Ana içeriğe geç
Sözlük

vermem ile cümle

vermem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Döneminde, kilisede hiçbir olumsuz olaya yer vermemiştir.May mắn không có ai bên trong nhà thờ lúc diễn ra vụ việc.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Họ chưa tham gia kể từ năm 2013.
Bu sebeple de istasyon şu an herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Hiện tại, thị trấn này không được phục vụ bởi bất kỳ tuyến đường hành khách nào.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.Frigg lo lắng, nên gọi vạn vật tới và bắt phải thề là không được làm hại Balder.
Bu durumu duyan annesi Frigg herkesi Balder'e karşı zarar vermemeleri konusunda baskı yaptı ve yemin ettirdi.それを聞いた母フリッグは、万物に対し、決してバルドルに危害を加えないという誓いを立てさせた。
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.2008年以降は開催されていない。
Herhangi bir maden buluntu vermemektedir.すべての地雷を見つける必要はない。
Okul eğitim öğretim şu an vermemektedir.今の学校教育が忘れていることやないですか。
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.しかし、部員が誰も入ってくれなかった。
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.これに対し、アメリカ軍の損失は1人もなかった。
Ayrıca hormonlu mısır vermemeye de dikkat edin.ホルモン焼きなどに用いる。
Güney yamaç ise sözü edilen bu erken çağlara tarihlenen buluntu vermemektedir.〔例〕早よやらな(早くやれよ)〔アクセント〕「な」の直前。
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.かれらは中つ国の民を支配して、サウロンに直接挑むことは許されなかった。
Bu tarz sorularla karşılaşıldığında genel savunma soruya "evet veya hayır" yanıtı vermemektir.守り手は全ての質問に「いいえ」と答える。
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.しかし、末期の梅毒への使用ついてはまだはっきりしていなかったため、ディレクターたちは研究を継続し、参加者たちにペニシリンによる治療を勧めることはしなかった。
Zira erkek ağaçlar kötü kokulu meyveler vermemektedir.苦手料理は汁無しそば(炸醤麺など)。
"Saat" bölümünde Gumball ve Darwin'in saatini almıştır ve geri vermemiştir.シグルズはブリュンヒルデとグンナルの結婚式の晩に記憶を取り戻したがそれを口にすることはなかった。
Hiçbir zaman ekranın tamamen kapanmasına bir anda izin vermemeyi geliştirdi.原稿の完成度が低い スクリーントーンがしっかり貼られていない。
Ancak beş mermi borda zırhında patlamış, hasar vermemişti.内5発は装甲にあたり被害はもたらさなかった。
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.歐姆沒否認並擊敗了眾人,並將他們包於膠囊中丟於深海壕溝中。
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.男子不让妇人进门。
İsrail hava kuvvetleri, sivillere zarar vermemek için her türlü tedbiri aldıklarını açıkladı.以色列国防军强调他们尽力避免平民伤亡。
Bununla beraber Selçuklular hemen hemen hiç esir vermemiştir.附近居民則不滿春節無廟可拜。
Zira erkek ağaçlar kötü kokulu meyveler vermemektedir.又復不為毒蛇毒蟲毒獸所傷。
Bu iki tank da savaş alanında hizmet vermemiştir.但是,這種坦克並未在一戰中服役。
Ancak bu alış-veriş sonucunda yayılmış olan mallar, bizlere nasıl yayıldıkları hakkında bilgi vermemektedir.此類測試只能應用於已發生的案件,難以應用於詳情未明的事件。
İsrail'e başka hiçbir ulus bu kadar zarar vermemiştir.我没有给这个世界上的谁带来过危害。
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.但自2008年起,已沒有再這樣做。
Herhangi bir maden buluntu vermemektedir.모든 지뢰를 찾을 필요가 없다.
Bu tarz sorularla karşılaşıldığında genel savunma soruya "evet veya hayır" yanıtı vermemektir.의문문을 통한 질문: 이 질문에는 예, 아니오로 답할 수 없다.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."이는 너희의 죄사함을 위하여 떼어 내는 내 몸이니라.”라고 말한다.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.모든 무궁화호 열차가 정차하지 않는 역이다.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.아무도 우리가 사람들 속에 살았다는 것을 알 지 못한다.
Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti resmî olarak buna yanıt vermemiştir.이에 대해 중화인민공화국은 별다른 공식적 반응을 내놓지 않았다.
Çalışması muhtemelen seçicidir ve dahası herhangi bir tarih vermemektedir.이 역은 특이하게도 역사가 없고 그냥 역명판만 있다.
Şu anda öğrenci yokluğundan hizmet vermemektedir.현재는 학생기숙사가 아닌 직원숙소로 사용중이다.
Babasının izin vermemesi sonucu yarışmadan çekilmek zorunda kaldı.그녀의 아버지는 그녀의 대회 출전 회수를 제한해서 그녀의 체력이 과도하게 소진되지 않도록 했다.
15:2 Yedinci yıl yakın diye ihtiyacı olana borç vermemezlik yapma Deut.돈을 빌려주었으면 빚쟁이처럼 독촉을 하지 말아야 한다(출 22:25).
O zamanlar, ailesi ona çok genç olduğu için H.O.T ‘a katılmasını izin vermemişlerdi.솔직히 해체 때만큼은 H.O.T 뒤를 따라가고 싶지 않았거든요.
Bayram ise sahte akrabalarının gerçek yüzünü anlamıştır ve mirası onlara vermemeye kararlıdır.귀실집사는 백제의 왕족으로 부여복신의 근친자라고 생각되지만, 정확한 가계는 알려져 있지 않다.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.ולא הניח לאיש להיכנס אליו.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.אך מאז 2008 הוא אינו רשום.
Kıstağın 8 km'lik genişliği, bir kanat taarruzuna olanak vermemektedir.המונח "8 מייל" מייצג מחסום שקשה לעקוף.
Devran Baba hiçbir zaman paraya,pula önem vermemiştir.קרף מעולם לא שילם את הכסף.
BE albümünden sonra grup Amerika'da bir daha konser vermeme kararı aldı.לאחר הצלחת האלבום החליטה לצאת הלהקה לסיבוב הופעות בארצות הברית.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.אולם הנוהל אינו שוויוני למה שמקבלים בני זוג נשואים.
Bazı Rus boyarları Godunov'a vergi vermemek için bu olayı bahane etmeye başlamıştı.הנאצים מצדם פעלו למנוע את מתן הפרס לאוסייצקי.
Tutuklama girişimleri sonuç vermemiş ve gösteriler devam etmiştir.המחווה לא הביאה את התוצאות המבוקשות והמאבקים נמשכו.
Bu unsurlar, oyunun içine hiçbir şekilde girmeyerek "hatalı vââtler" vermemelidir.הסיבה לכך היא משום שבמצב כזה "לא נוצרת כל התקדמות במהלך המשחק".
Ad impossibilia nemo tenetur Hiç kimse yapamayacağı şeyler için söz vermemelidir.Ad impossibilia nemo obligatur. – Никой не може да бъде задължен към невъзможното.
Maalesef ölümcül hastalık bu planların gerçekleşmesine imkân vermemiştir.Скоропостижната му смърт не позволява тези планове да бъдат осъществени.
Fakat bu girişimler bir sonuç vermemiştir.Тези постижения, разбира се, не са случайни.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.Еднополови връзки са легално, но няма законодателна подкрепа на еднополови бракове.
Enki (Ea), oğluna bilgelik vermiş, ama ölümsüz yaşamı vermemiştir.По нейна молба Зевс го дарил с безсмъртие, но не и с вечна младост.
Ama son yıllarda yapılan çalışmalar netice vermemiştir.През последните години не са провеждани надеждни наблюдения.
Çalışmalar sonuç vermemeye başlayınca grup paniklemeye başladı.И когато хората не са могли да се изхранят, започвал хаос.
Nüfus yoğunluğu çok az olmasına rağmen mallarını talan edilmesini hiç izin vermemişlerdir.В крайна сметка големият им брой въобще не се е оказал способен да ги запази.
Jüri bu yıl ödül vermeme kararı almıştır.Наградата се обявява за изминалата година.
Hükümetin parlamento desteğine güven vermemiştir.Федералното правителство е зависимо от доверието на парламента.
Ayrıca hormonlu mısır vermemeye de dikkat edin.Той също ги предупреждава да не ядат смъртоносно агнешко зрънце.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vermem ile cümle - Sayfa 16 - vermem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App