Ana içeriğe geç
Sözlük

vermesi ile cümle

vermesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.Rządy na świecie będą musiały zdecydować, że węgiel musi stać się drogi, a te będą się rozwijać.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.Världens regeringar kommer att bli tvungna att bestämma att kol ska vara dyrt, och dessa ska påbörjas.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.Verdens regeringer er nødt til at besluttte, at kul skal gøres dyrt, og så vil disse ting blive lavet.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.Vlády ve světě se budou muset rozhodnout, že uhlí se bude muset prodražit, a že tyhle se rozjedou.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.Световните правителства ще трябва да решат, че е нужно въглищата да станат скъпи, и ще го направят.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.Страны мира должны решиться сделать уголь очень дорогим - тогда эти работы получат толчок для развития.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.ממשלות העולם תצטרכנה להחליט שפחם צריך להתייקר, ואלו יתקדמו.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.وسيتوجب على حكومات العالم أن تقرر بأنه ينبغي أن يكون الفحم غالياً، وستمضي هذه قدماً.
Dünyadaki hükümetlerin karar vermesi gerekecek; kömürün pahalı hale getirilmesi gerek, ve bunlar devam edecek.原子力を推進する判断に迫られるだろう そこに未来がある
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.E folosit în vopseaua pentru textură, dar şi pentru strălucire.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Es wird in Farbe verwendet, um ihr die Textur und den Glanz zu geben.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.É usado na tinta para lhe dar textura, mas também reflectir a luz.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Használják festékekhez az állag miatt, de a csillogó hatásért is.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Het wordt in verf gebruikt voor de textuur, maar ook voor de glans.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Il est utilisé dans la peinture pour la texture, mais aussi pour la brillance.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Jest obecna w farbach dla specyficznej tekstury, ale także jej połysku.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.질감을 살리기위해 또한 광택을 내기 위해 페인트에 사용됩니다.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Lo si usa nella pittura per la trama, ma anche per la sua lucentezza.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Nó được dùng trong sơn để cho kết cấu, nhưng cũng để tăng độ bóng.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Pridáva sa do farby kvôli štruktúre aj kvôli lesku.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Přidává se do nátěrových barev kvůli struktuře a lesku.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Se usa en pintura para dar textura, pero también para dar brillo.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Χρησιμοποιούνται ως βαφή για την υφή τους, αλλά και για τη στιλπνότητά τους.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Вони використовуються в текстурі фарби, а також для надання фарбі блиску.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Използва се в боите за консистенцията, но също и за блясък.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.Они используются в текстуре краски, а также для придания краске блеска.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.משתמשים בו בצבע בשביל המרקם, אבל גם בשביל הברק.
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.فهو يستخدم في الطلاء وفي المواد اللامعة ومواد الصقل
Duvardaki boyanın içersinde, ama aynı zamanda parlaklık vermesi için.光沢感を与えています 紙やすりでは にかわが
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Giờ thì tàu vũ trụ đã tự quyết định được thời điểm bung dù.
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.이제 우주선은 언제 낙하산을 떼어낼 지
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Lądownik musi zorientować się, kiedy zrzucić spadochron.
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.Nyní se sonda musí rozhodnout, kdy se zbaví padáku.
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.כעת על החללית למעשה להחליט
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.و الآن سيتوجب على المركبة أن تقرر
EB: Şimdi uzay aracının aslında paraşütten ne zaman kurtulması gerekeceğine karar vermesi gerekiyor.切り離すか決定します
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,아무 죄 없는 관객을 젖게 만들면
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,אדם תמים לחלוטין מהקהל בלי לדאוג
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,شخصا بريئا تماما من الجمهور دون أي قلق
Elektronik cihazlara hasar vermesini, seyircinin sırılsıklam kalmasını,電子機器に損傷を与えたり 濡らしたり 本やコンピュータを
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Chúng thất bại khi tiếp cận mọi người Chúng cần nhất để phục vụ.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Ils ne parviennent pas à atteindre la population qu'ils ont le plus besoin de servir.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.교육을 필요로 하는 이들에게 다가가는 데에 실패했고,
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Mereka gagal untuk menjangkau orang yang paling butuh untuk dilayani
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Não alcançam as pessoas que mais precisam de servir.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Nedokážu sa dostať k ľuďom, ktorým by mali slúžiť najviac.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Nie dociera tam, gdzie jest najbardziej potrzebny. Nie dociera tam, gdzie jest najbardziej potrzebny.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Non riescono ad arrivare alla gente hanno soprattutto bisogno di essere utili.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.No son capaces de llegar a las personas que más necesitan atender.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Nu reuşesc să ajungă la oamenii pe care trebuie să-i servească cel mai mult.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Pont azokhoz nem jut el, akikhez leginkább kéne.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Selhávají v tom oslovit ty osoby, kterým mají nejvíc sloužit.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Sie versagen darin, die Leute zu erreichen, die sie am dringendsten bedienen müssten.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Ze slagen er niet in de mensen te bereiken die ze het meest moeten dienen.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Αποτυγχάνουν να φθάσουν στους ανθρώπους τους οποίους πρέπει να εξυπηρετήσουν περισσότερο.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Они не доносят знания до учащихся, которым должны бы служить в первую очередь.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.Провалят се да достигнат хора, на които най-много трябва да служат.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.הן נכשלות בהגעה לאנשים שהכי נזקקים לחינוך.
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.فهي تفشل في الوصول الى الاشخاص التي تحتاج حقا التعليم
En çok hizmet vermesi gereken kişilere ulaşma açısından başarısızlar.与えられていません 標的をとらえても 中心を外し
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod