Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Altı aylık tedavi başarılı sonuç vermeyince yurda döndü.След шест месеца лечение се завръщат в родния край.
Fakat, gangsterin hile yaptığını iddia ederek bu parayı vermeyi reddeder.Но ние отказваме да повярваме, че банката на справедливост е фалирала.
Nataşa’yı sevmektedir, fakat Nataşa ona yüz vermeyince vazgeçer.Харесва Наталия, но тя го пренебрегва заради брат му.
7 Eylül 878'de papa, Louis'i tacı bahşetti fakat Adelaide'ye taç vermeyi uygun görmedi..878. papa je okrunio Luja, ali nije htio okruniti i Adelaide.
Arsenal'de bekleneni vermeyi başarmıştır.Arsene je htio da se to dogodi u Arsenalu.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.Kod ozljeda trbuha ne smije se ništa piti niti jesti.
Arsenal'de bekleneni vermeyi başarmıştır.Zo začiatku to vyzeralo, že Arsenal zvíťazí.
Bu yöntem birden fazla seçeneğe oy vermeyi mümkün kılar.Túto stratégiu vyberajú s určitou pravdepodobnosťou.
Problem analizi ile karar vermeyi birbirinden ayırt etmek önemlidir.Pomembno je razlikovati med problemsko analizo in sprejemanjem odločitev.
Başlangıçta geçmişte geçen hikâyeler, daha genç izleyicilere tarih hakkında bilgi vermeyi amaçlıyordu.Dogodki so namenjeni predvsem spoznavanju mladim z zgodovino.
Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar.Centralni nadzor omogoča hiter in usklajen odziv na spremembe v okolju.
AdWords Google'ın sponsor bağlantılar bölümünde reklam vermeyi sağlar.AdWords je storitev podjetja Google za oglaševanje na spletnih straneh.
Ayrıca Bizanslılar Bulgarlara yüklü bir yıllık tazminat vermeyi kabul etmişlerdir.Bizantinci so morali poleg tega Bolgarom plačevati tudi letni tribut.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.Neskriauskite mažų vaikų.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.Kai vaikštote atvirose erdvėse, neprasidėkite su niekuo aplinkui.
Fakat, Tanrıverdi yüz vermeyince vazgeçti.Tačiau šioje situacijoje Dievas jo neapleido.
Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim." dedi.Tai yra galimybė suartėti su mano fanais".
Soruya cevap vermeyi reddediyorum.Atsisakau atsakyti į klausimą.
Köpeğe yiyecek vermeyin.Nešerkite šuns.
21 Temmuz 2005'te, Denia şehrinden bir hâkim, lezbiyen bir çifte evlilik cüzdanı vermeyi reddetti.21. juulil 2005 keeldus Dénia linna kohtunik lesbipaarile abielutunnistust väljastamast.
1963 - Büyük Britanya Malta’ya 1964’te bağımsızlığını vermeyi kabul etti.1963 – Suurbritannia nõustus andma järgmisel aastal Maltale iseseisvuse.
Böylece gölün Almanca adını vermeyi başardı.See sai endale saksakeelse nime Kallies.
Pavlov bir süre sonra köpeğine et vermeyip sadece zil çalmıştır ve köpeği tekrar salya tepkisi vermiştir.Oletagem, et Pavlov helistas koerale kella ja tuleks mõne tunni pärast tagasi, et anda koerale süüa.
Birliklerin kenti tahliye etmesi emrini vermeyi reddeden Hitler, kenti bir kale şehir ilan etti.Adolf Hitler ei lubanud linna kaitsvatel sõjavägedel linna loovutada.
Şişme normal nefes alıp vermeyi zorlaştırır.Aeglaselt täidab toit kõhu ja annab jõudu.
Grup, planlanan 52 konserin 46'sını vermeyi başardı.Kokku kuulus festivali programmi 52 teatrietendust.
Yazar her zaman renk ve bunların düzenlenmesi seçiminde anlam vermeyi reddetti.Plaati lihtsalt värvi põhjal valides tekitada probleeme.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .Ach, málem jsem zapomněl vám říci důležitou informaci -- a možná jste si říkali, že toto nemůžete vyřešit.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .Hov, vi mangler noget information.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .아직 주어지지 않은 조건이 하나 있었군요
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .Oh, non ti ho dato un pezzo chiave --- magari stai dicendo non lo posso risolvere.
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .או, שכחתי לתת לכם נתון חשוב והכרחי, אתם בטח אומרים לעצמכם, אי אפשר לפתור את זה
Ah, size anahtar bilgiyi vermeyi unuttum -- bunu çözemeyeceğiz diyorsunuzdur. .اوه، لم اعطيكم مفتاحاً --ربما تقولون انكم لستم قادرين على حلها
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Aber das Wichtigste daran ist, meine Kinder lernten zu nehmen und zu geben.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.De ami még fontosabb, a diákjaim megtanultak kapni, és megtanultak adni.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Dzieci nie tylko nauczyły się brać, ale przede wszystkim dawać.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.In najpomembneje, otroci so se naučili prejemati, naučili so se dajati.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Ještě důležitější je, že se moje děti naučili kromě přijímání také dávat.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.하지만 더 중요한것은 학생들이 수확하는 방법과, 나눠주는 방법을 배웠다는 것입니다.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Maar belangrijker dan dat mijn jongeren leerden te krijgen, is dat ze leerden te geven.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Mai important decât că au învăţat să primească, e că au învăţat să dea.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Mais le plus important est que mes élèves ont appris à obtenir, ils ont appris à donner.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Mas o mais importante é que os meus miúdos aprenderam a conseguir e aprenderam a dar.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Ma soprattutto i miei ragazzi hanno imparato a ricevere, hanno imparato a donare.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Nhưng quan trọng hơn hết là bọn trẻ đã học được cách lấy, và cho đi.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Pero lo más importante es que mis niños aprendieron a recibir y aprendieron a dar.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Tapi yang terpenting bagi murid-murid saya adalah, mereka belajar untuk memberi.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Αλλά πάνω απ' όλα τα παιδιά μου έμαθαν να παίρνουν, έμαθαν να δίνουν.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Но более важно не только то, что мои ребята научились получать, они научились отдавать.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.Но по-важноте е че, моите деца се научиха да получават, да дават.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.אבל חשוב יותר, הילדים שלי למדו לקבל, והם למדו לתת.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.لكن الأهم هو أن طلّابي تعلّموا الأخذ وتعلّموا العطاء.
Ama daha da önemlisi çocuklarım kazanmayı ve vermeyi öğrendiler.与えることを学んだこと ファーマーズ・マーケットで得たお金で
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.그러나 사막 한 가운데에 사는 식물이라면 당연히 기공을 통해서 물이 빠져나가는 것은 큰 문제가 될 거에요
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Pero si estoy en medio del desierto, no quiero dejar salir el vapor de agua a través de mis estomas.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Tapi kalau aku di tengah-tengah padang pasir, saya tidak ingin mengeluarkan uap air melalui stomata saya.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Za to na środku pustyni nie chcę tracić pary wodnej przez aparaty szparkowe.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Но ако живея сред пустинята, не бих искал водата да се изпарява от мен.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Chúng ta hãy nghĩ đến việc thúc đẩy những nước sẵn sàng tiếp nhận dự án mở rộng này.
Artık bu tip çözümlere giden ülkeler için teşvikler vermeyi düşünmemiz ve bizim de niyetli olmamız gerekiyor.Dar trebuie să începem să ne gândim să premiem țările care sunt dispuse să lucreze la această scară.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod