Ne kadar öğrenim borcu alacağınıza kendiniz karar veriyorsunuz.أنت بنفسك تختار قدر قرض التعليم الذي ترغب بسحبه. قرض التعليم هو قرض تضمنه دولة فنلندا للطلاب.
Ne kadar öğrenim borcu alacağınıza kendiniz karar veriyorsunuz.قرض التعليم هو قرض تضمنه دولة فنلندا للطلاب.
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu. Bu bir ödeme değildir.Ez nem attól működik, hogy milyen sokat adsz bele. " Olyan sokat adtam" Nincs fizetség.
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Ça ne marche pas avec des...
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Es läuft nicht mit... wieviel du gibst:
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Nefunguje to na tom, jak moc dáváte - dávám tak moc!
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Nu funcționează pe bază de cat de mult investești, "am dat atât de mult" nu e despre plată.
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.¿Ves? No se trata de cuánto das, ¿sabes?
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Vidíte. Nefunguje to na tam koľko dávate.
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Widzisz? To nie działa, bo dajesz tak dużo, to nie płatność.
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.Δε λειτουργεί με το "Πόσα πολλά δίνεις", "Δίνω τόσα πολλά".
'Ne kadar veriyorsun', 'öyle çok veriyorum ki' yle işlemez bu.相手にどれくらい与えるかではないのです。こんなに与えているのに!、と思っても、人間関係はお金の支払いじゃないんです どれほど努力を重ねても、話しをしても、それは意味がありません。相手を遠ざけるだけです
Ne yapıyorsunuz? Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?그럼 어떻게 하죠? 사람들을 그냥 죽게 내버려둘껀가요?
Ne yapıyorsunuz? Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Οπότε τι κάνουμε; Τους αφήνουμε να πεθαίνουν;
Ne yapıyorsunuz? Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?אז מה עושים? מאפשרים להם למות?
Ne yapıyorsunuz? Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?اذا مالذي يمكن فعله .. هل نتركهم يموتون ؟
Ne yapıyorsunuz? Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?素晴らしいアイデアがあったのです
"Ne zamandan beri Deniz Kuvvetleri'nde duyarlılık eğitimi veriyorsunuz?" diye sordu.Y estaba en la cena y esta mujer me dijo —creo que pensó que ella era un poco inteligente— dijo,
Niye böyle eski moda kıyafetleri saklayıp zahmet veriyorsun kendine?Una ropa tan vieja no sirve para nada.
-öğrenemeyiz. -Peki bu kararı nasıl veriyorsunuz?- se lo rimandiamo indietro come terrorista.
-öğrenemeyiz. -Peki bu kararı nasıl veriyorsunuz?-...αν τον στείλουμε πίσω ως τρομοκράτη - Και πώς το αποφασίζεις εσύ;
-öğrenemeyiz. -Peki bu kararı nasıl veriyorsunuz?- если мы отошлём его как террориста.
-öğrenemeyiz. -Peki bu kararı nasıl veriyorsunuz?>電話に出るのは、この僕だからな。協力する、しない?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Bạn để họ chết ư?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Hagyjuk őket meghalni?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Îi laşi sǎ moarǎ?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Laat je ze maar sterven?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Lässt man sie sterben?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?¿Les dejas morir?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Li lasciate morire?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?On les laisse mourir ?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Pozwalacie im umrzeć?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Вы позволите им умереть?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Да ги оставим да умрат?
Ölmelerine izin mi veriyorsunuz?Даєте їм померти?
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Dajecie mu więcej pieniędzy, a oni zwracają to po jakimś czasie.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Damos-lhe mais dinheiro; reembolsam-nos ao fim de algum tempo.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Gli date ancora più soldi e loro ve lo rendono in un certo periodo di tempo.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Îi oferi și mai mulți bani; ți-i plătesc înapoi după un timp.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Je geeft ze nog meer geld. Ze betalen het je na een tijd terug.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.그들에게 돈을 빌려주고, 얼마에 거쳐 돈을 다시 받으면서
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Le dan más dinero y depués de un tiempo él paga.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Man gibt ihm mehr Geld; er zahlt es einem in einer bestimmten Zeit zurück.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Vous leur donnez plus d'argent; ils vous le remboursent après un moment.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Вы даёте им ещё денег, он вам их отдают через какое-то время.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.Давате им още пари; те ви се отплащат с течение на времето.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.אתם מביא לו עוד כסף , הם מחזירים לך על זה אחרי תקופה.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.تمنحهم المزيد من المال، ويسدّدون على مدى فترة زمنية.
Ona daha fazla para veriyorsunuz; zaman içinde size geri ödüyorlar.利子を回収して その間は何もしない
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Ale Ježiš vidiac ich myšlienky povedal: Načo vy myslíte zlé veci vo svojich srdciach?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?A viděv Ježíš myšlení jejich, řekl: Proč vy myslíte zlé věci v srdcích vašich?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?A widząc Jezus myśli ich, rzekł: Przeczże wy myślicie złe rzeczy w sercach waszych?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Da aber Jesus ihre Gedanken sah, sprach er: Warum denkt ihr so arges in euren Herzen?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Da Jesus så deres tanker, sa han: Hvorfor tenker I så ondt i eders hjerter?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?És Jézus, látva az õ gondolataikat, monda: Miért gondoltok gonoszt a ti szívetekben?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Et Jésus, connaissant leurs pensées, dit: Pourquoi avez-vous de mauvaises pensées dans vos coeurs?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?In ko vidi Jezus njih misli, reče: Zakaj mislite hudobno v srcih svojih?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Isus, care le cunoştea gîndurile, a zis: ,,Pentruce aveţi gînduri rele în inimile voastre?``
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?Jezus wist wel wat er in hen omging en zei: "Waarom bent u kwaad op Mij?
Onların ne düşündüklerini bilen İsa dedi ki, ‹‹Yüreğinizde neden kötü düşüncelere yer veriyorsunuz?예수께서 그 생각을 아시고 가라사대 너희가 어찌하여 마음에 악한 생각을 하느냐