Ana içeriğe geç
Sözlük

veriyorum ile cümle

veriyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bakıyorum , ve karar veriyorum.Mă uit și iau decizii.
Bakıyorum , ve karar veriyorum.Patrzę na to i podejmuję decyzje.
Bakıyorum , ve karar veriyorum.Το κοιτάζω και παίρνω αποφάσεις:
Bakıyorum , ve karar veriyorum.Гледам го и преценявам.
Bakıyorum , ve karar veriyorum.Я смотрю на процесс и делаю выводы: нужно побольше красного, нужно побольше синего.
Bakıyorum , ve karar veriyorum.אני מביט בזה ומחליט החלטות:
Bakıyorum , ve karar veriyorum.أنا أبحث في ذلك واتخذ القرارات.
Bakıyorum , ve karar veriyorum.もっと赤がほしいとか もっと青を とか
Bak söz veriyorum, yarýndan sonra sen gelmeyeceksin.Έπρεπε να διαβάζω συνέχεια.
Bak söz veriyorum, yarýndan sonra sen gelmeyeceksin.Трябва да уча нон стоп!
B anonim şirketinden yüzde 10 alıyorum ve AIG'e yüzde 1 veriyorum. -Estoy obteniendo un 10% al año a partir de Corporación B, y luego le tengo que pagar el 1% de AIG.
B anonim şirketinden yüzde 10 alıyorum ve AIG'e yüzde 1 veriyorum. -毎年1%を支払います。 もし、A会社に何か起きた時は、
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ho un'altra esperienza: nella mia classe di scrittura, do agli studenti un compito particolare.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Ik heb nog een ervaring: in mijn schrijfklas geef ik een bijzondere opdracht.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.J'ai une autre expérience : dans mes cours d'écriture, je donne aux étudiants un devoir particulier.
Başka bir deneyimim daha var: Yazarlık dersinde öğrencilere özel bir ödev veriyorum.Tengo otra experiencia que contar: durante mi clase de escritura, les doy a mis alumnos una tarea especial.
Bayanlar ve baylar, Bayanlar ve baylar, Bunu veriyorum yılın kazananı Penis ve Toplara,Dame in gospodje, predstavljam vam letošnje zmagovalce, Petelin in biki.
"Bay Wright" "Söz veriyorum bu işe yarayacak""Мистер Райт, я обещаю, это поможет вам".
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.때때로 저는 2010년 아이티 지진과 같은 뉴스에 대해 감정적 반응을 보이기도 합니다 때때로 저는 2010년 아이티 지진과 같은 뉴스에 대해 감정적 반응을 보이기도 합니다
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.A někdy je to má osobní reakce na události, jako bylo zemětřesení na Haiti v roce 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.A veces tengo una respuesta emocional a noticias como la del terremoto haitiano de 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Czasem emocjonalnie reaguję na wiadomości, jakie jak trzęsienie ziemi na Haiti w 2010 roku.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.E às vezes tenho uma resposta emocional às notícias, tal como no terramoto haitiano de 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Et parfois, j'ai une réponse émotionnelle à des nouvelles, comme le séisme de 2010 en Haïti.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Néha pedig érzelmesen reagálok a hírekre, például a 2010-es haiti földrengésre.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Niekedy len emotívne odpovedám na správy ako napríklad na zemetrasenie na Haiti v roku 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Qualche volta ho una risposta emozionale alle notizie, come per il terremoto di Haiti nel 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Soms heb ik een emotionele respons op het nieuws, zoals de aardbeving in Haïti van 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Terkadang saya menanggapi berita dengan emosional, seperti gempa bumi di Haiti tahun 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Und manchmal habe ich eine emotionale Reaktion auf Nachrichten, so wie das Erdbeben in Haiti 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Uneori am un răspuns emoţional la ştiri, cum ar fi cutremurul din 2010 din Haiti.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Μερικές φορές αντιδρώ συναισθηματικά στις ειδήσεις, όπως για το σεισμό στην Αϊτή το 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.А понякога давам емоционален отговор на новини като земетресението в Хаити през 2010.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Иногда во мне возникают эмоции в ответ на новости, например на землетрясение в Гаити в 2010 году.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.Іноді у мене виникають емоції у відповідь на новини, наприклад на землетрус у Гаїті в 2010 році.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.לעיתים יש לי תגובה רגשנית לחדשות, כמו ברעידת האדמה של 2010 בטהיטי.
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.أحيانًا أشعر بتفاعل عاطفي مع الأخبار مثل زلزال هايتي 2010
Bazen haberlere duygusal tepki veriyorum örnek vermek gerekirse 2010 Taiti depremi.ニュースを見て感情的になることもあります 自分の物語ではないことを作品化することさえあります
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Cítím to očekávání, a tak ho plním a žiju podle toho, jak vy si to představujete.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Ik voel die verwachting, en kom er aan tegemoet. Ik leef mijn leven zoals jij het van me verwacht.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Je ressens ces attentes, et je m'y adapte, et je vis selon ce que vous attendez que je fasse.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.이 기대를 느끼기에 기대에 맞추고 그래서 여러분이 제게 바라는대로 제 삶을 사는 것입니다.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Noto esas expectativas y me amoldo a ellas, y vivo mi vida de acuerdo a lo que ustedes esperan de mí.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Simt acea aşteptare, şi mă adaptez la ea, şi îmi trăiesc viaţa în acord cu ceea ce te aştepţi să fac.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Sinto essa expetativa, e acomodo-me a ela, e vivo a minha vida de acordo com o que esperam que eu faça.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Wyczuwam to oczekiwanie, zatem dostosowuję się do niego, I żyję tak, jak tego oczekujecie.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Аз усещам това очакване, и се нагаждам спрямо него, и живея така, както се очаква от мен.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Я відчуваю це очікування і пристосовуюсь до нього, і я живу так, як ви того очікуєте від мене.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.Я чувствую это ожидание и приспосабливаюсь к нему, и я живу так, как вы того от меня ожидаете.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.אני מרגיש את הציפייה הזאת, ולכן אני ממלא אותה, ואני חי את חיי לפי מה שאתה מצפה ממני לעשות.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.أشعر بتوقعاتك، و من ثم أستوعب ذلك، و أعيش حياتى طبقا لما تتوقع منى أن أفعله.
Beklentilerinizi biliyorum, ve onlara yer veriyorum, ve hayatımı sizin benden beklediğiniz gibi yaşıyorum.それを受け入れ 期待に沿うように生きるのです 建築業界でも同じことが起きています
Bekle. Yarın bir doğum günü partisi veriyorum.Tunggu, aku ada pesta ulang tahun besok
Bence değil. Sanki "Tüm hakları sana veriyorum ama evlenemezsin" der gibi.Je pense qu'ils devraient avoir le droit de se marier s'ils veulent, mais c'est mieux que rien.
Bence değil. Sanki "Tüm hakları sana veriyorum ama evlenemezsin" der gibi.Myślę, że te pary powinny móc się pobrać, jeśli chcą, ale... lepsze to, niż nic.
Bence değil. Sanki "Tüm hakları sana veriyorum ama evlenemezsin" der gibi.Secondo me dovrebbero permettergli di sposarsi, se vogliono, ma... è meglio di niente.
Bence değil. Sanki "Tüm hakları sana veriyorum ama evlenemezsin" der gibi.Siento que deberían poder casarse si quisieran.
Ben, çiftlikte horozlarla beraber uyandığım her sabah, bu soruya "evet" cevabını veriyorum.Io dico sì! ogni giorno che mi sveglio con i Galli presso l'azienda agricola.
Ben, çiftlikte horozlarla beraber uyandığım her sabah, bu soruya "evet" cevabını veriyorum.Powiem tak! codziennie budzę z kogutami na farmie.
Ben de senin benim aldığımdan daha fazlasını alacağına söz veriyorum. Benim aldığımdan...Y te prometo que te daré mucho más de lo que obtenga de lo que obtenga de lo que obtenga de lo que obtenga
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod