Ana içeriğe geç
Sözlük

vermem ile cümle

vermem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Jüri bu yıl ödül vermeme kararı almıştır.El comité no hizo entrega del premio ese año.
Bonn kriz bürosu taleplere karşılık vermemeye karar verdi.El «equipo de crisis» de Bonn decidió nuevamente no acceder a sus demandas.
Madde ile reaksiyon vermemelidir.No debe reaccionar con los componentes del aire.
Günümüzde bölgede hiçbir Okul hizmet vermemektedir.En el distrito no se encuentra funcionando ninguna universidad.
Ancak görevli personel olmadığı için hizmet vermemektedir.Solo que, por su físico, no encuentra trabajo.
Fakat kimseye haber vermemiştir ve babası birkaç dakika önce oğlunun olduğu yere ateş açacaktır.No llegó a conocer a su padre ya que este fue fusilado antes de que él naciera.
Fakat hizmet vermemektedir, kapalıdır.No está firmado ni fechado.
Dört lokomotif de günümüzde servis vermemektedir.Todas las locomotoras de este tipo actualmente se encuentran fuera de servicio.
Ev aramaları da pek sonuç vermemişti.Pero la búsqueda no dio ningún resultado.
Okul eğitim öğretim şu an vermemektedir.La escuela no ofrece cursos de grado.
Kızılötesi aynı zamanda henüz görünür ışık vermemeye başlamamış olan önyıldızların da görülmesini sağlar.Él mismo prometió libros que nunca vieron la luz.
TSK geri çekilme sürecinde kayıp vermemiştir.Queen no hace perder el tiempo .
İstasyon herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Fátima no es servido por cualquier estación de tren.
Bu şekilde müderris olanlar medresede ders vermemeye başlamışlardır.Ya adultos, estos simios no parecen aprender por imitación.
(Mark Twain: "Okulun eğitimime müdahale etmesine asla izin vermem.")«Mark Romanek Will Never Let It Go».
Sivil havayolu şirketlerine hizmet vermemektedir.El aeropuerto no ofrece el servicio comercial de pasajeros.
Bölge halkı, Tanzimat’ın ilanına (1839) kadar vergi vermemiştir.Los funcionarios británicos no arribaron a la región del lago Ngami (Ngamilandia) hasta 1894.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Yo no quiero que nadie entre en mi intimidad.
Cevap verip vermemenin önemi yok.Non ha importanza che tu risponda o meno.
Dün gece eve yalnız gitmene izin vermemeliydim.Non avrei dovuto lasciarti andare a casa da sola ieri notte.
Tom bunu Mary'ye vermemi söyledi.Tom mi ha detto di dare questo a Mary.
Karar vermemiz gerek.Dobbiamo prendere una decisione.
Çok yavaş olan yörünge hareketi, yörünge parametrelerinin tespitine imkan vermemiştir.Il suo moto orbitale molto lento non ha ancora permesso di stabilire i parametri della sua orbita.
Herhangi bir maden buluntu vermemektedir.Non è necessario trovare tutte le mine.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Abbadate a voi e non v'impicciate di quel che non vi tocca!"»
15:2 Yedinci yıl yakın diye ihtiyacı olana borç vermemezlik yapma Deut.23:11 285-230NV - Non esigere i crediti durante il settimo anno. - Deut.
Bu sebeple de istasyon şu an herhangi bir trene hizmet vermemektedir.Attualmente la stazione non è servita da alcun treno.
Fakat kendilerine durmadan kin besleyen NOD halkına bu aşıyı vermemişlerdir.Essi non dimenticarono mai l'ingiustizia di cui furono vittime.
Hükümetin parlamento desteğine güven vermemiştir.Il Parlamento conferma la fiducia al governo.
Kuruyan kapanlar bitkiye zarar vermemesi için kesilir.«Bisogna che i bruchi non lo danneggiano.
Müslümanlara yapılan işkencelerden Ümmü Eymen de nasibini almış ama hiçbir zaman dininden taviz vermemişti.A dispetto del trattamento ricevuto rimase sempre leale e non portò mai astio nei confronti del suo signore.
Kavramın kendisi, egemenin kimliği hakkında bilgi vermemektedir.Tuttavia il teorema non consente di stabilire l'identità del dittatore.
Michigan hâlihazırda eşcinsel evliliklere izin vermemektedir.Il Niger non riconosce legalmente le unioni omosessuali.
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.Risulta non più distribuita dal 2008.
Fakat Moğolistan arazisi ulaşıma imkan vermemektedir.La Crown Estate non può prestare denaro.
Karşılaşmalarda yalnızca iki kural vardı; biri ısırmamak diğeri gözlere zarar vermemekti.Le uniche regole alle origini erano di non mordere e di non colpire gli occhi.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.L'uomo le dice che nessun uomo dovrebbe lasciarsela scappare.
Grubun gerekçesine göre, şirket gruba albüm satışlarında hak ettikleri payı vermemişti.Records, dato che la stessa non pagava le royalties alla band.
1991'de savaş başlasa da bunun müzik kariyerini engellemesine izin vermemiştir.Nel 2011 ha avuto un ictus che gli impedisce di proseguire la sua carriera concertistica.
İnternet'te hiçbir siteye gerçek adımı vermem.Я не указываю своего настоящего имени ни на одном сайте в интернете.
Bunu Tom'a vermemi hatırlat.Напомни мне дать это Тому.
Kurallarımız buna izin vermemektedir.Наши правила этого не позволяют.
Ancak bu alış-veriş sonucunda yayılmış olan mallar, bizlere nasıl yayıldıkları hakkında bilgi vermemektedir.Факты в том виде, в котором они дошли до нас, свидетельствуют об этом.
Bu sizi hiçbir şeyin alt etmesine izin vermemekle ilintilidir."Вас держат под охраной, чтобы толпа вас не растерзала.»
Libya şu anda turist vize vermemektedir fakat 2014 yılında turist vizesi verilmesi ile ilgili planlar vardır.Саудовская Аравия не выдает туристические визы, но есть планы по их введению в 2018 году.
15:2 Yedinci yıl yakın diye ihtiyacı olana borç vermemezlik yapma Deut.15:9 Не отказывать в ссуде из-за приближения седьмого года 232 Дв.
"Kim bana verse, ben de ona vereyim; kim bana vermezse, ben de ona vermem."Кому же из моих я был действительно дорог, тот воздвигнет мне памятник иначе: воздвигнет он его в самом себе».
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.В тех боях группа не потеряла ни одного человека.
Sağlık ocağı vardır fakat hizmet vermemektedir.Мы хотим порядка, но не опеки.
Maalesef ölümcül hastalık bu planların gerçekleşmesine imkân vermemiştir.Преждевременная смерть помешала этим планам реализоваться.
TSK geri çekilme sürecinde kayıp vermemiştir.КНА отошли без потерь.
Kadın kimsenin içeri girmesine izin vermemektedir.Тот просит его никому не открывать дверь.
Devran Baba hiçbir zaman paraya,pula önem vermemiştir.Отец никогда не стремился приумножить свой авторитет при помощи денег.
Bu sebepten dolayı kendi kurumlarından yetişmeyen kimselere görev vermemiştir.Из его бояр (Boiaren oder Knesen) никто не был оставлен в живых».
2008'den beri kimseye pay vermemektedir.С 2008 года данного разделения не существует.
Filokseraya karşı yapılan zirai mücadele çalışmaları kesin netice vermemektedir.Часто бывает необходимо, чтобы они не оказывали влияния на работу фильтра.
Hızlı karar vermemi sağlamak konusunda başarılıydı.Мы поспешили выполнить эту волю.
Sürücülerin susması, cevap vermemesi gibi problemler SATA'nın yaygınlaşması ile sona ermiştir.Организаторы, не зная причин задержки, ломают дверь.
Köylüye herhangi bir zarar vermemişlerdir.Крестьянское же имущество не пострадало.
Koloni idaresi Nevis adasına hiç önem vermemeyi bir politika olarak kabul etmişti.Население больше не хотело отдать компании ни одного сантиметра острова.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod