İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.الذي ارسلته اليكم لهذا عينه ليعرف احوالكم ويعزي قلوبكم
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.我 特 意 打 發 他 到 你 們 那 裡 去 、 好 叫 你 們 知 道 我 們 的 光 景 、 又 叫 他 安 慰 你 們 的 心
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.我 特意 打發 他 到 你 們那裡 去 、 好 叫 你 們 知道 我 們 的 光景 、 又 叫 他 安慰 你 們的心
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.Arbetsgivare behöver inte ge dig ett arbetsintyg på eget bevåg.
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.El empleador no está obligado a darle un certificado laboral por iniciativa propia.
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.L’employeur n’a pas besoin de vous remettre un certificat de travail de sa propre initiative.
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.Työnantajan ei tarvitse antaa sinulle työtodistusta oma-aloitteisesti.
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.Работодатель не обязан выдавать вам справку по собственной инициативе.
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.رب العمل لا يحتاج لأن يبادر بإعطائك شهادة العمل.
İşvereninizin size bonservisi kendiliğinden vermesine gerek yoktur.用人单位无需主动为您提供工作证明。如果想获取工作证明,应当向用人单位提出要求。用人单位必须尽快为您提供工作证明。
İyi düşündün. Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)Du hast die richtige Entscheidung getroffen.
İyi düşündün. Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)Je hebt het goede besluit genomen.
İyi düşündün. Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)Ты принял верное решение.
İyi düşündün. Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)הגעת להחלטה נכונה לעשות את המבחן, כולם מרוצים ממך
İyi düşündün. Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)أنت تفكر جيداً , والجميع يحبون الذهاب للأمتحان
İyi düşündün. Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)いい子
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Älkää antako hänen iskeä takaisin.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın! Baş üstüne!-Älkää antako hänen iskeä takaisin.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Ge honom ingen chans att slå tillbaka.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Ge honom ingen chans att svara.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Giv ham ikke mulighed for at slå igen.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Giv ham ikke mulighed for at svare.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Não lhe dêem hipótese de ripostar!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Nie dajcie mu szansy na odpowiedź.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Nie dajcie mu szansy na odwet.
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!¡No le deis la oportunidad de contraatacar!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!¡No le deis ninguna oportunidad de atacar!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Non dategli il tempo di reagire!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Non dategli modo di rispondere al fuoco!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Μην έχει ευκαιρία να ανταποδίδει!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Μην του δώσετε ευκαιρία να αντεπιτεθεί!
Karşılık vermesine fırsat tanımayın!Не давайте ему шанса нанести ответный удар!
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Ik stuur hem alleen maar naar u toe om u te laten weten hoe het met ons is, om u daarmee te bemoedigen.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Jehož jsem pro to samo k vám poslal, abyste věděli o našich věcech a aby potěšil srdcí vašich.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Je l`envoie exprès vers vous, pour que vous connaissiez notre situation, et pour qu`il console vos coeurs.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.ki sem ga poslal k vam prav zato, da zveste, kako je z nami, in da potolaži srca vaša.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Kit éppen azért küldöttem hozzátok, hogy megismerjétek a mi dolgainkat, és megvígasztalja a ti szíveteket.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.우리 사정을 알게 하고 또 너희 마음을 위로하게 하기 위하여 내가 특별히 저를 너희에게 보내었노라
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Któregom posłał do was dla tego samego, abyście wiedzieli, co się z nami dzieje i aby pocieszył serca wasze.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.ktorého som k vám poslal práve preto, aby ste zvedeli, čo robíme a jako sa máme, a aby potešil vaše srdcia.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.o qual vos envio para este mesmo fim, para que saibais do nosso estado, e ele vos conforte o coraç�o.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Por esto mismo, os lo he enviado para que sepáis lo tocante a nosotros y para que él anime vuestros corazones
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Tôi đã sai người đi , có ý cho anh_em biết tình_cảnh chúng_tôi là thể_nào , để yên_ủi lòng anh_em .
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Tôi đã sai người đi, có ý cho anh em biết tình cảnh chúng tôi là thể nào, để yên ủi lòng anh em.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Ve lo mando proprio allo scopo di farvi conoscere mie notizie e per confortare i vostri cuori
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.Vi l-am trimes înadins, ca să luaţi cunoştinţă despre starea noastră, şi să vă îmbărbăteze inimile.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.τον οποιον επεμψα προς εσας δι' αυτο τουτο, δια να μαθητε τα περι ημων και να παρηγορηση τας καρδιας σας.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.которого я и послал к вам для того самого, чтобы выузнали о нас и чтобы он утешил сердца ваши.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.котрого я й послав до вас, щоб ви знали про наші справи, і щоб він утішив серця ваші.
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.אשר לזאת שלחתיהו אליכם למען תדעו את קרתינו ולמען ינחם את לבבכם׃
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.الذي ارسلته اليكم لهذا بعينه لكي تعلموا احوالنا ولكي يعزي قلوبكم
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.我 特 意 打 發 他 到 你 們 那 裡 去 、 好 叫 你 們 知 道 我 們 的 光 景 、 又 叫 他 安 慰 你 們 的 心
Kendisini bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için size gönderiyorum.我 特意 打發 他 到 你 們那裡 去 、 好 叫 你 們 知道 我 們 的 光景 、 又 叫 他 安慰 你 們的心
Mahkemenin 24 Ocak'ta temyiz kararını vermesi bekleniyor.La décision du tribunal sur son appel est attendue le 24 janvier.
Mahkemenin 24 Ocak'ta temyiz kararını vermesi bekleniyor.O julgamento do recurso acontece em 24 de janeiro.
Mahkemenin 24 Ocak'ta temyiz kararını vermesi bekleniyor.Se espera que un tribunal resuelva su apelación el 24 de enero.
Meksika'nın Oportunidades programının New York'a ilham vermesi gibi."멕시코의 기회"라는 프로그램이 지금의 뉴욕에 아이디어를 제공하는 것처럼요.
Meksika'nın Oportunidades programının New York'a ilham vermesi gibi.Mexico's Oportunidades inspireert vandaag New York City.
Meksika'nın Oportunidades programının New York'a ilham vermesi gibi.До прикладу, мексиканська "Опортунідадес" нині надихає Нью-Йорк.
Meksika'nın Oportunidades programının New York'a ilham vermesi gibi.Например, мексиканская программа Опортунидадес сейчас служит моделью для Нью Йорка.