Daha sonrasına kadar karar vermem gerektiğini sanmıyorum.I don't think I should decide until later.
Sığırlarının serbestçe başıboş gezinmelerine izin vermemeleri teşvik edildi.They were encouraged not to let their cattle roam freely.
Sana parayı geri vermemizi mi istiyorsun?Are you asking us to give you back the money?
Tom'a benim için kararlar vermesine izin vermem.I don't let Tom make decisions for me.
Tom'a bir şans daha vermemiz gerektiğini söyleyen kişi bendim.I was the one who said we should give Tom another chance.
Tom benden ona tuz ve biberi vermemi istedi.Tom asked me to pass him the salt and pepper.
Tom bunu sana vermemi söyledi.Tom told me to give this to you.
Tom'un sizi bu şekilde itmesine izin vermemelisiniz.You shouldn't let Tom push you around like that.
Tom Mary'nin araba sürmesine izin vermemeliydi.Tom shouldn't have let Mary drive.
Karar vermemiz için yalnızca otuz dakikamız var.We have only thirty minutes to make our decision.
Sen Tom'a hiç ödünç para vermemelisin.You shouldn't lend Tom any money.
Benim önerim Tom'a herhangi bir tür hediye vermemenizdir.My suggestion is that you not give Tom any kind of gift.
Ben belki de Tom'a ikinci bir şans vermemiz gerektiğini öneriyorum.I suggest that perhaps we should give Tom a second chance.
Atıma ne isim vermem gerektiği üzerine iyi fikirleriniz var mı?Do you have any good ideas on what I should name my horse?
Onun olmasına izin vermemeye çalışacağız.We'll try not to let that happen.
Bunun olmasına izin vermemeliydin.You shouldn't have let this happen.
Bunun tekrar olmasına izin vermemeye çalışacağız.We'll try not to let it happen again.
Gerçekten onun olmasına izin vermemi bekliyor musun?Do you really expect me to let that happen?
Sandviçimi sana vermem.I won't give you my sandwich.
Ne tür sorulara cevap vermemi istiyorsun?What kind of questions do you want me to answer?
Bunu kime vermemiz gerekiyor?Who should we give it to?
Sana benimkini vermemi ister misin?Do you want me to give you mine?
Bunu sana vermem gerekiyor mu?Am I supposed to give this to you?
Neden Tom'a para vermem gerekiyor?Why should I give Tom money?
Tom bu zarfı sana vermemi istedi.Tom wanted me to give you this envelope.
Bunu Tom'a vermemi hatırlat.Remind me to give this to Tom.
Bunu sana vermemin nedeni bu.That's why I'm giving you this.
Onu sana vermemin nedeni bu.That's why I'm giving it to you.
Neden onu sana vermem gerekiyor?Why should I give you that?
Belki de Tom'a senin dairenin anahtarını vermemen gerekir.Maybe you shouldn't give Tom a key to your apartment.
Bunu sana vermemi kimin istediğini düşünüyorsun?Who do you think asked me to give this to you?
Tom ona biraz yer vermemi istiyor.Tom wants me to give him some space.
Tom hisse senedi satın alma konusunda ona bazı tavsiyeler vermemi istiyor.Tom wants me to give him some advice on buying stocks.
Tom eski motosikletimi ona vermemi istiyor.Tom wants me to give him my old motorcycle.
Tom bir mızıka satın almak için ona para vermemi istiyor.Tom wants me to give him money to buy a harmonica.
Tom bunu Mary'ye vermemi söyledi.Tom told me to give this to Mary.
Biri bunu sana vermemi istedi.Someone asked me to give this to you.
Ben bunu Tom'a vermem gerektiğini sanıyorum.I guess I ought to give this to Tom.
En azından sana biraz para vermeme izin ver.At least let me give you some money.
Cidden onu sana vermemi istiyor musun?Are you seriously asking me to give that to you?
Tom'a telefon numaramı vermemeliydim.I shouldn't have given Tom my phone number.
Bunu yaparken Tom'un benimle konuşmasına izin vermemeliydim.I should never have let Tom talk me into doing this.
Bunun olmasına izin vermemeliyiz.We must not allow this to happen.
Sana vermem gereken başka bir şeyim var.I have something else I need to give you.
Onun bizi durdurmasına izin vermemeliyiz.We shouldn't let that stop us.
Anlamadan hüküm vermemeliyiz.We shouldn't jump to conclusions.
Büyük bir karar vermemiz gerek.We need to make a big decision.
Bir konuşma ya da bir şey vermem gerekiyor mu?Am I supposed to give a speech or something?
Tom onun peşinatını ona geri vermemizi istedi.Tom demanded that we give him back his down payment.
Belki Tom'a eski bisikletimi vermemeliydim.Maybe I shouldn't have given Tom my old bicycle.
Bugün karar vermemiz gerekiyor.We need to decide today.
Ben asla mola vermem.I never get a break.
Sanırım bir mola vermemiz gerekiyor.I think we need to take a break.
Tom eve erken gitmesine izin vermem için bana yalvardı.Tom begged me to let him go home early.
Tom içeri girmesine izin vermem için bana yalvardı.Tom begged me to let him in.
O bunu sana vermemi söyledi.He told me to give you this.
Bir sonraki gün okul olduğu gecelerde, çocuklarımın televizyon seyretmelerine izin vermem.I don't allow my kids to watch TV on school nights.
Tom'un kaçmasına izin vermemeliydik.We shouldn't have let Tom escape.
Bana oy vermemeliydin.You shouldn't have voted for me.
Lütfen bana bu kitabı geri vermemi hatırlat.Please remind me to give back this book.