Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeyi ile cümle

vermeyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Gitmesine izin vermeyin! Tutun!Не отпускайте! Держитесь!
Onun olmasına izin vermeyin.Не позвольте этому случиться.
Onun tekrar olmasına izin vermeyin.Не допускайте, чтобы это случилось снова.
Miniklerin kibrit ile oyun oynamasına izin vermeyin.Не позволяйте детям трогать спички.
Kendinizin şişman olmasına izin vermeyin.Не позволяйте себе толстеть.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.Не обижайте маленьких детей.
Dinamit kullanarak kendini öldürmeye çalışır, fakat adanın buna izin vermeyişinden ötürü işe yaramaz.Он пытается убить себя, используя динамит, но не может сделать этого, потому что Остров не даёт ему.
Rahibe ona geri kalan altı kitabı yine aynı fiyattan vermeyi teklif etti.Затем она предложила ему купить оставшиеся шесть за ту же цену и, вновь получив отказ, сожгла ещё три книги.
Aşırı bilgi, karar vermeyi etkileyen problem sürecini ve görevlendirmesini etkiler.Избыточная информация влияет на обработку проблем и задач, что воздействует на принятие решений.
Sizi korkutmalarına izin vermeyin, size hizmetçi olmalarına sağlayın.Она предлагает ему стать её королём, прося его привести других сирот чтобы они стали его слугами.
Spielberg yapımı yönetmen Roman Polanski'ye vermeyi denedi ancak ret yanıtı aldı.Спилберг предлагал постановку и Роману Полански, но тот отказался по личным причинам.
Bu bankalardan biri 100.000$ bağışta bulundu fakat Arazi, bu bankaların ismini vermeyi reddetti.Один из них выделил сумму в $100 000, но Арази отказался оглашать какой именно.
Edward tekrar onlara zarar vermeyi dener ve bu sefer bir başkası onu engeller.وقد حاول ادوارد الحاق الضرر بهم مرة اخرى ،ولكن في هذه المرة عارضه شخص اخر.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.لا تعطي أي شيء للمريض كتناول الطعام أو الشراب.
Problem analizi ile karar vermeyi birbirinden ayırt etmek önemlidir.من المهم التفريق بين تحليل المشكلة وصنع القرار.
Fakat Groening, karaktere isim vermeyi reddetti ve karakter için bir isim seçmeyi diğer yazarlara bıraktı.ولكن رفض مات غرونينغ أن يُعطي الاسم للشخصيه وترك لغيره من الكُتاب أمر اختيار اسم الشخصية .
Bu makale uluslar, ülkeler ve özerk devletler için bilinen tüm isimleri vermeyi amaçlamaktadır.يقدم هذا المقال كل الأسماء البديلة المعروفة لجميع الأمم والبلدان والدول ذات السيادة.
Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.''وأسأل الله لبني وطني العقل والحكمة، وأدعوهم إلى التوبة، وكلُّ الحَول والطَّول والقوة بيد الله رب العالمين".
Aşırı bilgi, karar vermeyi etkileyen problem sürecini ve görevlendirmesini etkiler.وتؤثر المعلومات الزائدة في معالجة المشاكل والمهام التي تؤثر على صنع القرار.
1967 Arap-İsrail savaşından sonra Fransa, İsrail’in Dimona nükleer reaktörüne uranyum vermeyi kesti.بعد نكسة حزيران، قامت فرنسا بوقف إمداداتها لإسرائيل من وقود اليورانيوم من أجل مفاعل ديمونة النووي.
Eski kararları analiz etmek ve değerlendirmek karar vermeyi tamamlayan adımlardır.يعد تقييم وتحليل القرارات السابقة مكملا لعملية اتخاذ القرار.
Gece boyunca yapılan işkence ve sorguya rağmen herhangi bir bilgi vermeyi reddetti.تعرض لمتخلف أشكال التعذيب والقهر أثناء استجوابه ولكنه لم يبح بأي معلومة للعدو.
Cameron rolü Jared Leto'ya vermeyi düşündü; ama görüşme teklifi reddedildi.وقد وضع كاميرون باعتبارِه جاريد ليتو إلّا أنه رفض ذلك.
Rahibe ona geri kalan altı kitabı yine aynı fiyattan vermeyi teklif etti.عندئذ اشترى الملك الكتب الثلاثة الباقية .
Cengiz: “Ölümümü kimsenin öğrenmesine izin vermeyin."نصرالله : لا تجربونا مرة أخری".
Ankete %3 ateist cevabı verilmiş ve ankete katılanların %6'sı cevap vermeyi reddetmiştir.0.6 في المئة من المستطلعين "لم يردوا" على السؤال.
Bu kodların bir diğer yayınlanma amacı ise pazarlanan ürün hakkında daha ayrıntılı bilgi vermeyi amaçlamaktır.ما يعطي إنتشارا أكبر و يساهم في الوصول بشكل أكثر تفصيلا إلى معلومات حول المنتج .
Biz süt vermeyiz." diyerek inanmazlar.ومعنى: "إنا لا نأكل الصدقة".
1947 - Amerika Birleşik Devletleri özel bankaları, Türkiye'ye kredi vermeyi reddetti.في عام 1919 طالبت الولايات المتحدة بسداد القروض.
Küçük çocuklara zarar vermeyin.Não faça mal a crianças pequenas.
Rahibe ona geri kalan altı kitabı yine aynı fiyattan vermeyi teklif etti.Em seguida, ofereceu os seis livros restantes pelo mesmo preço.
Calvário Tanrı'ya sesleniyor ve sevgilisine zarar vermeyi itiraf ediyor.Calvário dirige-se a Deus e confessa ter feito sofrer a sua amante.
Rick Shane'e karşılık vermeyi reddeder ve onu silahsız bir adamı öldürmeye zorlar.Rick se recusa a se envolver em atrito com Shane, desafiando-o a matar um homem desarmado.
Spielberg yapımı yönetmen Roman Polanski'ye vermeyi denedi ancak ret yanıtı aldı.Spielberg tentou passar o projeto para o diretor Roman Polanski, que recusou.
Otto, kendisini Innocentius'in yapacağı taleplere karşı bağış vermeyi istekli buluyordu.Otão também parecia disposto a conceder quaisquer reivindicações que Inocêncio fizesse.
Diğer tutuklular ise ifade vermeyi reddederek susmayı tercih ettiler.Os restantes inquiridos preferiram não responder.
Kanada hükümeti 2016 yılı için 280.000 ile 305.000 arasında yeni kalıcı oturma izni vermeyi düşünüyor.E recentemente o governo canadense aceitou entre 280 mil e 305 mil novos residentes permanentes.
Son olarak yanında Kharitler ve Horalar olan Afrodit dünyanın en güzel kadınının aşkını vermeyi teklif etti.E Afrodite por sua vez, garantiu subornou) mais uma vez a ele o amor da mais bela mulher do mundo.
15 Şubat - Dünya Bankası 350 milyon ABD Doları kredi vermeyi kabul etti.Em fevereiro de 2015, o Banco Mundial anunciou que emprestaria $195 milhões para a construção da ferrovia.
Bu yüzden yaşamama izin vermeyi kararlaştırdılar" dedi.Por isso decidimos partir para a produção própria".
Cheiftan Mews: Canavarların sizi yakalamasına izin vermeyin.Fenton Luvas: Luvas que os fantasma não atravessam.
Kendine zarar vermeyi seven Edwards'ın ayrıca fazla alkol kullanımı ve yemek yememe sorunları da vardı.Há também controvérsia sobre onde e como Henri consumiu bebida alcoólica.
Jules Verne, ömrü boyunca ardı ardına eser vermeyi sürdürdü.O caso perseguiu Lowell o resto de sua vida.
Kotecha şarkıyı Amerikalı şarkıcı Demi Lovato'ya vermeyi düşündü.Conta com a participação da cantora norte-americana Demi Lovato.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.O paciente não deve comer nem beber nada até que a crise tenha passado.
Açık yerlerde yürürken kimseye zarar vermeyin.Ao andar em território aberto, não perturbe ninguém.
Romanya yetkilileri gemiye malzeme gönderilmesine izin vermeyi reddediyorlardı.Ficou a cargo da Marinha Portuguesa a incumbência da remoção do navio, que oferecia risco à navegação.
Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin.De patiënt moet dan opnieuw iets eten of drinken.
Bu yöntem birden fazla seçeneğe oy vermeyi mümkün kılar.Het doel van deze vorm is om sneller tot een bepaalde keuze te kunnen komen.
Gene de para vermeyi kabul eder.Hij geeft er ook geld voor.
Düdenleri kapatma çalışmaları sonuç vermeyince baraj kendi haline terk edilmiştir.Om zelf niet op de zandbanken vast te lopen, werd de achtervolging gestaakt.
1960 yılında yolcuları evden alarak ilk kez şehir içi servis hizmeti vermeyi başlatmıştır.In de jaren 1960 kwamen voor het eerst mannen in het Doorgangshuis te werken.
Müzisyen, maskesiz olarak görüntü vermeyi tercih etmez.De acteurs wilden echter niet het liedje zingen met vermomming aan.
Cevap vermeyi reddediyorum.Ik weiger te antwoorden.
Askeri işbirliği karşılığında buradan kendilerine toprak vermeyi taahhüt etti.W zamian za służbę wojskową otrzymywali ziemię.
Vergi vermeyi reddetmeleri üzerine, Aleksios, Gürcü tacirlerin desteği ile bölgeye askeri birlik yolladı.Gdy odmówił jej wydania, Apollo zesłał na wojska greckie zarazę.
Bu yüzden yaşamama izin vermeyi kararlaştırdılar" dedi.Powołałem więc do życia stworzenia i dałem się im poznać, by mnie poznały".
Pope 40. evlilik yıl dönümünde eşi Judy'ye Tac Mahal'ın bir maketini vermeyi düşünür.Na 40 rocznicę ślubu chcę jej zbudować miniaturę Tadź Mahal.
Altı aylık tedavi başarılı sonuç vermeyince yurda döndü.Tam jako rezerwowy spędził bez większych sukcesów sześć miesięcy.
Calvário Tanrı'ya sesleniyor ve sevgilisine zarar vermeyi itiraf ediyor.Sierota odmawia kadisz, aby zaznaczyć, że mimo straty nadal pragnie wielbić Boga.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod