Ana içeriğe geç
Sözlük

vermesi ile cümle

vermesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom'un Mary'nin bitirmesine izin vermesini istiyorum.I want Tom to let Mary finish.
Mary'nin Tom'un konuşmasına izin vermesini istiyorum.I want Mary to let Tom speak.
Tom'un Mary'nin konuşmasına izin vermesini istiyorum.I want Tom to let Mary speak.
Karar vermesi gereken kişi sensin.You're the one who must decide.
Doktor Tom'un biraz kilo vermesini istiyor.The doctor wants Tom to lose a little weight.
Tom eğer istemiyorsa artık sorulara cevap vermesine gerek yokTom doesn't need to answer any more questions if he doesn't want to.
Tom'un o kararı şimdi vermesine gerek yok.Tom doesn't need to make that decision now.
Tom'un çabucak kararını vermesi gerekiyor.Tom needs to make up his mind quickly.
Tom'u arabasını kullanmama izin vermesi için ikna ettim.I persuaded Tom to let me use his car.
Tom'un şimdi buna karar vermesi gerekmiyor.Tom doesn't need to decide that now.
Kimsenin sana zarar vermesine izin vermezdim.I wouldn't let anybody hurt you.
Tom ne yapacağına karar vermesi gerekiyor.Tom needs to decide what to do.
Tom'un bir karar vermesi gerekiyor.Tom needs to make a decision.
O, onun ona öncelikli tedavi vermesini istedi.He asked her to give him preferential treatment.
Tom'dan bana biraz para vermesini isteyeceğim.I'll ask Tom to give me some money.
Babamın bana biraz para vermesini isteyeceğim.I'll ask my father to give me some money.
Tom'un karar vermesini istiyorum.I want Tom to decide.
Tom'un cevap vermesine izin vereceğim.I'm going to let Tom respond.
Tom'un bana biraz ödünç para vermesini istedim.I asked Tom to lend me some money.
Tom'un bana ikinci bir şans vermesini istedim.I asked Tom to give me a second chance.
Tom onun gitmesine izin vermesi için Mary'ye yalvardı.Tom begged Mary to let him go.
Tom'un sana tekrar zarar vermesine izin vermeyeceğim.I'm not going to let Tom hurt you again.
Tom öğretmenini ev ödevini geç teslim etmesine izin vermesi için ikna etti.Tom convinced the teacher to let him hand in his homework late.
Tom Mary'den ona biraz ödünç para vermesini istedi.Tom asked Mary to lend him some money.
Tom'dan sana biraz ödünç para vermesini iste.Ask Tom to lend you some money.
Tom, Mary'e kilo vermesi gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she should lose weight.
Fadil, Dania'nın ona para vermesini istedi.Fadil demanded that Dania give him the money.
Tom, Mary'ye kilo vermesini tavsiye etti.Tom advised Mary to lose weight.
Tom, Mary'den kendisine borçlu olduğu parayı vermesini istedi.Tom demanded that Mary give him the money she owed him.
Serbest piyasanın karar vermesi gerekir.The free market should decide.
Tom'un ona tavsiye vermesi için kimsesi yok.Tom has no one to give him advice.
Bu şerefsizlerin sana zarar vermesine asla izin vermeyeceğim.I will never let these scumbags hurt you.
Bu pisliklerin sana zarar vermesine asla izin vermeyeceğim.I'll never let these scumbags hurt you.
Sami'nin bir ara vermesi gerek.Sami needs to get a break.
Sonunda Tom'u bisikletini bana ödünç vermesi için ikna ettim.I finally talked Tom into lending me his bicycle.
Tom Mary'den arabasını kullanmasına izin vermesini istedi.Tom asked Mary to let him drive her car.
Tom, Mary'nin ona biraz para ödünç vermesini istedi, böylece Boston'a gidebildi.Tom asked Mary to lend him some money so he could go to Boston.
Tom'un aslında Mary'ye daha fazla para vermesi gerekirdi.Tom really should've given Mary more money.
Tom'un Mary'ye daha fazla zaman vermesi gerekirdi.Tom should've given Mary more time.
Tom Mary'ye mola vermesini tavsiye etti.Tom advised Mary to take a break.
Biz sadece hükümetin askerlerini çekmeye karar vermesini umabiliriz.We can only hope the government decides to withdraw its troops.
Tom'un ne yapacağına karar vermesine yardımcı oldum.I helped Tom decide what to do.
Tom, Mary'nin hangi kıyafeti alacağına karar vermesine yardımcı oldu.Tom helped Mary decide which dress to buy.
Tom, Mary'nin ne yapacağına karar vermesine yardımcı oldu.Tom helped Mary decide what to do.
Tom'un Mary'ye bir şey vermesine izin verme.Don't let Tom give Mary anything.
Tom'un hemen karar vermesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom has to decide right away.
Tom, Mary'yi ona biraz ödünç para vermesi için ikna etti.Tom convinced Mary to loan him some money.
Tom, Mary'yi ona biraz para ödün vermesi için ikna etti.Tom convinced Mary to lend him some money.
Tom Mary'nin ona biraz ödünç para vermesini istedi.Tom wanted Mary to lend him some money.
Tom'a Mary'nin kazanmasına izin vermesini söylemelisin.You should tell Tom to let Mary win.
Tom'un Mary'nin bunu yapmasına izin vermesi gerektiğini sanmıyorum.I don't think Tom should've let Mary do that.
Tom'un bir mola vermesi gerekiyor.Tom ought to take a break.
Tom, Mary'nin bu kararı vermesini bekliyor.Tom is waiting for Mary to make that decision.
Tom'un Mary'nin sorusuna cevap vermesi gerekmiyordu.Tom didn't need to answer Mary's question.
Tom'un gitmeme izin vermesine gerek yoktu.Tom didn't need to let me go.
Tom'a ara vermesini söyledim.I told Tom to take a break.
Tom'a biraz kilo vermesini tavsiye ettim.I advised Tom to lose some weight.
Tom'a bir ara vermesi gerektiğini söyledim.I told Tom he should take a break.
Sami'nin cumartesi ifade vermesi gerekiyordu.Sami was supposed to testify on Saturday.
Sami, Leyla'nın ona daha fazla para vermesini istiyordu.Sami wanted Layla to give him more money.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod