vermeyen ile cümle
vermeyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.現 在 斧子 已 經放 在 樹根 上 、 凡 不 結好 果子 的 樹 、 就 砍下 來 、 丟 在 火裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››現 在 斧 子 已 經 放 在 樹 根 上 . 凡 不 結 好 果 子 的 樹 、 就 砍 下 來 丟 在 火 裡
Balta ağaçların köküne dayanmış bile. İyi meyve vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır.››現 在 斧子 已 經放 在 樹 根上.凡不結好 果子 的 樹 、 就 砍下 來丟 在 火裡
Bana karşılık vermeyen birine bebek bakıcılığı yapmak istemiyorum.Je ne veux pas jouer les baby-sittersNpour quelqu'un qui ne me paie pas.
Bana karşılık vermeyen birine bebek bakıcılığı yapmak istemiyorum.Nem akarok tovább babysitterkedni, ha meg sem fizetnek érte.
Bana karşılık vermeyen birine bebek bakıcılığı yapmak istemiyorum.Δεν σκοπεύω να κάνω την μπέιμπι σίτερ πια.
Bana karşılık vermeyen birine bebek bakıcılığı yapmak istemiyorum.لقد قررت الا لعب دورة الحاضنة
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Allora io diedi loro perfino statuti non buoni e leggi per le quali non potevano vivere
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Ba încă le-am dat şi legi cari nu erau bune, şi porunci prin cari nu puteau să trăiască.
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Darum übergab ich sie in die Lehre, die nicht gut ist, und in Rechte, darin sie kein Leben konnten haben,
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Derfor gav jeg dem Anordninger, som ikke er gode, og Lovbud ved hvilke de ikke vandt Liv;
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Derfor gav jeg dem også bud som ikke var gode, og lover som de ikke kunde leve ved.
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Dlategoż i Jam im dał ustawy nie dobre i sądy, w których żyć nie będą;
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.És én is adtam nékik nem jó parancsolatokat, s törvényeket, a melyek által ne éljenek.
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.또 내가 그들에게 선치 못한 율례와 능히 살게 하지 못할 규례를 주었고
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Niinpä minäkin annoin heille käskyjä, jotka eivät olleet hyviä, ja oikeuksia, joista he eivät voineet elää,
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Pa tudi jaz sem jim dal postave, ki niso dobre, in sodbe, po katerih se niso mogli ohraniti v življenju.
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Preto som im aj ja dal ustanovenia nie dobré a súdy, ktorými nebudú žiť,
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Pročež já také dal jsem jim ustanovení nedobrá, a soudy, skrze něž nebudou živi.
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Ta cũng đã ban cho chúng nó những luật lệ chẳng lành, và mạng lịnh mà bởi đó chúng nó không được sống.
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Ta cũng đã ban cho chúng_nó những luật_lệ chẳng lành , và mạng lịnh mà bởi đó chúng_nó không được sống .
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Também lhes dei estatutos que não eram bons, e ordenanças pelas quais não poderiam viver;
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Yo también les di leyes que no eran buenas y decretos por los cuales no pudiesen vivir
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Δια τουτο και εγω εδωκα εις αυτους διαταγματα ουχι καλα και κρισεις, δια των οποιων δεν ηθελον ζησει
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.Затова, и Аз им дадох повеления, които не бяха добри, и съдби, чрез които не щяха да живеят,
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.И попустил им учреждения недобрые и постановления, от которых они не могли быть живы,
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.וגם אני נתתי להם חקים לא טובים ומשפטים לא יחיו בהם׃
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.واعطيتهم ايضا فرائض غير صالحة واحكاما لا يحيون بها
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.我 也 任 他 們 遵 行 不 美 的 律 例 、 謹 守 不 能 使 人 活 著 的 惡 規
Ben de onlara iyi olmayan kurallar, yaşam vermeyen ilkeler verdim.我 也 任他 們 遵行 不 美 的 律例 、 謹守 不 能 使 人 活著 的 惡規
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarAdvar mig når jeg besøger et sted der ikke lader mig vide hvilken information de har om mig
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarAdvertir si visito un sitio que no me permite saber qué información guardan sobre mí
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarAvertizează- mă cînd vizitez un site ce nu mă lasă să aflu ce informaţii au despre mine
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyar내 개인 정보를 어디에 사용하는 지 알려 주지 않는 사이트에 방문할 때 알려 주기
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarM'avertir lorsque je visite un site qui ne me laisse pas savoir les informations qu'il possède à mon sujet
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarOpozori, če obiskana stran ne obvesti, kakšne informacije imajo o meni
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarOstrzeż przed odwiedzeniem serwera ukrywającego informacje o zebranych danych osobowych
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarVaroita, kun vierailen sivuilla jotka eivät kerro tietoja jotka heillä on minusta
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarWaarschuw me als ik een website bezoek die mij niet vertelt welke informatie ze over mij hebben verzameld.
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarΠροειδοποίηση κατά την επίσκεψη σε έναν ιστότοπο που δε μου επιτρέπει να μάθω τι πληροφορίες διαθέτει για μένα
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarПопереджати при відвідуванні сайту, який не вказує яку інформацію їм потрібна від мене
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarПредупреждать меня перед посещением сайтов, не позволяющих определить, какая информация обо мне у них есть
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarПредупреждение при посещение на сайт, който не ме информира каква информация събрат за мен
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarהזהר אותי כאשר אני מבקר באתר שאינו מאפשר לי לדעת איזה מידע הם יודעים עלי
Benim hakkımda ne tür bilgileri olduğunu benim bilmeme izin vermeyen bir siteye girdiğim zaman uyarحذّر عند زيارتي لموقع لا يسمح لي بمعرفة ما هي المعلومات التي يعرفوها عني
Bilerek veya ihmalkarlığından dolayı bonservis vermeyen bir işveren İş Sözleşmesi Yasası’nı çiğner.Työnantaja, joka tahallaan tai huolimattomuudesta ei anna työtodistusta, rikkoo työsopimuslakia.
Bilerek veya ihmalkarlığından dolayı bonservis vermeyen bir işveren İş Sözleşmesi Yasası’nı çiğner.رب العمل الذي لا يمنح شهادة العمل متعمداً أو بسبب الإهمال، فإنه بذلك ينتهك قانون عقد العمل.
Bilerek veya ihmalkarlığından dolayı bonservis vermeyen bir işveren İş Sözleşmesi Yasası’nı çiğner.不提供工作证明的做法违反《劳动合同法》。
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Aan de ene kant versterkende emoties, en aan de ander kant verzwakkende.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.A na jednej strane napíšu emócie, ktoré ich posilňujú, na druhej tie, čo ich ťahajú ku dnu.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.A na jednu stranu napíší emoce, které je posilují, na druhé ty, co je táhnou ke dnu.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Auf die eine Seite schreiben sie ermutigende Gefühle, auf die andere Seiten entmutigende.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.D'un coté ils ont écrit des émotions qui donnaient du pouvoir, et les autres qui en enlevaient.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.E da un lato scrivono le emozioni che danno potere, dall'altro quelle che non lo danno.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Emocje dodające sił i sił pozbawiające.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.És az egyik oldalra leírják az erőt adó érzéseket, a másikra a azt, ami letöri őket.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.한쪽에는 힘이 나는 감정을 쓰도록 하고 다른 한편에는 힘이 빠지는 단어를 쓰도록 합니다.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Şi într-o parte să scrie emoţiile pozitive, însufleţitoare, iar pe cealaltă pe cele negative.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Và một mặt họ viết xuống những xúc cảm tích cực, và mặt kia những xúc cảm tiêu cực.
Bir tarafa umut veren duyguları yazsınlar, diğer tarafa da umut vermeyenleri.Και από τη μία μεριά θα έγραφαν εγκαρδιωτικά συναισθήματα, από την άλλη αποκαρδιωτικά.
İlgili Sayfalar