Ana fikir, stratejik dönüşün dışarı çıkıp değişiklik... ...yapmanıza izin vermesidir.الفكرة الرئيسية هي أن تغيير الوجهة المحوري يتيح لك الخروج وعمل التغييرات.
Ana fikir, stratejik dönüşün dışarı çıkıp değişiklik... ...yapmanıza izin vermesidir.それができるのは創業者だけです
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.S-a aflat că asteroizii nu trebuie să lovească pământul pentru a produce daune.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Sucede que no tienen que llegar a chocar contra el piso para hacer mucho daño.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Acontece que estas coisas não têm de atingir o solo para causar grandes danos.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Emellertid visar det sig att dessa tingestar inte behöver träffa marken för att göra stor skada.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Het blijkt dat deze dingen de grond niet hoeven te raken om veel schade te veroorzaken.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Hóa ra những thiên thể này không cần đâm vào mặt đất mới gây ra thiệt hại.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il fatto è che questi oggetti non devono per forza collidere con la terra per creare grossi danni.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Il se trouve que ces choses n'ont pas besoin de toucher le sol pour provoquer de gros dégâts.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Izkaže se, da tem stvarem ni treba zadeti ob površje, da bi napravile veliko škodo.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Kiderült, hogy ezek a dolgok nem kell, hogy becsapódjanak a talajba, hogy nagy kárt okozzanak.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.그리고 이런 운석들은 꼭 땅에 떨어져야만 피해를 주는 것만도 아니죠.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Takie obiekty wcale nie muszą spaść na ziemię, by spowodować ogromne szkody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ternyata batu-batu ini juga tidak perlu menghujam tanah untuk membuat kerusakan besar.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukázalo sa, že tieto veci nemusia dopadnúť na zem na to, aby napáchali značnú škodu.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Ukazuje se, že tyhle věci nemusí narazit do země, aby napáchaly veliké škody.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Αποδεικνύεται ότι αυτά τα πράγματα δεν χρειάζεται να χτυπήσουν το έδαφος για να κάνουν μεγάλη ζημιά.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Но астероидам не обязательно касаться земли, чтобы нанести большой ущерб.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.Оказва се, че тези неща не трябва да се ударят в земята, за да предизвикат много щети.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.אבל כנראה שזה לא היה גורם להרס גלובלי. מתברר כי הדברים הללו לא חייבים
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.لقد إتضح أن هذه الأجرام ليست بحاجة إلى الإصطدام بالأرض لتسبب الكثير من الضرر.
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.大災害が起こる事が分かります 1908年のツングースカ大爆発ですが
Ancak bunların, büyük zararlar vermesi için mutlaka yeryüzüne çarpması gerekmiyor.看來呢地嘢要造成大損傷 並不一定要落到地面
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.위협하진 않을 테니 다행이죠. 그렇지만 비단 10km 정도의 소행성만이 막대한 피해를 줄 수 있는 건 아닙니다.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.Dar se dovedeşte că nu-i nevoie de ceva de 10 kilometri pentru a face multe daune.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.Maar het hoeft geen 10 kilometer doormeter te zijn om al veel schade te veroorzaken.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.Mas acontece que não é preciso uma coisa de 9,5 km de diâmetro para fazer grandes estragos.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.No fue tan grave. Pero resulta que no se necesita algo de 10 km para hacer mucho daño.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.W rzeczywistości, wcale nie potrzeba odłamka o szerokości 9 km, aby wyrządzić tak ogromne szkody.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.אבל זה לא יכחיד את כל החיים על כדוה"א, כך שזה בסדר. אבל מתברר שלא צריך משהו ברוחב 10 ק"מ
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.عن وجه الأرض، لذا فلا بأس. لكن إتضح أننا لسنا بحاجة لشئ بعرض ستة أميال ليسبب الكثير من التلف.
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.しかし直径10キロ無くても 大災害は起こり得るのです 隕石には小さなものと大きなものだけでなく
Ancak diğer taraftan da, 9.6 km'lik birşeyin büyük zararlar vermesine de pek ihtiyacımız yok.所以還好,不過好明顯 你唔想一個6英里長嘅嘢 飛來造成破壞
Anısının insanlara ilham vermesi için sonsuza dek yaşamasını istiyorum.Y por eso, quisiera que su memoria perdurara por siempre y para siempre para influir en la gente.
Anısının insanlara ilham vermesi için sonsuza dek yaşamasını istiyorum.Мне бы хотелось, чтобы память о нём жила вечно и всегда влияла на людей.
Anısının insanlara ilham vermesi için sonsuza dek yaşamasını istiyorum.語れるようにしました スティーブから学んだひとつめ
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.C'est quand il s'agit d'obtenir une réponse que ça se corse.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Dar să-i convingi pe morţi să-ţi răspundă, asta-i partea grea.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Det er det at få de døde til at svare der er virkelig svært.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Het moeilijke is de doden te laten antwoorden.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Hóa ra ai cũng làm được cả.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Hogy a halottak válaszoljanak, az az igazán nehéz.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.죽은 사람이 우리에게 다시 말을 건네도록 하는게 진짜 어려운 일이죠.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Molto più difficile è fare in modo che i morti rispondano.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Opravdu těžké je ale přimět mrtvé, aby odpovídali.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.O que é difícil é fazer os mortos responderem.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Problémom je skôr donútiť mŕtvych, aby odpovedali.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Saada kuolleet vastaamaan on sen sijaan erittäin vaikeaa.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Schwieriger ist es, die Toten zu einer Antwort zu bewegen.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Težje je narediti, da mrtvi odgovori.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Tricket, det riktigt svåra, är att få dem att prata tillbaka med oss.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Trudniej uzyskać odpowiedź.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Το πραγματικά δύσκολο είναι να κάνεις τους νεκρούς να σου απαντήσουν.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Вот стать мёртвым, чтобы потом разговаривать, это действительно сложно.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.Да накараш мъртвите да ти отговорят, това е трудната част.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.לגרום למתים לדבר חזרה - זה החלק הקשה באמת.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.ان تجعل الموتى يردون علينا هو الشيئ الصعب.
Asıl zor olan ölülerin cevap vermesini sağlamak.(笑い)
Bağım için yapmadığım ne kaldı? Ben üzüm vermesini beklerken niçin yabanıl üzüm verdi?내가 내 포도원을 위하여 행한 것 외에 무엇을 더할 것이 있었으랴 내가 좋은 포도 맺기를 기다렸거늘 들포도를 맺힘은 어찜인고