Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)Wszystkim się to podoba (decyzja o napisaniu testu)
Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)Σε όλους αρέσει(αποφασίζοντας να πάρεις το τεστ)
Herkes mutlu oldu (sınava girmeye karar vermesine)Сега всички са щастливи от решението ти.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Asta numai ca sa arat proporția si marimea sculpturi cu adevarat.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.C'est juste pour montrer l'échelle et la taille réelle de la sculpture.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Dat is om de schaal te laten zien en de werkelijke maat van de sculptuur.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Es sólo para mostrar la escala y el tamaño real de la escultura.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.조각품의 실제 사이즈와 비율을 보여주기 위한 것이죠.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Nó như là một thang đo cho các bạn thấy kích thước thật của mẫu điêu khắc này.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Nur, um die Skala zu zeigen, und die tatsächliche Größe der Skulptur.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Solo per farvi vedere le proporzioni e la vera dimensione della scultura.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Só para mostrar a escala e o tamanho real da escultura.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Tak żeby pokazać skalę i realny rozmiar rzeźby.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.To je na ilustráciu mierky a skutočnej veľkosti sochy.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Това е само за показване на мащаба и реалния размер на скулптурата.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.Это просто чтобы показать в масштабе настоящий размер скульптуры.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.ככה אפשר לראות את קנה המידה ואת הגודל האמיתי של הפסל.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.والغاية هي معرفة القياس والحجم الفعلي للمنحوتة.
Heykelin boyutu hakkında bir fikir vermesi için.わかるようにね きっと大きさは
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Chẳng có sự yêu thương nào lớn hơn là vì bạn hữu mà phó sự sống mình.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Chẳng có sự yêu_thương nào lớn hơn là vì bạn_hữu mà phó sự sống mình .
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Il n`y a pas de plus grand amour que de donner sa vie pour ses amis.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Ingen har större kärlek, än att han giver sitt liv för sina vänner.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Ingen har større kjærlighet enn denne at han setter sitt liv til for sine venner;
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.사람이 친구를 위하여 자기 목숨을 버리면 이에서 더 큰 사랑이 없나니
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nadie tiene mayor amor que éste, que uno ponga su vida por sus amigos
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nad to väčšej lásky nemá nikto, než aby niekto položil svoj život za svojich priateľov.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nessuno ha un amore più grande di questo: dare la vita per i propri amici
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Niemand hat größere Liebe denn die, daß er sein Leben läßt für seine Freunde.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nincsen senkiben nagyobb szeretet annál, mintha valaki életét adja az õ barátaiért.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Ninguém tem maior amor do que este, de dar alguém a sua vida pelos seus amigos.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Nu este mai mare dragoste decît să-şi dea cineva viaţa pentru prietenii săi.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Orang yang paling mengasihi sahabat-sahabatnya adalah orang yang memberi hidupnya untuk mereka
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Sen suurempaa rakkautta ei ole kenelläkään, kuin että hän antaa henkensä ystäväinsä edestä.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Større Kærlighed har ingen end denne, at han sætter sit Liv til for sine Venner.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Večje ljubezni od te nima nihče, da kdo dá življenje svoje za prijatelje svoje.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Většího milování nad to žádný nemá, než aby duši svou položil za přátely své.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Większej miłości nad tę żaden nie ma, jedno gdyby kto duszę swoję położył za przyjacioły swoje.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Wie zijn leven voor zijn vrienden overheeft, heeft de grootste liefde.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Μεγαλητεραν ταυτης αγαπην δεν εχει ουδεις, του να βαλη τις την ψυχην αυτου υπερ των φιλων αυτου.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Більшої сієї любови нїхто не має, як щоб хто душу свою положив за другів своїх.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Нет больше той любви, как если кто положит душу свою за друзей своих.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.Тогава Му рекоха: Че Ти какво знамение правиш, за да видим и да Те повярваме? Какво вършиш?
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.אין לאיש אהבה יתרה מתתו את נפשו בעד ידידיו׃
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.ليس لاحد حب اعظم من هذا ان يضع احد نفسه لاجل احبائه.
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.人 為 朋 友 捨 命 、 人 的 愛 心 沒 有 比 這 個 大 的
Hiç kimsede, insanın, dostları uğruna canını vermesinden daha büyük bir sevgi yoktur.人 為 朋友 捨命 、 人 的 愛心沒 有 比 這個 大 的
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.高速車両を使いたかったのです 可能な限り 道路を独占的に走り
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Gyorsak, mert azt akartuk, hogy gyorsjáratok használják őket, ugye?
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.빠른, 우리는 사람들이 빠른 교통 수단을 이용할 수 있기를 바랐습니다.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Nhanh chóng, bởi vì chúng tôi muốn các vùng này được bao phủ bởi các phương tiện vận tải nhanh.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Rapides, parce que nous voulions qu'ils soient desservis par des moyens de transport rapides, ok ?
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Rapidi, perché volevamo fossero serviti da veicoli per il trasporto rapido.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Rápido porque los queríamos para contar con vehículos de transporte rápidos, ¿no?
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Rapid, pentru că am vrut să fie folosite pentru vehicule de transport rapid.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Rýchle preto, lebo sme chceli, aby po nich jazdili rýchle dopravné prostriedky, hej?
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Snel, want we wilden dat ze werden bediend door snelle transportvoertuigen.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Szybkiego, bo chcieliśmy by obsługiwały je szybkie środki komunikacji miejskiej.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Ταχείας κυκλοφορίας για να τα χρησιμοποιούν μέσα ταχείας μεταφοράς.
Hızlı çünkü biz onların hızlı ulaşım araçlarına hizmet vermesini istedik.Бързи, защото искахме да бъдат обслужвани от бързи транспортни средства.