vermeyen ile cümle

vermeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.بالإضافة إلى ذلك، قد يكون للتيوفيلين دورٌ عند الذين لا يستجيبون للتدابير الأخرى.
İsyanın bastırılmasında yeterince destek vermeyen Şehsüvaroğlu Ali Bey ile birlikte dört oğlu idam edildi.أُعدِم أربعة أبناء مع علي بك شهسوار أوغلو الذين لم يقدموا العون بالقدر الكافي في قمع التمرد.
Sonuç olarak, Himerios sonuç vermeyen kuşatmayı bıraktı ve başkent için yelken açtı.Himério abandonou então o cerco infrutífero e navegou para a capital imperial.
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.A teofilina pode desempenhar uma função em pessoas que não respondem a outras medidas.
Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit.A receita é um segredo bem guardado.
Seçimin dikkate değer bir özelliği 2008 deki %12,4 ten %37,2 ye yükselen oy vermeyenler oranıydı.Merece forte destaque a alta taxa de abstenção que houve nesta eleição: 37.1% contra 12.5% em 2008.
Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit (16. bas.).5. não faz juízos de valor (p. 148).
İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Iedere boom, die geen goede vrucht voortbrengt, wordt uitgehouwen en in het vuur geworpen.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.De vrijheid bestaat daaruit, alles te kunnen doen wat een ander niet schaadt.
Karşılık vermeyen kadına önce tecavüz eder, sonra da onu vurarak öldürür.Hij achterhaalt de verblijfplaats van de overvaller, en schiet hem dood.
En ünlüsü fotoğrafcılara poz vermeyen Picasso'dur.Najbardziej znana tapeta świata to nie efekt Photoshopa.
Geriye kalan kısım ise geçit vermeyen yol olduğu tespit edilmiştir.Andra påstår att området helt enkelt glömdes bort.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I det traditionella Kina gavs kyskhets-paifanger till änkor som inte gifte om sig.
O’na göre haz veren şey “iyi”, haz vermeyen “kötü”dür.Назва походить від слова словен. zel — «поганий, некрасивий».
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Naproti tomu i pravé písemnosti mohou obsahovat řadu údajů, které neodpovídají skutečnosti.
Ser Verip Sır Vermeyen Bir Yiğit (16. bas.).Vědci objasnili záhadu (16.
Artık ihtiyaca cevap vermeyen saha 1964'te karşılaşmalara kapatıldı ve 1965'te de yıkıldı.Nevyužívaný renezanční zámek chátral a byl v roce 1965 demolován.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Există pe lângă cele menționate mai sus o serie de manifestări fără date precise.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.A szabadság annyit jelent, hogy mindent szabad, ami másnak nem árt.
Öncelikle insan hayatına çok büyük bir değer vermeyen bir millî kültür olmalı.Legfontosabb köztük egy olyan nemzeti kultúra, amely nem értékeli nagyra az emberi életet.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Vapaus käsittää mahdollisuuden tehdä kaikkea sellaista, mikä ei vahingoita muita ihmisiä.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.Tällöin tallennetuksi päätyy myös paljon sellaista dataa, joka ei ole hyödyllistä.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti insan haklarına önem vermeyen ülkelerinden biri olarak kabul edilmektedir.Suomi on yksi niistä maista, jotka pyrkivät edistämään YK:n mietintöjen mukaista ihmisoikeuspolitiikkaa.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Frihet er retten til å gjøre alt som ikke skader andre.
Çin kültürünün dul bir kadının yeniden evlenmesine izin vermeyen tutucu gelenekleri pusuda bekler.I kinesisk kultur regnes man tradisjonelt ikke for voksen før man er gift.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.I tillegg mener man at det kan finnes flere figurer som ennå ikke er avdekket.
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.Sebagai tambahan, teofilin mungkin berperan bagi mereka yang tidak memberikan respon terhadap pengobatan lain.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Tự do bao gồm khả năng làm bất cứ điều gì mà không gây hại cho người khác.
Karşılık vermeyen kadına önce tecavüz eder, sonra da onu vurarak öldürür.しかし正彦を捨てきれず殺すことは出来なかった。
Cevap vermeyen (çökmüş) makinelerin tespiti ve gruptan çıkartılması.^ 経を所依とせず、論を所依とする宗派。
Kendilerine rahat vermeyen Ürdün Arapları’nın baskısıyla Adana’ya geldiler.他們在貝爾蘭分裂,來到阿門洲的精靈由歐威(Olwë)統領。
Karşılık vermeyen kadına önce tecavüz eder, sonra da onu vurarak öldürür.陳暠希望招降鄭萼,被拒絕,便將他處死。
Cevap vermeyen (çökmüş) makinelerin tespiti ve gruptan çıkartılması.而瑾包藏祸心,不亟诛戮,无以谢天下。
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.테오필린 또한 다른 처치의 효과를 보지 못하는 환자들에게 도움이 될 수도 있다.
Cevap vermeyen (çökmüş) makinelerin tespiti ve gruptan çıkartılması.분함을 바탕으로 하여 원수를 맺고는 풀지 않는 것을 성질로 한다.
Ölmeden önce Hükümdarlık Asasının varisine geçmesine izin vermeyen ilk Numenor Kralıdır.조선 건국 이후 최초로 왕세자를 역임하지 않고도 왕으로 추존된 인물이기도 하다.
Şu an eğitim vermeyen kolejleri de bulunmaktadır.그 밖에 이미 교육소집을 마친 사람.
Bu durumda ise, bize doğru sinyal vermeyen oldukça fazla cisimlerin bulunması gerekmektedir.이로 인해 알지도 못한 채 표절을 하게 되는 경우가 많았다.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.היא בסך הכול מעניקה היתר לעשות כל דבר אשר אינו כולל פגיעה.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Свободата е правото да се върши всичко, което не вреди на другите.
Garip bir şekilde, Pike bombacıları için karar vermeyen tek ana güç İngilizlerdir.Единствената голяма сила, която не произвежда собствен пикиращ бомбардировач е Великобритания.
Burada halen herhangi bir şahısa sığınma hakkı vermeyen 1951 Sözleşmesinin önüne geçmektedir.В преброяването от 1951 година се води без жители.
Ek olarak, teofilin diğer önlemlere cevap vermeyen hastalarda kullanılabilir.Poleg tega ima teofilin verjetno pomembno vlogo pri primerih, ki se na druge ukrepe ne odzivajo.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Svoboda je le to, da lahko narediš karkoli, kar ne škoduje drugim.
Özgürlük, başka birine zarar vermeyen her şeyi yapabilmekte düğümlenmektedir.Laisvės esmė – daryti viską, kas nekenkia kitam.
İlaç tedavisine cevap vermeyen Meniere hastalığı nda da bazen ameliyat yapılır. ^Mõnikord satuvad narkosõltuvusse ka need, kes pole varem kordagi narkootikume proovinud.
Asilzade bir efendi atından düştü Dikkatini vermeyen hayvanın altında ezildiVznešený chrabrý muž z oře byl stržen, Do země zadupán stvůrami bez zábran.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây giờ cái búa đã để kề rễ cây; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt, thì sẽ phải đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Bây_giờ cái búa đã để kề rễ cây ; vậy hễ cây nào không sanh trái tốt , thì sẽ phải đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây ; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm .
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Cái búa đã để kề gốc cây; hễ cây nào không sanh trái tốt thì sẽ bị đốn và chụm.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››이미 도끼가 나무 뿌리에 놓였으니 좋은 열매 맺지 아니하는 나무마다 찍혀 불에 던지우리라
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››Уже и секира при корне дерев лежит: всякое дерево, не приносящее доброго плода, срубают и бросают в огонь.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע והשלך באש׃
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.וכבר הושם הגרזן על שרש העצים והנה כל עץ אשר איננו עשה פרי טוב יגדע וישלך באש׃
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.والآن قد وضعت الفاس على اصل الشجر. فكل شجرة لا تصنع ثمرا جيدا تقطع وتلقى في النار.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››والآن قد وضعت الفاس على اصل الشجر. فكل شجرة لا تصنع ثمرا جيدا تقطع وتلقى في النار.
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.現 在 斧 子 已 經 放 在 樹 根 上 、 凡 不 結 好 果 子 的 樹 、 就 砍 下 來 、 丟 在 火 裡
İlgili Sayfalar