Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeme ile cümle

vermeme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
15:2 Yedinci yıl yakın diye ihtiyacı olana borç vermemezlik yapma Deut.15:9 Не отказывать в ссуде из-за приближения седьмого года 232 Дв.
Sağlık ocağı vardır fakat hizmet vermemektedir.Мы хотим порядка, но не опеки.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Тот просит его никому не открывать дверь.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.С 2008 года данного разделения не существует.
Filokseraya karşı yapılan zirai mücadele çalışmaları kesin netice vermemektedir.Часто бывает необходимо, чтобы они не оказывали влияния на работу фильтра.
Sürücülerin susması, cevap vermemesi gibi problemler SATA'nın yaygınlaşması ile sona ermiştir.Организаторы, не зная причин задержки, ломают дверь.
Koloni idaresi Nevis adasına hiç önem vermemeyi bir politika olarak kabul etmişti.Население больше не хотело отдать компании ни одного сантиметра острова.
Libya şu anda turist vize vermemektedir fakat 2014 yılında turist vizesi verilmesi ile ilgili planlar vardır.ليبيا حالياً لا تصدر تأشيرات سياحية، وهناك خطط لإعادة دخول السياح للبلاد خلال عام 2014.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.لكنه لم يسمح لاحد بالدخول في منزله.
Sayı 50.000/mm3 altına düşmedikçe hastalık genellikle bir belirti vermemektedir.Quando a contagem é maior a 50,000/mm3 geralmente não há sintomas.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Fátima não é servida por nenhuma estação de comboios.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Não é realizado desde 2008.
Sivil havayolu şirketlerine hizmet vermemektedir.Não possui voos regulares de companhias aéreas.
Fakat noradrenalin yıkım ürünü olan MHPG üzerindeki çalışmalar bir sonuç vermemektedir.Correções de compatibilidade de sistema para DEP não terão efeito.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.A lei prevê direitos semelhantes ao casamento, mas proíbe a adoção aos casais homossexuais.
Dört lokomotif de günümüzde servis vermemektedir.No entanto, os 44 veículos mais modernos não estão em serviço.
Bu tarz sorularla karşılaşıldığında genel savunma soruya "evet veya hayır" yanıtı vermemektir.Degene die de vraag heeft gesteld, antwoordt alleen met ja of nee.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Het station wordt niet door alle treinen aangedaan.
Zira erkek ağaçlar kötü kokulu meyveler vermemektedir.De randen van de kelkslippen bedekken elkaar onder de vrucht niet.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.De huidige mediawet maakt dat echter onmogelijk.
Suetonius'a göre katilinin adını bir karışıklığı mahal vermemek için söyleyerek cesur biçimde ölmüştü.Suetonius zelf geloofde eerder dat hij stierf zonder iets te zeggen.
Kimseye sırrını vermemesi fakat herkesin sırrını öğrenmesini söyler.Hij houdt niet van geheimen, maar vertelt niet alles, als hij weet dat anderen hier niet mee om kunnen gaan.
En üstteki A tabakası herhangi bir mimari buluntu vermemektedir.De schede van het onderste schutblad heeft geen aanhangsel.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.De wachters hebben orders niemand binnen te laten.
Fakat Âdil bu anlaşmaya pek önem vermemekteydi.Payne had geen interesse aan dit contract.
Fakat hizmet vermemektedir, kapalıdır.Die is hier niet van gediend en sluit haar op.
Bu sorulara cevap vermemelisin.Je hoeft die vragen niet te beantwoorden.
Hatta, halk Tanrı'ya hakkettiğini vermemektedir.Bóg nam nic nie jest dłużny.
Michigan hâlihazırda eşcinsel evliliklere izin vermemektedir.Obecnie Salawador nie uznaje związków osób tej samej płci.
Fakat bu kavramın her iki tanımı da asıl cevabı vermemektedir.Dopiero wtedy obie przesłanki będą prawdziwe.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Od 2008 roku jest nie zrzeszona.
Bazı firmalar yolcuların el tipi GPS alıcılarını kullanmalarına izin vermemektedir.Inne podmioty nie mają możliwości używania wojskowych odbiorników GPS.
Bu askerler kontrol noktalarinda konumlanıp karakterin o yerden geçmesine izin vermemektedir.Jestem odpowiedzialny za konwój i nie pozwolę wam na kontrolę!
Ordudan darbeye destek vermemesini ister.Nie udało mu się uzyskać poparcia wojska.
Fakat Âdil bu anlaşmaya pek önem vermemekteydi.Victor nie ma nic przeciwko takiemu układowi.
Avusturya, genellikle çifte vatandaşlığa izin vermemektedir.Moçambique tillåter inte dubbla medborgarskap.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Priset har emellertid inte delats ut sedan 2008.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Ni måste se det här så att ni kan förstå, så att ni bara kan börja förstå."
Sağlık ocağı olup, hizmet vermemektedir.Öppenvård är en mottagningsvård ej på avdelning.
Birbirine bitişik inşa edilmiş yapılar duvarlardan bir geçit vermemektedir.Konstruktivt skiljer man mellan bärande väggar och icke bärande väggar.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.Örebro tingsrätt beviljade dock inte detta.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.В середину нікого не впускають.
Ad impossibilia nemo tenetur Hiç kimse yapamayacağı şeyler için söz vermemelidir.Ad impossibilia nemo tenetur – Ніхто не зобов’язаний робити неможливе.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.З 2008 року не використовується.
Micheal bilgiyi vermemek için direnince Abruzzi'nin adamları O'na vururlar.Майкл сподівається, що без його допомоги Даріуса нарешті вб'ють.
Türkiye, bu takviyenin herhangi bir mukavemete sebebiyet vermemesi konusunda ikna oldu.Turecká strana dala najevo, že nehodlá činit žádné ústupky v této oblasti.
Bu hususta cesurane hüküm vermemek için elde kâfi işaretler vardı.Pro vyřešení této hádanky není dosud dostatek věrohodných důkazů.
Dört lokomotif de günümüzde servis vermemektedir.Ostatní lokomotivy slouží v provozu i nadále.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Nikdo z přátel se nemá k tomu, aby jej navštívil.
Zira Romalılar artık tüm sahilleri kontrol etmekte ve tehdit oluşturacak bir güce izin vermemekteydiler.Nejspíše již nepovažovali Římany za hrozbu a přestali jim věnovat pozornost.
Fakat bu kavramın her iki tanımı da asıl cevabı vermemektedir.Zaměňování obou názvů však nepřináší žádné praktické potíže.
Günümüzde bölgede hiçbir Okul hizmet vermemektedir.V dnešní době by v každé třídě neměl chybět počítač.
Herodot tarafların kayıpları hakkında bir rakam vermemektedir.Neúspěch ovšem Vratislav nezaplatil ztrátou údělu.
Eski eşi ne kadar nafaka istese de vermemekte direnir.Kolik ovcí mají dát nejmladšímu, aby to bylo spravedlivé?
Çalışması muhtemelen seçicidir ve dahası herhangi bir tarih vermemektedir.Vycházíme z toho, že naše aktivita je prostě zjevná, a nemusíme ji tedy nijak dál dokazovat.
Pilotlar yatlarının diğer araçlara değmesine ve onları engellemesine izin vermemelidir.V mraku pilot pochopitelně nemůže vidět ostatní letadla a vyhnout se jim.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.El nu lăsa pe nimeni să intre acolo.
Öte yandan, Jean Calvin gibi diğer yorumcular, kitabın yazılış zamanına önem vermemektedir.Totuși, istorici precum Walter Goffart acordă prea puțină încredere acestei versiuni.
Ancak son zamanlardaki ağaç gelişimi artık görüşe izin vermemektedir.Odată cu trecerea timpului, pădurea nu mai poate fi înțeleasă.
Ebeveynlerine karşılık vermemelisin.Nu trebuie să le răspunzi urât părinților tăi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vermeme ile cümle - Sayfa 6 - vermeme kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App