Ana içeriğe geç
Sözlük

vermesi ile cümle

vermesi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Fakat Bizans ajanlarının kışkırttığı bir isyanın Güney İtalya’da patlak vermesi üzerine geri döndü.После подавления восстания Бобан бежал через Задар в Италию.
Kei'nin kendini gönüllü bir biçimde Ranka'ya vermesinin ardından, Ranka da Kei'ye aşık olur.Считая, что теряет Ханну навсегда, Кейт немного ошибается.
Ayrıca kentin asker vermesi ve Atina'ya on talent ödemesi sağlandı.Они должны были предоставить воинов для экспедиции и заплатить афинянам десять талантов.
Bu tür bir pilin %50 oranında daha fazla verim vermesi beklenmektedir.Мы предполагаем, что их продажи возрастут на 50% или что-то около этого.
Birkaç hangarı ve küçük nakliye uçaklarına hizmet vermesiyle küçük bir havalimanıdır.Однако вертолёт может перевозить лишь небольшое число пассажиров или почты.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.Обеспечить пациенту нормальное дыхание.
Nadir'in İran'da kalmaya karar vermesi, Simin'in boşanma davası açmasına sebep olur.Разногласия в семье приводят к тому, что Симин подаёт на развод.
Bir basın duyurusu yapılır ve yardım edebilecek herkesin destek vermesi istenir.Был организован кастинг, объявлена акция с обращением ко всем желающим помочь.
Bu durum III. Leon'un dikkatini diğer meselelere vermesine olanak sağladı.Он сумел убедить эллинов обождать следующим образом.
Kendisine içecek bir şey vermesini istedi.واعطائه ما يشربه.
Lizzie'nin iyi bir vatandaş olarak ifade vermesi Mary'i etkileyecektir.فشهادة ليزى كمواطنة صالحة ستؤثر على مارى .
Mahkeme ayrıca Dominik hükümetine doğum belgelerini vermesini emretti.أمرت المحكمة حكومة جمهورية الدومينيكان بمنح الطفلين شهادات ميلاد.
Ertesi gün, testi bitirir ve Bayan Krabappel'e sınavını hemen inceleyip notunu vermesini ister.في اليوم التالي يُنهي بارت الإمتحان ويسأل الأستاذة كراببل أن تُقيم الإمتحان في الحال.
Bununla beraber, olası bir İngiliz saldırısı karşısında diğer birliklerin karşılık vermesi de emredildi.ومع هذا أمر أيضا بتواجد وحدات مضادة أخرى لمواجهة الهجمات الإنجليزية المحتملة .
1979'da İran ve Irak arasında savaşın patlak vermesi sonucu ikinci petrol krizi ortaya çıkar.وتسببت الحرب بين إيران والعراق عام 1979 أزمة نفط جديدة.
Bu, karar vericinin belirli bir sorun alanında karar vermesine izin veren uygulamanın parçasıdır.هذا هو جزء من الطلب الذي يسمح لصانع القرار لاتخاذ القرارات في مجال معين المشكلة.
Tanrı'nin Havva'yı Adem'in kenarından çıkartıp hayat vermesi.وأمره أن يخرج آدم وحواء من الجنة.
O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir.ان الصابئة قوم موحدون، يؤمنون بالله واليوم الأخر، وأركان دينهم التوحيد – الصباغة – الصلاة – الصوم – الصدقة).
Bu analizler politikacıların karar vermesinde yardımcı olur.تبدو العاطفة قادرة على المساعدة في عملية صنع القرار.
Ayrıca üye ülkeleri mültecilere sığınma vermesi konusunda teşvik etmiştir.كما أن للمفوضية ولاية من أجل مساعدة الأشخاص عديمي الجنسية.
Hazırlığı sona ermiştir ve evlenme kutlamalarının başlaması için Kont'un emir vermesini beklemektedir.يتمّ اثرها على الاتفاق على موعد الزفاف و بهذا تنتهي الخطوبة لتبدأ تحضيرات حفل الزواج.
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.هناك قرار يجب أن يأخذه أحد.
Karar, 15 üyenin hepsinin kabul oyu vermesiyle alınmıştır.السجينة رقم 17 حل يرضي جميع الأطراف.
Otopsi genellikle ailenin isteği üzerine yazılı izin vermesi nedeniyle yapılır.وعادة، يتم التشريح بعد موافقة الأقارب.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.يمكن أن يكون الهدف ببساطة إبقاء المريض قادرا على الحديث والأكل والتنفس بشكل طبيعي.
Ben, Alfred'in Vicki Vale'in Yarasa Mağarası'na girmesine izin vermesi konusunda da masumum" dedi."Eu também mantenho inocente por Alfred deixar Vicki Vale entrar na Batcaverna.
Antlaşma, üyelerin bir saldırgana askerî eylem ile yanıt vermesini gerektirmemekteydi.O tratado não requer, necessariamente, que os membros respondam com uma ação militar contra um agressor.
Bu turnuva, turnuvayı kazanan tenisçiye para ödülünün yanında, Mercedes araba vermesiyle de ünlüdür. ^ siteEsse torneio é famoso por premiar o vencedor com uma Mercedes, além do prêmio em dinheiro.
Ertesi hafta Stephanie McMahon, Bayley'den, Banks'in maça karışmasından dolayı kemeri geri vermesini istedi.Na semana seguinte, Stephanie McMahon disse a Bayley para devolver o título devido à interferência de Banks.
Hupasiyas, İnara eve döndüğünde ondan karısına ve çocuklarına geri dönmesine izin vermesini diler.Antes de se separar, ele promete a sua esposa e filho que ele retornará.
Tevrat'ta ise ağabeylerinin neler yaptıklarını kendisine haber vermesi için Yakup tarafından gönderilir.Ao ser enviado ao céu junto com o irmão, é informado por Castiel que Zacarias deseja encontrá-los.
Kasetlerin içeriğinde Hannah, hayatına son vermesinin on üç gerekçesini anlatmaktadır.Nas fitas, Hannah explica que existem treze motivos que a levaram à decisão de se matar.
Vali, Meghan'ı kollarına alır ve ona hiçbir şeyin zarar vermesine izin vermeyecğini söyler.O Governador promete a Meghan que ele vai mantê-la a salvo de qualquer coisa que possa prejudicá-la.
Modelin üstlendiği ilk önemli iş, Elle Dergisi'nin Brezilya baskısının kapağı için poz vermesi oldu.Seu primeiro trabalho notável de modelagem foi filmar a capa da revista brasileira Elle.
Aynı zamanda Maria poz vermesi için Playboy'a seçilmişti, bu da hikâyede kullanılmaya başlandı.Ao mesmo tempo, Maria foi escolhida para posar nua para a revista Playboy.
Kadınların ayrı vergi vermesini ortadan kaldıran bir mücadeleyi de yönetti.Ela também supervisionou o sucesso da abolição de taxas de imposto diferenciadas para mulheres.
Hurley ve Charlie, Jack'ten azalan suları hakkında ne yapılması gerektiğine karar vermesini isterler.Hurley e Charlie querem que Jack decida como fazer com a escassez de água, no entanto, ele recusa.
Temmuz 1914'te Almanya'ya dönmesi I. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle engellenmiştir.Ele devia retornar à Alemanha em julho de 1914, mas foi impedido pelo início da Primeira Guerra Mundial.
Ayrıca üye ülkeleri mültecilere sığınma vermesi konusunda teşvik etmiştir.Também reconhecia o direito de retorno dos refugiados aos seus lares.
Elisa Alessandro'ya diz çöküp Aminta'yi kendisine koca olarak vermesi için ona yalvarır.Elisa lhe implora que lhe devolva Aminta.
Bir ziyaret sırasında Mary ve Benjamin, Mary'nin annesini evlenmelerine izin vermesi konusunda ikna ettiler.Mark e Marty finalmente convencem o seu pai a deixá-los ir.
Reeves 30 günlük ara vermesinden sonra geri döndü.Reagan deixou o hospital depois de treze dias.
Hellim, makarnanın üzerine lezzet vermesi için serpiştirilir.Duro é para ti recalcitrar contra os aguilhões.
Anlam sabit değildir, nitekim her yorumcunun belli bir eyleme farklı anlamlar vermesi bundandır.Não existe uma leitura única, mas sim a transmissão de coisas distintas que a obra conceda a cada indivíduo.
Catherine'in bakış açısından yazılan şarkıda ana karakter Heathcliff'ten içeri girmesine izin vermesini ister.A letra é feita do ponto de vista de Catherine, que implora na janela de Heathcliff que ele a deixe entrar.
Rama, Sita’yı ona geri vermesi için Toprak Ana’ya yalvarır; ama artık boşunadır.Mandodari novamente implora que Ravana entregue Sita a Rama, mas ele se recusa.
Çocukların kullandığı makasların uçları köreltilerek kullanan kişiye zarar vermesi engellenmiştir.Ela o interroga sobre as crianças que foram sequestradas com bonecas deixadas em seu lugar.
Bunun nedeni metallerin sıcaklık farklılığına farklı tepkiler vermesidir.Isso se deve ao fato de metais diferentes responderem de forma distinta com relação a diferenças temperaturas.
Fakat Glen Foy araya girer; menajere Santiago'ya bir ay deneme dönemi vermesini sağlar.Glen convence o gerente da equipe que Santiago precisa de um mês de testes para mostrar todo o seu potencial.
Leonore Rocco'ya Florestan'a bir ekmek kabuğu vermesine izin için yalvarır.Por exemplo, ele pede a Dona Florinda para fazer um bolo especial para ele.
Amelia kendini masum olduğunu iddia eder ve oğlunu son bir defa görmesine izin vermesi için yalvarır.Zij houdt vol dat ze onschuldig is en vraagt haar zoon een laatste maal te mogen zien.
Ebeveyn denetimleri - çocukların e-posta göndermesine kimin izin vermesini belirtmek için.Ouderlijk toezicht om te bepalen wie e-mails mocht sturen naar hun kinderen.
Kendisine içecek bir şey vermesini istedi.Hij geeft hem een drankje.
Armıda amcasından Kont'la bir evlenme yapabilmek için izin vermesini ister.Anna krijgt hierna toestemming te trouwen met de graaf.
Bu yolla hastanın kilo vermesi amaçlanır.Dit allemaal om de patiënt voor de gek te houden.
İdama çarptırılan Aida, ona güç vermesi için Radames'e bakar ("Elaborate Lives (Reprise)").Met de dood in de ogen, kijkt Aida naar Radames voor kracht (Verwarrend bestaan (reprise)).
Bu durumda her birinin bir karar vermesi gerekir.Iedereen moet keuzes maken.
1963 yılında Londra Mahkemesi Goldsmith'lerin tam karşılığı olmayan kâğıt vermesini yasaklamıştır.In 1936 legaliseerde de mandaatregering bijvoorbeeld alle jisjoev die geen geldige papieren bezaten.
Koku vermesi için bazen çaylara da karıştırılır.Soms kunnen er ook smaken aan de tej worden toegevoegd.
O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir.Daarnaast is dit na de dag des oordeels de bestemming van de gelovigen die goed hebben geleefd.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod