Onun vermesi kilo vermeye ihtiyacı yokki.Δεν υπάρχει τίποτα γι'αυτήν να χάσει!
Onun vermesi kilo vermeye ihtiyacı yokki.А ей нечего сбрасывать!
Pachycephalosaurus ise en büyükleri. Bu tablonun bana bir ipucu vermesi gerektiği düşünülür.Y eso debería darles alguna idea.
Parçanın girdilere yanıt vermesiWidgetet tar imot inndata
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?Heeft ze deze jongen gevraagd te poseren?
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?Myślisz, że zapytała tego chłopca do pozowania?
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?Takže ona toho chlapce poprosila, aby jí zapózoval?
Parkta yanından geçerken bu çocuktan poz vermesini istemiş olabilir mi?І, отже, вона просить цього хлопчика позувати?
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Guardianes que eran sólo almas, un sacrificio valioso y te perdonaron la vida...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Guardiani che erano solo anime... una preziosa vittima sacrificale, e lui ti ha lasciato vivere...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Guardiões que eram apenas almas, um sacrifício precioso, e o facto de te ter poupado...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Strażnicy, którzy są duszami bez ciała, cenna ofiara, i to, że darowali ci życie...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Väktare som bara var själar, ett dyrbart offer- -och att han lät dig leva...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Vartijat, jotka olivat pelkkiä sieluja, arvokas uhraus- -ja se, että sinut jätettiin henkiin.
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Vogtere, der kun var sjæle, er dyrebare ofre, - - og han lod dig leve ...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Φρουροί που ήταν μόνο πνεύματα, μία πολύτιμη θυσία, και σε άφησε να ζήσεις...
Ruhtan ibaret muhafızlar, değerli bir kurban, ve yaşamana izin vermesi...Охранники, которые были лишь душами, дорогой жертвой, и тот, кто оставил тебя в живых...
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Bolo to skvelé. Neprestávajte, prosím. Obávam sa, že sa nám nepodarilo udržať plnú pozornosť našich divákov.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Itu bagus. Jangan berhenti, silakan. Saya khawatir kita telah gagal menahan perhatian penuh penonton kami.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Mr Rainsford ne peut se concentrer sur quoi que ce soit Il est vraiment épuisé
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.No, jaz pričakujem, da je precej težko za g. Rainsford ... da se osredotoči na nič Konec koncev je bil skozi.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.No, myslím, že pro pana Rainsforda je obtížné se na cokoliv soustředit. Po tom, co všechno má za sebou..
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Nos, gondolom ez elég nehéz Mr. Rainsford ... koncentrálni, bármit után ő ment keresztül.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Se oli loistava. Älä lopeta, kiitos. Pelkään Emme ole pystyneet pitämään täyden huomion meidän yleisö.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Μην σταματήσετε, παρακαλώ. Φοβάμαι ότι έχουμε αποτύχει να κρατήσει την πλήρη προσοχή του ακροατηρίου μας.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.Це було чудово. Не зупиняйся, будь ласка. Боюся, нам не вдалося провести вся увага нашої аудиторії.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.كانت رائعة. لا تتوقف ، من فضلك. أخشى أننا فشلنا في عقد الاهتمام الكامل من جمهورنا.
Sanırım yaşadığı onca şeyden sonra bay Rainsford'un herhangi bir şeye... ...dikkatini vermesi hayli zor.私は私達が保持するのに失敗している恐れている 私達の聴衆の完全な注目。 よく、私はそれがかなり難しいと予想 氏レインズフォードのための...
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.A ce moment l'engin doit en fait décider quand il va se débarrasser de son parachute.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Acum naveta trebuie să decidă când va scăpa de paraşută.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Ahora la misma nave tiene que decidir cuándo deshacerse del paracaidas.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Het ruimteschip moet nu eigenlijk beslissen wanneer het de parachute afwerpt.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Nun muss die Sonde entscheiden, wann sie den Fallschirm loswerden soll.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Сега космическият кораб трябва да реши кога ще се оттърве от парашута си.
Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Сейчас космический аппарат действительно должен решить, когда он собирается избавиться от парашюта.
Size bir fikir vermesi açısından;インドにもイギリスと同じ割合の精神科医がいるとします
Size bir fikir vermesi açısından;Dacă aş aplica proporţia psihiatrilor în populaţia
Size bir fikir vermesi açısından;생각해보죠, 영국과 인도에서 볼 수 있는
Size bir fikir vermesi açısından;Pour vous mettre ça en perspective, si je devais transposer
Size bir fikir vermesi açısından;Wenn ich zur besseren Veranschaulichung das
Size bir fikir vermesi açısından;Я поясню: если бы пропорция
Size bir fikir vermesi açısından;כדי להמחיש לכם, אילו הייתי מסיק
Size bir fikir vermesi açısından;لأعطيكم الصورة الأكبر، إذا اضطررت لترجمة
Size fikir vermesi için birkaç problem çözelim. -Machen wir eine paar einfache Aufgaben nur um eine gute Vorstellung davon zu bekommen.
Size fikir vermesi için birkaç problem çözelim. -Pojďme si dát několik jednoduchých příkladů, ať o tom máte lepší představu.
Size fikir vermesi için birkaç problem çözelim. -נפתור מספר שאלות פשוטות, כדי לחזק את ההבנה.
Size kanseri bir fiil olarak kullanma konusunda bir fikir vermesi açısından bir örnek vereyim.실질적인 이해를 돕기 위해 제가 암이라는 것을 동사로 취급함으로써 제가 의미하는 바가 무엇인지 비유해보도록 하겠습니다.
Size kanseri bir fiil olarak kullanma konusunda bir fikir vermesi açısından bir örnek vereyim.Mondok egy hasonlatot csak hogy érthetőbb legyen, miről beszélek, amikor azt mondom, hogy a rák ige.
Size kanseri bir fiil olarak kullanma konusunda bir fikir vermesi açısından bir örnek vereyim.Om je een idee te geven geef ik weer een analogie voor kankeren als een werkwoord.
Size kanseri bir fiil olarak kullanma konusunda bir fikir vermesi açısından bir örnek vereyim.כדי לתת לכם מושג, הנה אנלוגיה למה אני מתכוון בלחשוב על סירטון בתור פועל,
Size kanseri bir fiil olarak kullanma konusunda bir fikir vermesi açısından bir örnek vereyim.و لأعطيكم فكرة مماثلة لما أقصد في التفكير بالسرطان كفعل،
Size kanseri bir fiil olarak kullanma konusunda bir fikir vermesi açısından bir örnek vereyim.どういう意味なのか 分かりやすくするためこう考えてください 配管の知識がなく それに関する話も
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, şöyle diyebiliriz.Bol obrovský.
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, şöyle diyebiliriz.Abyste si udělali představu o jeho velikosti, tak, tady to máte.
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, fotoğraftaki kopan parçanın yüksekliği, yaklaşık 99 metre.Aby uświadomić wam ogrom zbocza lodowca na tym zdjęciu, powiem, że ma około 100 metrów wysokości.
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, fotoğraftaki kopan parçanın yüksekliği, yaklaşık 99 metre.Hogy láthassák a kép arányait, ez az omladozó jégfal körülbelül 325 láb magas.
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, fotoğraftaki kopan parçanın yüksekliği, yaklaşık 99 metre.규모를 짐작하실 수 있도록 한마디 덧붙이자면 이 사진의 분리빙하면은
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, fotoğraftaki kopan parçanın yüksekliği, yaklaşık 99 metre.Pentru a vă face o idee de scară, acea fața a surpării din poză e înaltă de aproximativ 100 metri.
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, fotoğraftaki kopan parçanın yüksekliği, yaklaşık 99 metre.Per darvi l'idea delle dimensioni, quel versante in distacco in questa immagine è alto circa 100 metri.
Size ölçek hakkında fikir vermesi açısından, fotoğraftaki kopan parçanın yüksekliği, yaklaşık 99 metre.Pour vous donner une petite idée de l'échelle, la face de vêlage sur cette photo fait 99 mètres de haut.