Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Скоростные, потому что они были запланированы для скоростных видов транспорта.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Швидкісні, тому що ми хотіли, щоб ними їздив швидкий транспорт.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.מהירים, כי רצינו שישורתו על ידי כלי תחבורה מהירים, כן?
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.سريع، لأننا أردنا أن تمر عبرها مركبات المواصلات السريعة، حسنا؟
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiApoi asigurarea că există acces imediat sistematic la avocat.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiA segunda, é assegurar que há um imediato e sistemático acesso a aconselhamento legal.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiDernæst kommer forsikringen om, at der er systematisk tidlig adgang til rådgivning.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiDruga je zagotavljanje sistematičnega zgodnjega dostopa do obrambe.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiDue: assicurarsi che ci sia un accesso sistematico e immediato a un difensore.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiHet tweede is zorgen voor systematische vroegtijdige toegang tot een advocaat.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiKedua adalah memastikan adanya akses dini yang sistematis akan pengacara.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesi두번째는 변호인에게의 조직적인 초기 접근이 존재하는것을 보증하는 것입니다
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiLa seconde est l'assurance qu'il y a un accès précoce systématique à un avocat conseil.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiLa segunda es asegurarse que haya un acceso sistemático e inmediato a un abogado.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiMásodszor, módszeresen biztosítani a korai konzultáció lehetőségét.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiPo drugie, upewnienie się, że istnieje ciągły wczesny dostęp do prawnika.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiThứ hai là việc đảm bảo một cách hệ thống quyền cho người phạm tội được có người tư vấn ngay từ đầu.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiZweitens, die Sicherstellung, dass es systematisch frühen Zugang zu Beratungen gibt.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiВо вторых, обеспечение планомерного раннего доступа к адвокатам.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiВторото е да се подсигури, че може да има систематично начален достъп до юридическа защита.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiПо-друге, це гарантія на наявність систематичного і своєчасного права на адвоката.
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiהשני מבטיח קיום גישה מוקדמת שיטתית ליעוץ משפטי
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesiوالثاني هو التأكد من الحصول المبكر للإستشارة بصورة منهجية
İkinci olarak sistematik bir şekilde erkenden devletin avukat vermesi体系化を確実にすること そして3つ目が献身的な取り組みです
Ilk olarak, neyin insanlarin materyalist degerlere oncelik vermesine neden oldugunu anlamaliyiz.Primero, necesitamos entender que hace que las personas den prioridad a los valores materiales.
İnsanların oy vermesi için böyle şeyler gerek.Kell valami, amivel rávesszük az embereket, hogy érdekeltek legyenek a szavazásban.
İnsanların oy vermesi için böyle şeyler gerek.Les gens ont besoin de choses comme ça pour aller voter.
İnsanların sana oy vermesi için, kim olduğunu bilmeleri gerek.Azonban az emberek tudni akarják majd, hogy ki vagy, ahhoz hogy rád szavazzanak-e vagy se.
İnsanların sana oy vermesi için, kim olduğunu bilmeleri gerek.Pourtant, les citoyens doivent savoir qui tu es pour voter pour ou contre toi.
İnsanların sana oy vermesi için, kim olduğunu bilmeleri gerek.Ο κόσμος χρειάζεται να ξέρει ποια είσαι για να σε ψηφίσει ή όχι.
İnsanların sana oy vermesi için, kim olduğunu bilmeleri gerek.يجب ان تكون وسيلة لانتخاب الاميرة لكن على الشعب ان يعرف من انت ليستطيع التصويت
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem dầu ô-li-ve ép, trong sạch, đặng thắp đèn, để giữ cho đèn cháy luôn luôn.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.이스라엘 자손에게 명하여 감람을 찧어 낸 순결한 기름을 켜기 위하여 네게로 가져 오게 하고 끊이지 말고 등잔불을 켤지며
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.너는 또 이스라엘 자손에게 명하여 감람으로 찧어낸 순결한 기름을 등불을 위하여 네게로 가져오게 하고 끊이지 말고 등불을 켜 되
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Ngươi hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem đến dầu lọc ô - li-ve ép , đặng thắp đèn cho đèn sáng luôn_luôn .
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.Ngươi hãy truyền cho dân Y-sơ-ra-ên đem đến dầu lọc ô-li-ve ép, đặng thắp đèn cho đèn sáng luôn luôn.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.ואתה תצוה את בני ישראל ויקחו אליך שמן זית זך כתית למאור להעלת נר תמיד׃
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.צו את בני ישראל ויקחו אליך שמן זית זך כתית למאור להעלת נר תמיד׃
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.اوص بني اسرائيل ان يقدموا اليك زيت زيتون مرضوض نقيا للضوء لإيقاد السرج دائما.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.وانت تامر بني اسرائيل ان يقدموا اليك زيت زيتون مرضوض نقيا للضوء لاصعاد السرج دائما.
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.你 要 吩 咐 以 色 列 人 、 把 那 為 點 燈 搗 成 的 清 橄 欖 油 拿 來 給 你 、 使 燈 常 常 點 著
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.你 要 吩咐 以色列人 、 把 那 為點燈搗 成 的 清 橄欖油 拿 來給 你 、 使 燈 常常 點著
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.要 吩 咐 以 色 列 人 、 把 那 為 點 燈 搗 成 的 清 橄 欖 油 、 拿 來 給 你 、 使 燈 常 常 點 著
‹‹İsrail halkına buyruk ver, kandilin sürekli yanıp ışık vermesi için saf sıkma zeytinyağı getirsinler.要 吩咐 以色列人 、 把 那 為點燈搗 成 的 清 橄欖油 、 拿來給 你 、 使 燈 常常 點著
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.A kit épen a végett küldtem hozzátok, hogy megismerje a ti dolgaitokat és megvígasztalja a ti szíveteket,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.che io mando a voi, perché conosciate le nostre condizioni e perché rechi conforto ai vostri cuori
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.Je l`envoie exprès vers vous, pour que vous connaissiez notre situation, et pour qu`il console vos coeurs.
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.ki ga prav zato pošiljam k vam, da zveste, kako je pri nas, in da izpodbudi srca vaša,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.내가 저를 특별히 너희에게 보낸 것은 너희로 우리 사정을 알게하고 너희 마음을 위로하게 하려 함이라
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.Kteréhož jsem poslal k vám naschvál, aby zvěděl, co se děje u vás, a potěšil srdcí vašich,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.Któregom posłał do was dla tego samego, aby się wywiedział, co się z wami dzieje i pocieszył serca wasze;
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.ktorého som poslal k vám na to isté, aby tiež zvedel, ako sa vy máte a čo robíte a aby potešil vaše srdcia,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.Le envío a vosotros con este fin: para que conozcáis nuestros asuntos y para que él anime vuestros corazones
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.o qual vos envio para este mesmo fim, para que saibais o nosso estado e ele conforte os vossos corações,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.Saya mengutus dia kepadamu dengan alasan supaya kalian mengetahui keadaan kami dan kalian terhibur
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.Vi l-am trimes înadins, ca să luaţi cunoştinţă despre starea noastră, şi să vă mîngîie inimile.
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.τον οποιον επεμψα προς εσας δι' αυτο τουτο, δια να μαθη την καταστασιν σας και να παρηγορηση τας καρδιας σας,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.которого я для того послал к вам, чтобы он узнал о ваших обстоятельствах и утешил сердца ваши,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.котрого післав я до вас на те, щоб довідавсь, що з вами дїєть ся, і утїшити серця ваші,
İşte bu amaçla, durumumuzu iletmesi ve yüreklerinize cesaret vermesi için kendisini size gönderiyorum.אשר לזאת שלחתיהו אליכם למען ידע את דבריכם וינחם את לבבכם׃