Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Да хипнотизираме всички да гласуват за нашия кандидат.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.Загіпнотизувати, щоб вони проголосували за нашого кандидата.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.О голосовании за нашего кандидата.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.ולרוע המזל זה כבר לא עובד כל כך טוב.
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.نومهم جميعا ليصوتوا لك
Adayımıza oy vermeleri için herkesi hipnotize etmek.問題なのは、これもだんだん効かなくなっていることです
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz."Ihr könnt unsere deutschen Exporteure nicht vom Bestechen abhalten, denn wir verlieren sonst unsere Verträge.
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz.주변에서는 독일 기업들이 뇌물을 주지 않고는 계약을 따낼 수 없기 때문에 우리가 독일 기업들이 뇌물을 사용하는 것을 막을 수 없다고 했습니다.
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz.la corruzione, perché avremmo perso lavoro.
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz."Вы не сможете остановить практику немецких экспортеров давать взятки, поскольку мы потеряем контракты".
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz.אמרו לנו: אסור לכם למנוע את היצואנים הגרמניים שלנו ממתן שוחד, כי אז נאבד את הקשרים שלנו.
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz.أخبرونا, أنه لا يمكنكم منع المصدرين الألمان من الرشوة, لأننا بذلك سنخسر عقودنا.
"Alman ihracatçılarımızın rüşvet vermelerini engelleyemezsiniz çünkü kontratlarımızı kaybederiz.我々ドイツの輸出業者の贈賄を 止めることはできませんよ」と なぜならば それによって契約を失うことになり フランスの企業に負けてしまうからです
Amerikan hükümeti gerçek anlamda insanlara kilo vermeleri için ödeme yapmaya başlıyor.여러 국가들 중 미국 정부가 처음으로 체중감량을 하는 사람들에게 보상을 시작했습니다.
Amerikan hükümeti gerçek anlamda insanlara kilo vermeleri için ödeme yapmaya başlıyor.letterlijk is begonnen mensen te betalen om af te vallen.
Amerikan hükümeti gerçek anlamda insanlara kilo vermeleri için ödeme yapmaya başlıyor.Mimo jiné začíná platit lidem za to, že zhubnou.
Amerikan hükümeti gerçek anlamda insanlara kilo vermeleri için ödeme yapmaya başlıyor.הוא הממשל בארצות הברית, בין השאר ממש מתחיל לשלם לאנשים להוריד במשקל
Amerikan hükümeti gerçek anlamda insanlara kilo vermeleri için ödeme yapmaya başlıyor.هو حكومة الولايات المتحدة من بين الحكومات الأخرى, بدأت حَرفيّاً تدفع للناس لإنقاص أوزانهم.
Amerikan hükümeti gerçek anlamda insanlara kilo vermeleri için ödeme yapmaya başlıyor.人々の減量に対して 実際に資金を出していることです 現金という形の報酬が肥満という
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Aşa că ne adresăm unei persoane şi îi cerem să ne dea ceea ce odată oferea un sat întreg:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Así que escojemos a una persona y básicamente le pedimos que nos dé lo que antes toda la aldea solía dar:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.우리는 근본적으로 한 사람에게 한 개의 마을이 제공하던 것을 요구하고 있는 것입니다.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Så vi kommer til en person, og beder dem dybest set om at give os det en hel landsby plejede at give os:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Wymagamy od jednej osoby aby dawała to wszystko, co kiedyś dawała cała wieś.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Καταλήγουμε λοιπόν σε ένα άτομο και βασικά του ζητάμε να μας δώσει, ό,τι κάποτε παρείχε ολόκληρο χωριό:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Ми приходимо до однієї людини і по суті просимо її дати нам те, що може дати ціле поселення людей.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.Отиваме при даден човек и всъщност искаме от него да ни даде това, което едно време осигуряваше цяло село.
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.אז אנו באים לאדם אחד ויחיד, ובעצם דורשים ממנו לתת לנו את מה שסיפק פעם כפר שלם:
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.لذلك نحن نأتي لشخص واحد ، و نقوم بطرح السؤال ليعطونا ما كانت توفره لنا قرية بأكملها :
Bir kişiyi ele alalım ve esasen tüm bir kasabanın sağladığını, bize vermelerini isteyelim.その昔は村全体が与えてくれたものでした 私達が求めるのは 帰属感、身分、継続性
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Au inventat un mod în care părinţii puteau afla care școală publică era cea mai adecvată pentru copiii lor.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Azt segítette, hogy a szülők megtalálják, melyik iskola a legmegfelelőbb a gyerekeiknek.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Bol to nástroj ako pomôcť rodičom vybrať, ktorá by bola správna štátna škola pre ich deti.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Dự án giúp cha mẹ tìm kiếm trường công lập phù hợp với con cái mình.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Era para os pais poderem identificar qual a melhor escola pública para os seus filhos.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Era una herramienta para que los padres pudieran elegir la mejor escuela pública para sus hijos.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Het ging om een manier om ouders te helpen de juiste school te kiezen voor hun kinderen.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.이것은 부모님들이 그들의 아이들을 위한 적절한 공립학교를 찾아내는 것과 같은 방식이었죠.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Si trattava di far capire ai genitori quale fosse la scuola pubblica giusta per i loro figli.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Umožňovalo to rodičům zjistit, které veřejné školy jsou ty správné pro jejich děti.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Вони полегшували батькам вибір правильної державної школи для їхніх дітей.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Он облегчает родителям выбор правильной государственной школы для их детей.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.Ставаше дума за начин, по който родителите да могат да изберат подходящото държавно училище за техните деца.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.זו הייתה דרך בה הורים יוכלו למצוא איזה בתי ספר ציבוריים מתאימים לילדים שלהם.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.لقد كانت طريقة يستطيع من خلاله الآباء معرفة ما هي المدارس العمومية الأحسن لأطفالهم.
Bu ebebeynlerin hangi devlet okulunun çocukları için uygun olduğuna karar vermelerine yardım edecek bir yoldu.公立校を選ぶというアプリでした これがもし 通常のシステム調達プロセスを経ていたら
Buna fonksiyon yerine dönüşüm adını vermelerinin sebebi bu olmalı. -Chyba dlatego mówi się na to przekształcenie, zamiast funkcja.
Buna fonksiyon yerine dönüşüm adını vermelerinin sebebi bu olmalı. -Ik denk dat ze het daarom een transformatie noemen, in plaats van een functie.
Buna fonksiyon yerine dönüşüm adını vermelerinin sebebi bu olmalı. -Yo creo que esto es porque ellos lo llaman una transformación contrario de a una función.
Buna fonksiyon yerine dönüşüm adını vermelerinin sebebi bu olmalı. -أعتقد ان هذا هو السبب لتسميتهم إيه بالتحويل مقابل دالة
Burada gördüğüm Google dahileri -- Yani, başlangıçta teknolojilerini satma kararı vermelerini anlıyorum.De Google-genieën die ik hier tegenkwam wilden hun technologie eerst verkopen.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Bem, é muito difícil, para essas pessoas avaliar esses projetos.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Bueno, es muy difícil que estas personas evalúen estos proyectos.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Cóż, trudno jest tym ludziom w próżni ocenić te projekty.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Dar este foarte greu pentru aceşti oameni să evalueze aceste proiecte.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Eh bien, il est très difficile dans le vide pour ces personnes d'évaluer ces projets.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Nuja, het is moeilijk om in deze situatie voor deze mensen de projecten te beoordelen.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Ovviamente è molto difficile per queste persone valutare questi progetti nel vuoto
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Pro tyto lidi je velmi těžké, aby posoudili tyto projekty ve vakuu.
Burada para biriktirmiş olan kişilerin, böyle bir projeyi değerlendirip karar vermeleri çok güç.Vâng, nó rất khó trong chân không cho những người này để đánh giá các dự án này.