West. Nie było mowy.
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?llamarla Mae West, pero, ¿se imaginan una niña india llamada Mae West?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?lui donner le nom de Mae West, mais vous imaginez une petite indienne du nom de Mae West ?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?Mae West benennen. Aber können Sie sich ein indisches Kind namens "Mae West" vorstellen?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?Mae West의 이름을 따서 짓고 싶어했지만 인도 사람이 아이 이름을 Mae West라 하는게 말이 되나요?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?Mae Westnek akarta hívni, de el tudnak képzelni egy indiai gyereket, akinek Mae West a neve?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?Но разве можно представить индийского ребёнка по имени Маэй Уэст?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?לקרוא לה על שם מיי ווסט, אבל האם אתם יכולים לדמיין ילדה הודית בשם מיי ווסט?
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?تسميتها بماي ويست ولكن هل يمكن تخيل طفلة هندية باسم ماي ويست ؟
Mae West adını vermeyi istemişti ama ismi Mae West olan Hintli bir çocuk düşünebiliyor musunuz?でもインドの子に メイ・ウエストはないでしょう でもインドの子に メイ・ウエストはないでしょう 家族は大反対でした
Metaller elektronlarını vermeyi ya da paylaşmayı severler. .Então o que acontece é, digamos que no caso do ferro, você tem um monte de átomos de ferro.
Metaller elektronlarını vermeyi ya da paylaşmayı severler. .금속은 자신의 전자를 제거하는 거나 제거하지 않고 공유하는 것을 좋아합니다.
Metaller elektronlarını vermeyi ya da paylaşmayı severler. .Kovy se rádi zbavují elektronů nebo ne zbavují, ale rádi je sdílejí.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Als Reporter recherchieren und interviewen wir. Wir versuchen die Realität gut widerzuspiegeln.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Como repórteres, pesquisamos e entrevistamos. Tentamos dar uma boa visão da realidade.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Como reporteros, nosotros investigamos, entrevistamos. Tratamos de dar una buena imagen de la realidad.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.우리는 리포터로써 연구하고 인터뷰도 하지요. 현실의 좋은 그림을 보여주려고 노력합니다.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Là phóng viên, chúng tôi tìm hiểu, và phỏng vấn. Chúng tôi cố đưa ra một góc nhìn thực tế đủ tốt.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Mint riporterek, mi kutatunk, mi készítünk interjúkat. Megpróbálunk akkurátus képet adni a valóságról.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.My, reportéri, skúmame fakty a robíme rozhovory. Snažíme sa podať reálny obraz skutočnosti.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Noi giornalisti facciamo ricerche e interviste, cerchiamo di offrire una visione nella realtà completa.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Przeprowadzamy wywiad, pytamy. By dobrze przedstawić rzeczywistość.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Toimittajina me tutkimme, me haastattelemme. Yritämme antaa tarkan kuvan todellisuudesta.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.We proberen een goed beeld te geven van de realiteit.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Ми, кореспонденти, досліджуємо, беремо інтерв'ю. Намагаємося адекватно відтворити реальність.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.Мы — репортёры: мы расследуем дела, берём интервью. Мы стараемся в итоге дать хорошую картинку реальности.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.ככתבים, אנו חוקרים, אנו מראיינים, אנו מנסים לצייר תמונה טובה של המציאות.
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.فنحن كمحريين ، نبحث ، نتحري ونعقد مقابلات. نحن نحاول اعطاء صورة جيدة عن الواقع
Muhabirler olarak biz araştırırız, röportaj yaparız ve gerçeğin iyi bir resmini vermeyi deneriz.事実を的確に伝えようとしますが 無意識に偏見を持つものです
Nefes alıp vermeyi bıraktığında, batıyordu.Al dejar de respirar, se hunde.
Nefes alıp vermeyi bıraktığında, batıyordu.De îndată ce te sufoci, te duci.
Nefes alıp vermeyi bıraktığında, batıyordu.Dès qu'on s'arrête de respirer, on coule.
Nefes alıp vermeyi bıraktığında, batıyordu.숨을 쉬는걸 멈추게 되면 물에 빠져죽고 말꺼야.
Nefes alıp vermeyi bıraktığında, batıyordu.Non appena si smette di respirare, si annega.
Nefes alıp vermeyi bıraktığında, batıyordu.Zodra je stopt met ademen, zink je.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Aber Wissenschaftler haben Egos; sie geben Dingen gern Namen.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ale naukowcy są próżni; lubią nadawać nazwy.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ale vědci mají ego, rádi dávají věcem jména.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ale vedci majú ego, radi pomenúvajú veci.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Dar oamenii de ştiinţă au ego-uri; le place să numească lucruri.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.De a tudósok önérzetesek; szeretnek nevet adni a dolgoknak.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.그러나 과학자들은 자존심이 있습니다. 그들은 이름 붙이는 것을 좋아합니다.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Maar wetenschappers hebben ego's. Ze vinden het leuk om dingen te benoemen.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Ma gli scienziati hanno un ego; a loro piace dare nomi alle cose.
Ne var ki bilim adamlarının egoları vardır; ve onlar bir şeylere isim vermeyi severler.Mais les scientifiques ont leur amour-propre; ils aiment nommer les choses.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod