Ana içeriğe geç
Sözlük

vermem ile cümle

vermem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ebeveynler olarak içgüdümüz çocuklarımıza emir vermemizi söyler.הנטיה שלנו כהורים היא לחלק לילדינו פקודות.
Ebeveynler olarak içgüdümüz çocuklarımıza emir vermemizi söyler.لدينا غريزة كوالدين وهي تنظيم محيط أطفالنا.
Ebeveynler olarak içgüdümüz çocuklarımıza emir vermemizi söyler.簡単だし まあ たいてい正しいし
Eğer hepsini kaldırıp atmak için karar vermemiş olsaydı ki açılıştan iki saat önce.개막 두 시간 전에 제 벤치들을 전부 치워버린다고 결정하지만 않았어도요.
Eğer hepsini kaldırıp atmak için karar vermemiş olsaydı ki açılıştan iki saat önce.אם הוא לא היה מחליט להוריד את כולם שעתיים לפני הפתיחה.
Eğer hepsini kaldırıp atmak için karar vermemiş olsaydı ki açılıştan iki saat önce.إذا لم أقرر أن أبعدهم جميعاً قبل ساعتين من الإفتتاح.
Eğer hepsini kaldırıp atmak için karar vermemiş olsaydı ki açılıştan iki saat önce.ベンチを全部撤去してしまったのです 大変 がっかりしました
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Daca nu erai tu, nu as fi inchiriat sala.
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Jeśli nie byłoby to dla Ciebie, to nie wypożyczyłabym studia?
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Kalau bukan olehmu, aku tidak akan meminjamkan sanggar.
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Se non fosse stato per te,non avrei prestato la sala.
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Si tu n'avais pas été là, je n'aurais jamais prêté le studio.
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Wenn es nicht für Dich war, würde ich das Studio nicht ausgeliehen haben.
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.Αν δεν ήσουν εσύ, δεν θα είχα δανείσει την σχολή.
Eğer sen olmasaydın, salonu kiraya vermemiş olurdum.إن لم يكن لك، لمـا قمت بإعارة الاستوديو
Eğer soruya yanıt vermemi istiyorsanız-- Romney: O halde ne kadarını kestiniz?Voy a asegurarme que obtengas un trabajo.
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Cô ấy đang luyện tập, không có nghĩa là mình phải đưa loại đồ uống thể thao!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Doar din cauza ca exersa nu inseamna ca pot sa ii dau o bautura sport!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Gewoon omdat ze aan het sporten was, betekent nog niet dat haar sportdrank kan geven.
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Hanya karena dia berolahraga bukan berarti aku bisa memberikannya minuman penambah tenaga!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..Bara för att hon tränade betyder inte att jag kan ge henne en sports dryck!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..Samo zato, ker trenira, to še ne pomeni, da ji lahko dam športno pijačo.
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..Simplement parce qu'elle s'entraine, ça ne veut pas dire que je peux lui donner une boisson sportive...
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..רק בגלל שהיא התאמנה לא אומר שאני יכול לתת לה משקה !אנרגיה !קולה, קולה, קולה
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..لمجرد أنها كانت تتدرب هذا لا يعنى أننى أستطيع إعطائها مشروبات خاصة بالرياضيين !صودا,صودا,صودا
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz. Kola kola kola..あぁ ダイエットコーラ!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Nur weil sie Sport gemacht hat bedeutet es nicht, dass sie ein Sportgetränk möchte!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Sam fakt, że ćwiczyła, nie oznacza, że mogę jej dać napój dla sportowców!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Solo perchè si sta allenando, non significa che le devo dare sports drink!
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Μόνο επειδή γυμνάζονταν δεν σημαίνει ότι πρέπει να της δώσω αναψυκτικό για σπορ.
Egzersiz yaptığı ona enerji içeceği vermem iyi olmaz.Только то, что она занимается, не означает, что я должен нести ей спортивный напиток!
En iyi tahminimizi zaman içerisinde vermemiz gerekir, göz kararında insanlara vermek için우리는 시간의 틀에 대해 상상할 수 있는 가장 정확한 추측을 해야합니다. 그를 통해 사람들에게 균형에 대한 감각을 갖게 할 수 있고,
En iyi tahminimizi zaman içerisinde vermemiz gerekir, göz kararında insanlara vermek içinאנחנו צריכים לתת את הניחוש הטוב ביותר בקשר להערכת זמן, כדי לתת לאנשים תחושה של פרופורציה
En iyi tahminimizi zaman içerisinde vermemiz gerekir, göz kararında insanlara vermek içinيجب أن نعطي أقرب تخمين ممكن في ظل المعلومات المتوفرة لنعطي النّاس خيارات
En iyi tahminimizi zaman içerisinde vermemiz gerekir, göz kararında insanlara vermek için人々が 本来のバランス感覚を取り戻す機会を提供したい それが 優先順位を考え直すことにつながります
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Igen, az egyik döntő ok, amiért Barack Obama ellen szavaztam, az afroamerikai származása volt."
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.버락 오바마가 아프리카계 미국 흑인이라는 것 때문에 뽑지 않았다고 얘기합니다.
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Sì, una delle ragioni principali per cui ho votato contro Obama è che è Afroamericano."
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.Unul din motivele pentru care nu l-am votat pe Obama " " a fost faptul că e afro-american. "
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Да, една от сериозните причини да гласувам срещу Барак Обама е, че той е афро-американец."
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Да, одна из важных причин, побудившая меня голосовать против Барака Обамы это то, что он афроамериканец".
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi."Так, однією з вагомих причин, чому я голосував проти Барака Обами, є те, що він афро-американець".
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.אמר, "כן, אחת הסיבות העיקריות שהצבעתי נגד ברק אובמה היא בגלל שהוא היה אפרו-אמריקאי."
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.قال، "نعم، من الاسباب الرئيسية لتصويتي ضد باراك اوباما لأنه من الافارقة-الامريكان".
"Even, Obama'ya oy vermememin en büyük sebeplerinden biri onun Afrikan-Amerikan olmasıdıydı" dedi.アフリカ系アメリカ人だからです"と答えています 仮にそれらの人々の半分でも
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Bene, viene fuori che sono economie errate perchè è più economico regalare lenticchie piuttosto che non farlo.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Bueno, resulta que la economía es errónea porque es más barato regalar las lentejas que no regalarlas.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.C'est un mauvais calcul parce que ça revient moins cher de donner des lentilles que de ne pas en donner.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Dan heb je verkeerd gedacht want het is goedkoper linzen uit te delen dan om het niet te doen.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Det visar sig dock att det är en ekonomisk lapsus, för det är billigare att ge linser än att inte ge dem.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Ei bine, se dovedește că este un calcul greșit fiindcă este mai ieftin să dai linte decât să nu dai.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.하지만 그것은 잘못된 경제논리입니다. 왜냐하면 렌즈콩을 주는 편이 안주는 편보다 돈이 더 적게 들기 때문이죠.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Nos, úgy néz ki, ez rossz gazdaságpolitika mert olcsóbb lencsét adni nekik, mint nem adni.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Okazuje się, że to błędne rozumowanie, gdyż fasola wychodzi taniej, niż jej brak.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Tuy nhiên, hóa ra đó là 1 nhận định sai lầm bởi vì sẽ rẻ hơn khi bạn phát đậu hơn là ko phát chúng.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Е, оказва се, че това е неправилна икономика, защото е по-евтино да даваш леща, отколкото да не я даваш.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.Оказывается, это неверная экономическая политика, потому что дешевле давать людям чечевицу, чем не давать.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.ובכן, מסתבר שזוהי כלכלה גרועה בגלל שזול יותר לתת עדשים מאשר לא לתת אותם.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.حسنا، لقد تبين أن الاعتقاد فهم اقتصادي خاطيء لأنه من الأرخص إعطاء العدس مقارنة بعدم إعطائه.
Evet, bu yanlış bir ekonomiye dönüşebilir çünkü onlara vermemektense onlara mercimek vermek daha ucuz.豆をあげないより あげたほうが安くなります 看護師を雇わないといけないため
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod