Ana içeriğe geç
Sözlük

vermeleri ile cümle

vermeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Çocuğa bir yudum su vermelerini istedi.Elle lui demanda un peu d'eau, parce qu'elle avait soif.
Türgiş ordusundan elli asker tutuldu ve halkına haber vermeleri için gönderildi.Quinze unités de la milice ont remercié pour leur contribution et envoyé à la maison.
Kerem yolda mola vermelerini ister.Elle lui demandera d'attendre dans le couloir.
Bir gün mahallesi eşkiyalar basar ve ondan 4 gelinini de kendilerine vermelerini isterler.Il rencontre un jour Mère Vent qui lui confie ses quatre fils.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Sin embargo, el testimonio de otros oficiales alemanes logró que le redujeran la pena a 25 años.
Pankartlar asıldı ve bölge halkına kendilerine destek vermeleri için çağrıda bulunuldu.Un grupo de bosnios exigió que el vehículo permaneciese en la zona y les ayudase.
Yetenekleri ile, cover şarkılardan fazlasını yapmaya karar vermelerine kadar ikisi iki yıl birlikte çaldılar.I due suonarono per due anni, prima di decidere di andare con il loro talento oltre delle semplici cover.
Pankartlar asıldı ve bölge halkına kendilerine destek vermeleri için çağrıda bulunuldu.Altre persone erano intrappolate in quello stesso luogo e avevano bisogno del suo aiuto.
Halbuki insanların köstek olacağına destek vermelerini beklerdim.Я хотел посмотреть, нужна ли людям помощь.
Türgiş ordusundan elli asker tutuldu ve halkına haber vermeleri için gönderildi.Пятнадцать отрядов ополчения поблагодарили за их вклад и отправили по домам.
Gol çizgisi teknolojisinin amacı hakemlerin yetkisini almak değil karar vermelerine yardımcı olmaktır.Обязанностью риксрода было давать советы, а не управлять.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Появление этих свидетелей по мнению осуждённого могло бы повлиять на вердикт присяжных.
Yanıt vermeleri zorunlu olsa da, üyeler bunu nasıl yapacaklarını belirleme özgürlüğüne sahipti.وعلى الرغم من إنهم مُلزَمون بالرد، فإنهم يحافظون على حرية اختيار الطريقة التي يفعلون بها ذلك.
Amerikalılar büyük kayıplar vermelerine rağmen Hollanda'yı ele geçirememişlerdir.ولم يستطع الهولنديين التقدم والانتصار على القوميون الإندونيسيون رغم الخسائر الفادحة.
Kullanıcıya sadece Apple ID ile oturum ve alımların işlem numaralarını vermeleri gerekecektir.سيحتاج المستخدم فقط لتسجيل الدخول باستخدام معرف Apple وتقديم أرقام المعاملات الخاصة بالمشتريات.
Ekonomik durumları, kendilerine en çoğunu sunan adaylara oy vermelerine neden oldu.A pobreza deles geralmente levou-os a votar para a candidato que lhes oferecesse mais.
Şimdi bana "ben" olabilmem için izin vermelerini istiyorum" dedi.E admite: "Eu gostaria de poder deixar você me amar."
İsa, talebelerine, çocuklara değer vermelerini ve çocuk gibi alçakgönüllü olmalarını buyurdu.Jesus identifica essa bondade como bondade para consigo.
Halbuki insanların köstek olacağına destek vermelerini beklerdim.Portariam apitos para trilar caso fosse necessária ajuda.
Bu ek paket oyuncuların evde parti vermelerine ve çok sayıda arkadaşı birden çağırmalarına olanak sağlıyor.Het geeft spelers de mogelijkheid om thuis feestjes te geven en een grote hoeveelheid vrienden te ontvangen.
Ve Wallace ve Gromit'e bir şans daha vermelerini ister.Wallace i Gromit rozkręcają nowy interes.
Ve Wallace ve Gromit'e bir şans daha vermelerini ister.Wallace och Gromit är tillbaka i ett nytt äventyr.
Bir gün mahallesi eşkiyalar basar ve ondan 4 gelinini de kendilerine vermelerini isterler.Одного разу він зустрічає в лісі чотирьох лицарів і просить матір відпустити його з ними.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Přísaha měla proběhnout před očima smírčího soudce podepsáním dokumentu o spojenectví.
Bütün arazi Sohma mülküdür ve Tohru kira ücreti karşılığı arazilerinde çadır kurmasına izin vermelerini ister.Întreaga zonă era proprietatea familiei Sohma, iar Tohru le cere permisiunea de a locui în continuare în cort.
Turandot gelir ve Timur ve Liu'ya Prens'in ismini kendine vermelerini emreder.Turandot vine și îi ordonă lui Timur să vorbească.
Bu şekilde kızıl ad vermeleri çevre ülkelerde de görülür.Ugyanitt vörös körök is láthatók.
Bu yüzden şarkıyı insanlara dinletip onların karar vermelerini izlersin.Jokainen laulaa valitsemansa laulun ja saa kuulla tuomareiden mielipiteet suorituksesta.
Kraliçe danışmanlara rüşvet vererek çocukların kurban edilmesi yanıtını krala vermelerini sağlar.Kuningattaren kuoltua neuvonantajat painostavat kuningasta hankkimaan puolison.
Halbuki insanların köstek olacağına destek vermelerini beklerdim.Ja niin he aikovat auttaa Terhoa.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Λόγω μαρτυρίας στην υπεράσπισή του από άλλους Γερμανούς αξιωματικούς, η ποινή του μειώθηκε στα 25 χρόνια.
Davalıların, isnat edilen suçlarla ilgili cevap vermelerine izin verilmezdi.Dommerne tillod ikke fremlæggelse af beviser fra de tiltalte.
Bu yüzden şarkıyı insanlara dinletip onların karar vermelerini izlersin.Musikerne må følgelig kjenne melodien for å være i stand til å spille den etter anvisningene.
Ayrıca elçiye bir "biz" (dikiş aleti) vermelerini ister.Maka rasul memerintahkan kepada kami untuk membunuhnya."
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.Bà từ chối đi chung với bọn họ và đòi để cho bà cầu nguyện Mẹ Thiên Chúa phù hộ.
Ayrıca elçiye bir "biz" (dikiş aleti) vermelerini ister.10月には各地に使者を派遣して慰撫に努めた。
Halbuki insanların köstek olacağına destek vermelerini beklerdim.彼は、人助けのつもりが、とんでもない結果になったと嘆くのだった。
Roma'da Bizans garnizon komutanı olan General Johannes senatörlere buna cevap vermelerini yasakladı.ベルリン防衛軍司令官として、ライマンだけがその命令を免除することができた。
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.她拒绝随他们回宫并坚决要求他们同意她向圣母玛利亚祈祷以得到保护。
Bir de para karşılığı ders vermeleri o dönemde yadırganmıştır.財(ざい) 解開賢者之謎的報酬。
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.다른 독일 장교들의 변호 덕분에 25년형으로 감형되었다.
Onlarla gitmeyi reddetti ve koruma için Tanrı'nın Annesi'ne dua etmesine izin vermelerini istedi.그녀는 재혼을 거부했으며 그녀의 어머니에게 천주교 신자를 만나게해 달라고 부탁했다.
Muhammed, elde edilen ürünlerin yarısını vergi olarak vermeleri koşulu ile Yahudilere topraklarını iade etti.유대인들이 항복했을 때 그는 1년 생산량의 절반을 바친다는 조건으로 유대인의 거주를 허락했다.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Поради свидетелствата на други германски офицери в негова полза присъдата му е намалена на 25 години.
Gol çizgisi teknolojisinin amacı hakemlerin yetkisini almak değil karar vermelerine yardımcı olmaktır.Ролята на клубните офицери е да служат, а не да управляват.
Diğer Alman subaylar tarafından savunularak ifade vermeleri nedeniyle cezası 25 yıl olarak kısaltılmıştır.Zbog svjedočenja drugih njemačkih časnika u njegovu obranu, kazna mu je skraćena na 25 godina.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Šaukiamas liudytoju asmuo privalo atvykti į teismą ir duoti teisingus parodymus.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.A farli votare per il nostro candidato.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Hipnotizarlos para que voten por nuestro candidato.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Hipnotizar toda a gente para que votem no nosso candidato.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Hypnotisera alla att rösta på vår kandidat.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Hypnotiser tout le monde pour qu'il vote pour notre candidat.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Iedereen hypnotiseren om te stemmen voor onze kandidaat.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.우리 후보에게 투표하도록 합니다.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Menghipnotis semua orang untuk memilih kandidat kita.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Mindenkit meghipnotizálni, hogy szavazzon a jelöltünkre.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Să hipnotizăm toată lumea pentru a vota candidatul nostru.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Thôi miên mọi người để họ bầu cho ứng của viên của ta.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Zhypnotizovat každého, aby volil našeho kandidáta.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Zhypnotizovať každého, aby volil nášho kandidáta.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod