Ana içeriğe geç
Sözlük

vermem ile cümle

vermem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İsrail'e başka hiçbir ulus bu kadar zarar vermemiştir.لم تقم أي دولة بمزيد من الضرر لإسرائيل.
Libya şu anda turist vize vermemektedir fakat 2014 yılında turist vizesi verilmesi ile ilgili planlar vardır.ليبيا حالياً لا تصدر تأشيرات سياحية، وهناك خطط لإعادة دخول السياح للبلاد خلال عام 2014.
"Kim bana verse, ben de ona vereyim; kim bana vermezse, ben de ona vermem."وأما من لامني وجهلني في استخراج هذه الشكوك والكلام فيها، فإني لا أرتفع به، ولا أعده فيلسوفا.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.لكنه لم يسمح لاحد بالدخول في منزله.
Willemer’lerin daha sonraki davetine karşılık vermemiştir.ولم يعد يملك جيلرت ما يقوله للجيل الجديد.
ACF fuara her firmanın katılmasına izin vermemiştir.لا تقوم شركة إرنست ويونغ العالمية بتقديم أي أعمال للعملاء.
Ev aramaları da pek sonuç vermemişti.لكن نتيجة البحث لم تكن ناجحة.
Böylece o da kimseye zarar vermemiş olur.لذلك ليس لديه كراهية لأحد.
Tom'a bir şans vermemiz gerek.يجب أن نُعطي توم فرصة.
Tanrı şifasını da var etmediği hiçbir hastalık vermemiştir.ما أنزل الله داء إلا أنزل له شفاء.
Sayı 50.000/mm3 altına düşmedikçe hastalık genellikle bir belirti vermemektedir.Quando a contagem é maior a 50,000/mm3 geralmente não há sintomas.
Devran Baba hiçbir zaman paraya,pula önem vermemiştir.Rebelde, nunca aceitou o dinheiro de seu pai.
"Kim bana verse, ben de ona vereyim; kim bana vermezse, ben de ona vermem."Aquele que permanece em mim, e Eu nele, esse dará muito fruto; pois sem mim não podeis realizar obra alguma.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Fátima não é servida por nenhuma estação de comboios.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Não é realizado desde 2008.
Sivil havayolu şirketlerine hizmet vermemektedir.Não possui voos regulares de companhias aéreas.
Fakat noradrenalin yıkım ürünü olan MHPG üzerindeki çalışmalar bir sonuç vermemektedir.Correções de compatibilidade de sistema para DEP não terão efeito.
Eşcinsel ilişkiler yasaldır fakat yasalar eşcinsel çiftlerin evliliğine izin vermemektedir.A lei prevê direitos semelhantes ao casamento, mas proíbe a adoção aos casais homossexuais.
Dört lokomotif de günümüzde servis vermemektedir.No entanto, os 44 veículos mais modernos não estão em serviço.
Çok yavaş olan yörünge hareketi, yörünge parametrelerinin tespitine imkan vermemiştir.O tempo monitorado é curto demais para a determinação de parâmetros orbitais.
Romanya ilk kez Moldova'ya 12 puan vermemiştir.Dit jaar was de eerste keer dat Cyprus geen 12 punten aan Griekenland gaf.
(Mark Twain: "Okulun eğitimime müdahale etmesine asla izin vermem.")Mark Twain zei in dit verband: Ik heb school nooit een belemmering laten zijn voor mijn leren.
Bununla beraber Selçuklular hemen hemen hiç esir vermemiştir.Drukte maken om (bijna) niets.
Bu tarz sorularla karşılaşıldığında genel savunma soruya "evet veya hayır" yanıtı vermemektir.Degene die de vraag heeft gesteld, antwoordt alleen met ja of nee.
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Het station wordt niet door alle treinen aangedaan.
Zira erkek ağaçlar kötü kokulu meyveler vermemektedir.De randen van de kelkslippen bedekken elkaar onder de vrucht niet.
Ev aramaları da pek sonuç vermemişti.Zoektochten leverden niets op.
Ama büyükşehir yasası buna izin vermemektedir.De huidige mediawet maakt dat echter onmogelijk.
Suetonius'a göre katilinin adını bir karışıklığı mahal vermemek için söyleyerek cesur biçimde ölmüştü.Suetonius zelf geloofde eerder dat hij stierf zonder iets te zeggen.
Maalesef ölümcül hastalık bu planların gerçekleşmesine imkân vermemiştir.Spijtig genoeg verhinderde zijn plotselinge dood dit plan.
Bu sebepten dolayı kendi kurumlarından yetişmeyen kimselere görev vermemiştir.De aan hen toevertrouwde rijksbisdommen konden zij niet vererven aan hun familie.
Bütün bunlar düşünüldüğünde, güvenlik için kullanılabilirlikten ödün vermemiz gerekmektedir.Als het veilig is, moet dan waakzaamheid worden geboden om de veiligheid te waarborgen?
Kimseye sırrını vermemesi fakat herkesin sırrını öğrenmesini söyler.Hij houdt niet van geheimen, maar vertelt niet alles, als hij weet dat anderen hier niet mee om kunnen gaan.
En üstteki A tabakası herhangi bir mimari buluntu vermemektedir.De schede van het onderste schutblad heeft geen aanhangsel.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.De wachters hebben orders niemand binnen te laten.
Fakat Âdil bu anlaşmaya pek önem vermemekteydi.Payne had geen interesse aan dit contract.
Fakat hizmet vermemektedir, kapalıdır.Die is hier niet van gediend en sluit haar op.
Bu sorulara cevap vermemelisin.Je hoeft die vragen niet te beantwoorden.
Bana boş vermemi söyledi.Hij zei dat ik moest opgeven.
100 avro’dan fazla vermem.Ik geef niet meer dan 100 euro.
Pogson ise buna karşılık inatçı davranış ve güney yarımkürede yapılması istenen bir gözleme katkı vermemiştir.Buchanan nie podjął aktywnych działań w tej kwestii, będąc gotowym na dalsze ustępstwa wobec Południa.
Syaoran hislerini Sakura’ya itiraf etmiştir fakat Sakura henüz cevap vermemiştir.Syaoran już wyznał Sakurze swoje uczucia, ale ona jeszcze nie dała mu odpowiedzi.
Hatta, halk Tanrı'ya hakkettiğini vermemektedir.Bóg nam nic nie jest dłużny.
Michigan hâlihazırda eşcinsel evliliklere izin vermemektedir.Obecnie Salawador nie uznaje związków osób tej samej płci.
Fakat bu kavramın her iki tanımı da asıl cevabı vermemektedir.Dopiero wtedy obie przesłanki będą prawdziwe.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Od 2008 roku jest nie zrzeszona.
Bazı firmalar yolcuların el tipi GPS alıcılarını kullanmalarına izin vermemektedir.Inne podmioty nie mają możliwości używania wojskowych odbiorników GPS.
Hava koşullarının kötü gidiyor olması, hava keşfi için olanak vermemişti.Z powodu złych warunków atmosferycznych nie potrafił podać jej pozycji.
Böylece o da kimseye zarar vermemiş olur.Nawet ona nie może uczynić żadnej krzywdy.
Bu askerler kontrol noktalarinda konumlanıp karakterin o yerden geçmesine izin vermemektedir.Jestem odpowiedzialny za konwój i nie pozwolę wam na kontrolę!
Ona albümden bir şarkıyı dinlettirmişler ancak o hiçbir tepki vermemiştir.Miał piosenkę, którą chciał zamieścić na albumie, lecz oni nie chcieli.
Kıç güvertesindeki patlama ciddi bir hasar vermemişti.Ostrzał okrętów Unii nie wyrządził żadnych poważnych strat.
Devran Baba hiçbir zaman paraya,pula önem vermemiştir.Monaster w Zabłudowie nigdy nie uzyskał nadanych mu funduszy.
Bu saldırılar sırasında Persler kente zarar vermemiştir.W czasie wojny miasto nie doznało zniszczeń.
Ordudan darbeye destek vermemesini ister.Nie udało mu się uzyskać poparcia wojska.
Ev aramaları da pek sonuç vermemişti.Poszukiwania nie dały rezultatów.
Fakat Şam halkı ona destek vermemişti.Jednak Szwedzi nie darzyli go sympatią.
Fakat Âdil bu anlaşmaya pek önem vermemekteydi.Victor nie ma nic przeciwko takiemu układowi.
Fakat çalışmayı yürütenler çalışmayı devam ettirmiş ve katılımcılara penisilin vermemiştir.Studiens ledare fortsatte emellertid med studien och erbjöd inte deltagarna penicillinbehandling.
Devran Baba hiçbir zaman paraya,pula önem vermemiştir.Trots att jag aldrig fattar beslut baserat på pengar.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
vermem ile cümle - Sayfa 13 - vermem kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App